Sanatta ulusallığa inanmıyorum

Sanatta ulusallığa inanmıyorum
Sanatta ulusallığa inanmıyorum
İstanbul eylülde yeni bir sanat fuarıyla tanışıyor: ArtInternational Istanbul. Şu ana kadar yapılan fuarlardan farkını uluslararası ortaklar ve galeriler vurgusuyla ortaya koyan fuarı, artistik direktörü Stephane Ackermann'la konuştuk.

ArtInternational Istanbul dünya sanat piyasasını İstanbul ’da bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu heyecan verici olduğu kadar iddialı da… 
Evet, doğru. Fuarda dünyadan pek çok lider galerinin yanı sıra, spesifik projelerle katılan galeriler de olacak. Dahası fuarın destekleyici insanları da dünyanın farklı ülkelerinden bir araya geliyor; özellikle Ortadoğu ’yla önemli bağları var. Fuarın kurucusu olan Angus Montgomery, pek çok uluslararası proje gerçekleştirmiş bir şirket. Yöneticisi Sandy Angus, Art Hong Kong fuarını başlatan kişi. Böylesi kapsamlı bir sanat etkinliğini yaratmak için, uluslararası ve profesyonel bir zihniyete sahip olmak çok önemli. 

ArtInternational Istanbul’un İstanbul’daki diğer sanat fuarlarından farkını çizmenizi istesek? 

En önemli farkının uluslararası bir seçim komitesine sahip olması diyebilirim. Bu, gösterilen sanatın kalitesinin yükselmesi anlamına geliyor. Sanat programını önümüzdeki aylarda açıklayacağız. Fuarda, Erhan Patat isimli mimarla çalışıyoruz. Kendisi daha önce Zaha Hadid ile uzun yıllar çalışmış biri ve mimari açıdan fuara yeni bir soluk getirecek. Bunun dışında ArtInternational Istanbul’un çeşitli sanat kurumlarıyla ilişkisi oldukça iyi, ayrıca dünyadan ve Türkiye ’den koleksiyonerler de fuara büyük bir destek veriyor. Fuar, uluslararası sanat yelpazesini İstanbul’a getirecek ve ziyaretçileri daha çeşitli ve zengin bir şekilde sanat profesyonelleriyle buluşacak. İstanbul’da uluslararası düzeye uygun bir sanat fuarının zamanı çoktan gelmişti. 

Türkiyeli galerilerin seçimi nasıl yapılacak peki? 

Viyana’dan Ursula Krinzinger, İstanbul’dan Leyla Tara Suyabatmaz, Dubai’den Isabelle van den Eynde gibi önemli isimlerden oluşan seçim komitesi, yurtdışındaki çalışmaları ve sanatçılarına bağlı olarak seçecek galerileri. 

Fuar ve bienal birbirini tamamlayacak 

Fuar ile İstanbul Bienali aynı tarihlerde olacak. Sizce bu bir çatışma yaratmayacak mı? 

Bence hayır. Tam aksine sanat dünyasının odağını İstanbul’a getiren bu iki kurumun birbirini tamamlayabileceğine inanıyorum. Bu günlerde sanat dünyası pek de kategorilere ayrılamaz halde. Hem sergilerde hem de fuarlarda, sanatın ticari yanını gözden kaçıramayız. Bu ve benzer bağlantılar sanatsal bağlamların geliştirilmesi imkânını sunuyor bize. Örneğin, müze ve vakıf gibi sanat kurumları, sanatçısı konusunda galerilerle iletişimde bulunuyorlar ve bu, diğer bağları da beraberinde getiriyor. 

İstanbul’daki sanat ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz peki? Türkiyeli sanatçılar yurtdışında yeterli ilgi görüyor mu sizce? 

Uzun zamandır sanat alanında çalışıyorum ve şunu gördüm ki, İstanbul gerçekten de heyecan verici bir şehir. Uluslararası sanat dünyasının da oldukça dikkatini çekiyor. Bu fuarın amaçlarından biri de bu ilgiyi sürdürmek ve iletişimi devamlı kılmak. Sorunuza geri dönersek; ben ulusallığa pek inanmıyorum. Uluslararası alanda fark edilen pek çok sanatçı var ama bu ilgi sırf Türkiyeli oldukları için değil, iyi sanatçı oldukları için…
ArtInternational İstanbul 15-18 Eylül tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak. www.istanbulartinternational.com

İstanbul âşığı

Güncel sanat takipçileri Stephane Ackermann’ı yakından biliyorlar. İlk kez 1995’te bienali izlemek için geldiği İstanbul’u çok sevmiş ve sıkça gelip gittiği bu şehre 2009’da yerleşmeye karar vermiş. Türkiye’deki güncel sanat hayatının etkili isimlerinden Ackermann, son iki senedir de Contemporary İstanbul’un artistik direktörlüğünü yürütüyordu.