Sanat fuarında bunları görmek lazım

Sanat fuarında bunları görmek lazım
Sanat fuarında bunları görmek lazım

Fuarın tartışmasız en dikkat çeken işi Berlin Art Project teki Yaşam Şaşmazer heykelleri.

Etkili çağdaş sanat fuarı Conterporary İstanbul, önceki akşam mahşeri bir kalabalık oluşturan davetlilerin katılımıyla açıldı. Yaklaşık 3000 eserin yer aldığı fuardaki görsel bombardımanı içinden ilk bakışta aklımızda kalanları sıraladık.

Rampa Galeri standına mutlaka uğrayın. Güçlü Öztekin’den Gülsün Karamustafa’ya Selma Gürbüz’den Ahmet Oran ve Vahap Avşar’a birçok sanatçının yeni işleri var. Hele Erinç Seymen’in yeni serisinden bir adet desen var ki muhteşem.
İsviçre’den gelen Opera Gallery’nin standı da göz alıcı. Robert Longo’nun köpekbalığı tablosu, Yongfeng Kang’ın delice tuvalleri, Julien Opie’ler ve özellikle de Seen’in Superman’i...
Londra’dan gelen Andipa Gallery’nin standı müze gibi. Dev bir Roy Lichenstein edisyonu, Banksy, Andy Warhol, Picasso, Damien Hirst... Anlayacağınız yok yok.
Fuarın tartışmasız en çok dikkat çeken sanatçısı tekinsiz ahşap heykelleriyle tanınan Yaşam Şaşmazer. Berlin Art Project’in standı, Şaşmazer’in iki etkileyici işinden oluşuyor. Bu kez büyüyüp birer yetişkine dönüşen heykeller tuvalle bütünleşiyor. Görmelisiniz.Paris’ten gelen Galerie Lelong’ta Ramazan Bayrakoğlu’nun etkileyici işleri dikkat çekiyor, özellikle de ölü kuş. Ayrıca François Bacon, David Nash, Antonie Tapies’ler var.
Almanya menşeili Galerie Michael Schultz’un standı da meşhurlarla dolu. Gerard Richter’den Andy Warhol’a Baselitz’den Picasso ve Tony Craig’e gövde gösterisi yapıyor.
Fuar kalabalığı ve hareketliliği içerisinde her işe hak ettiği değeri vermek zor. Ancak bazı işler de izleyiciyi kendine çağırıyor. Nermin Er’in Galeri Nev standında sergilenen ‘kağıttan’ nickeledeon’ları gibi... Bembeyaz bir fonda açılan pencerelerde yine kağıttan oyulmuş mizansenler, insanı etrafındaki furyadan biraz olsun soyutlama kapasitesine sahip. Ayrıca Tayfun Erdoğmuş, Elvan Alpay, İnci Eviner, Hale Tenger’in yeni işleri de hemen dikkat çekiyor.
Piramid Sanat’ta Bedri Baykam’ın boş çerçevesinin dikkat çekmemesi mümkün mü? Türkiye ’de kavramsal sanatın öncülerinden Nil Yalter, Galerist bünyesinde fuarda. Sanatçının ‘Türk Mutfağında Cinsiyetçilik’ başlıklı fotoğraf serisi, lafı dolandırmayan yaklaşımın bazen halen nasıl da çarpıcı ve taze olabildiğinin kanıtı olarak Galerist standında parlıyor. Galeristin bir diğer ilgi çekici işi de Ali Emir Tapan’dan. Sanatçının kurşun yemiş görünümü veren paneli, sakin ama vurucu haliyle fuar coşkusu içinde kendini belli ediyor.
Mana’nın standında Sarkis ve Murat Akagündüz’ün yeni işleri dikkat çekiyor. Sürprizi ise Pınar Yolaçan’ın yeni serisinden iki ‘şişman’ fotoğraf.Fuar alanının sonlarında ama muziplik için adreslerden biri de OMV sporsorluğundaki ‘Diyalog: Art from Vienna’ standı. Özellikle Aydınlanma ilkelerini alaya alan ‘retro-futuristik’ bisiklet ‘Exercise Machine with Metal Ball’ (David Moises & Chris Janka) ve bir animeden fırlamış gibi duracak renklilikteki ‘muzır’ aksesuarlarla poz veren Jacob Len Knebl’ın işine dikkat.
İtalyan Contini Art Gallery’nin standındaki özellikle Julian Schnabel, Enzo Fiore, Mario Arlati tabloları dikkat çekiyor. Botero da var.
Şangay galerisi island6 standı da Liu Dao’nun eğlenceli neon işlerle fuar kalabalığı içerisinde insana soluk aldıran yerlerden biri.
Fuarın en renkli standlarından biri de The Empire Project’inki. Sena’nın keçeden dev ‘Vulva’sının yanı başında Banu Birecikligil’in tablosuyla toplumsal cinsiyete dair hem eğlenceli hem de keskin bir yolculuğa çıkmak mümkün. Dirimart da fuarın en iyi ve en büyük standlarından birine sahip. Hermann Nitsch’in dev tablosu hemen dikkat çekiyor. Komet’in kitap yerleştirmesi ve Yüksel Arslan, Karin Kneffel’in işleri de insanı kendine çekiyor.
CDA Projects’in standına girdiğinizde göze çarpanlardan birisi de Zeren Göktan’ın büyük boyutlu fotoğrafı ‘Beklenmedik Hareketler’. Çoğunluğu erotik kitsch kilimler önünde bambaşka hayallere dalmış gibi duran kadını resmeden fotoğraf, kurgusunun sağlamlığıyla ve sezdirip adını koymadığı hikâyesiyle dikkat çekici. Burçak Bingöl’ün renkli deseni de standın öne çıkan işlerinden.Yakınlarda Londra şubesini de açan Pi Artworks’un satandında ise Gülay Semercioğlu’nun işlerine dikkat!
Art from Armenia standında fuarın geri kalanıyla çok da ilgisi olmayan folklorik unsurlarla bezeli grotesk tablolar... Ancak zaten fuarın geri kalanıyla ilgisi olmamaları da bu işlerin en çekici yönlerinden. Ermeni sanat ortamının temsilcisi stand, geçmişle bağın illa ya sorunsuz, toz pembe ya da reddedici bir çizgi üzerinden gitmesi gerekmediğini gösteriyor.Mine Sanat Galerisi’nde yer alan Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun tablo ve yerleştirmeleri, sanatçının incelikli grafik çamışmaları gibi hemen kendini belli ediyor. Standdaki Halil Akdeniz işleri de iyi.
Alan İstanbul da kendi sanatçılarının dev boyutlu birer tablosuyla fuar alanında kendini gösteriyor.Hemen girişte yer alan x-ist standı da fuarın en görülesi standlarından. Bahadır Baruter’in bütün cumhurbaşkanlarını bir arada resmettiği tablo hemen dikkat çekiyor. Ayrı bir bölüm açılan Ali Elmacı’nın desenleri, Ahmet Polat, Ansen , Serkan Adın ve Ceren Oykut’un yeni işleri de öyle.
Sadece Türkiye değil dünya sanatının yıldızlarıyla dolu Galeri Artist standı da fuarın en görülesi noktalarından birini oluşturuyor.İtalyan Galeria Russo standındaki Massimo Giannoni’nin tablolarına da dikkatinizi çekmek isteriz.
23 ülkeden 98 galerinin katıldığı Contemporary İstanbul fuarı 10 Kasım’a kadar Lütfi Kırdar ve İstanbul Kongre Merkezi’nde görülebilir.