Sanat Meclisi: Yaşar Kemal'i halktan çalmak kimsenin haddi değil

Sanat Meclisi: Yaşar Kemal'i halktan çalmak kimsenin haddi değil
Sanat Meclisi: Yaşar Kemal'i halktan çalmak kimsenin haddi değil
Büyük usta Yaşar Kemal'in cenaze töreninde halkın bariyerlerin arkasında tutulmasına sert tepki gösteren Sanat Meclisi, yaptığı açıklamada "Yaşar Kemal'i halktan çalmak kimsenin haddi değil" ifadelerini kullandı.

RADİKAL - Sanat Meclisi, Yaşar Kemal'in cenaze töreninde halkın bariyerlerin arkasında tutulmasına tepki gösterdi ve cenaze törenine katılıp da ön saflarda yer alan bazı isimleri eleştirdi.

Büyük usta Yaşar Kemal'i son yolculuğunda yalnız bırakmamak için toplanan Sanat Meclisi'ndeki sanatçıların, "Benim kitaplarımı okuyanlar, yoksula yoldaş olsun" pankartı ile yürüyüşe de katıldığı anlatılan açıklamada, şunlar ifade edildi:

"Teşvikiye'de kılınan cenaze namazının ardından defnedileceği Zincirlikuyu'ya doğru yola çıkacağımızı ve Yaşar Usta'nın yoldaşları, sevenleri, halkı olarak birlikte eller üstünde taşıyacağımızı düşünüyorduk, bunun için oradaydık. Bunca yıl halkına hizmet etmiş, halktan yana üretmiş olan Yaşar Kemal'i yine o hizmet ettiği halkı uğurlayacaktı... Bir yandan üzgündük yitirdiğimiz için ama bir yandan da son görevimizi yerine getirme telaşı ve sorumluluğu ile hareket ediyorduk. Hepimiz... Ama bir gariplik vardı. Bahçe avlusunda, naaşın olduğu bölüm bariyerlerle kapatılmıştı. O bölüme halktan kimse alınmıyordu. Halk naaşa yaklaştırılmıyordu. Bahçede her tarafta özel güvenlikler, sivil korumalar vardı. Sonradan anlaşıldı ki cenazeye katil, faşist, gerici, halk düşmanı tipler de gelmişti. İkiyüzlü bir şekilde Yaşar Kemal'i seviyormuş gibi yapan riyakarlardı hepsi de. Onlar Yaşar Kemal'in romanlarındaki Abdi ağalardı, halka zulmeden tiplerdi. Kendilerini bu kadar aşağılayan, kendilerinden bu kadar nefret eden birini elbette ki sevmiyorlardı. Amaçları sempatik görünmekti. Halk Yaşar Kemal'e yaklaştırılmadı ama bu halk düşmanları bariyerlerin içindeydi. Bir de ben aydınım diyen, halktan yanayım diyen bazı tipler vardı içeride. Yaşar Kemal'e büyük bir saygısızlık yapılıyordu. Çok sevdiği, her mimiğini, her davranışını çok yakından tanıdığı, romanlarında en ince ayrıntısına kadar anlattığı halkını yanına yaklaştırmıyorlardı. Ama yine romanlarında nefretle bahsettiği Abdi Ağalar naaşın etrafına doluşmuştu..

"Zulme karşı hepimiz ince Memed'iz' diye haykıran onbinlerce insan Teşvikiye Camii'nin önünde kalakalmıştı" denilen açıklamada Zincirlikuyu'ya yürüyüşe geçildiği belirtilerek, "Cenazeyi halktan kaçırabilirler ama onu uğurlamamızı, kendi anmamızı yapmamızı engelleyemezler!. Ve yürümeye başladık. Cami içinde ve etrafında bekleyen tüm kitle de bizimle birlikte yürümeye başladı. Kimse bizi durduramaz, kimse ustamızın mezarına kadar yürümemizi, sokaklara-caddelere İnce Memed'in adını haykırmızı engelleyemezdi. Trafiği keserek caddeler boyu yürüdük. Binlerdik, yol boyu onbinler olduk. Nişantaşı, Osmanbey, Şişli, Mecidiyeköy, Gayrettepe güzergahı üzerinden yürüyorduk. Bir yandan defnedilip edilmediğini merak ediyor ve haber almaya çalışıyorduk, bir yandan da heber ulaştırmaya çalışıyorduk: Ustamızı defnetmeyin biz geliyoruz! Köylüleri vardı yanımızda bir avuç memleket toprağı ile... Onun kitaplarını okuyarak Anadolu 'yu sevmişler vardı, yeni İnce Memedler vardı aramızda savaşan... Halkın sanatçıları vardı... Beklemeliydiler bizi... Yaşar Kemal'i çok sevdiği halkından koparmaya, halkı olmadan defnetmeye kimsenin hakkı yoktu... Fakat daha yolun yarısına yeni gelmişken geldi haber, defin işlemi apar topar bitirilmişti. 15-20 dakika içerisinde bitirmişler işi... Oradan da Lütfü Kırdar'daki törene geçmişler aynı 'seçkin' tabaka... Ne töreni, kime bu tören, kim için... Kapalı kapılar ardında, cenazede olduğu gibi sevenlerinden yoksun... Sormak istiyoruz: Siz kim oluyorsunuz? Hangi hakla böyle kararlar alabiliyorsunuz? Yaşar Kemal'i halktan koparma çabanızın nedeni ne? Buna gerçekten gücünüzün yeteceğini mi düşünüyorsunuz?"

Kitlenin yine de mezarlığa yürüdüğü ve burada Yaşar Kemal'in mezarı başında kendi anmalarını yaptıkları anlatılan açıklamada, "Rahat uyu Usta... İnce Memedler tükenmedi, tükenmeyecek" denildi.