Sanıldığı gibi değil mi?

Sanıldığı gibi değil mi?
Sanıldığı gibi değil mi?
İkinci kişisel sergisini Mixer'de açan Özge Enginöz, bizi kendi tasarımı olan daha eşitlikçi ve özgür dünyayla tanıştırıyor.
Haber: EVRİM ŞENER / Arşivi

Özge Enginöz, Mixer’deki sergisi ‘Sanıldığı Gibi Değil’de kendi ütopyasıyla tanıştırıyor izleyeni. Yıldız Teknik Üniversitesi Bileşik Sanatlar Bölümü’nden mezun Özge Enginöz, 2011’deki ilk kişisel sergisi ‘Replik’in ardından 2012-2013 yıllarında Borusan Art Center İstanbul ’un sanatçısı olarak iki karma sergiye katıldı. Tuval, kolaj, heykel ve video işlerinin yer aldığı ‘Sanıldığı Gibi Değil’, sanatçının ikinci kişisel sergisi. Enginöz, farklı dünyalar ihtimalini düşündürürken büyük iddialara girişmiyor. Ona kalırsa önermesi, basit bir kaçıştan ibaret: Bu dünyadan, onun iktidar ve insan ilişkilerinden kaçış. Sunduğu eserlerde görselleşen ise bir kaçıştan ötesi. Başkalaşmış bir öteki yaşam portresi. Yani iktidar ve alışılagelmiş düşünce formlarının olmadığı, yaşamın her alanına nüfuz etmiş tüketilmişliğin olmadığı, daha eşitlikçi ve özgür bir dünya. Dolayısıyla sayesinde olası yaşamlar ve evrenler üzerine düşünmek, hayal kurmak fırsatını elde etmiş oluyoruz.
Sanatçı “Çalışmalarımda iç içe geçen doğaüstü öğelerle gündelik öğelerin birlikteliği, izleyende kaygı uyandırabilir. Zaten toplumsal olarak yoğun bir kaygı içindeyiz. Çalışmalarım da bu duyguyu ve beraberinde tekinsizlik ve güvensizlik duygularını körüklüyor” diyerek işlerinin duygusal zeminini vurguluyor. Ona göre “Tuvallerin hemen hepsinin siyah- beyaz olması, bu karanlık duruma daha fazla vurgu yapmak için.” Kolajları ve heykellerinde ise atmosfer biraz hafifliyor ve yerini farklı renklere bırakıyor.
Farklı disiplinleri deneyen sanatçı “Aslında hep parçalarla düşündüğüm, kolaj mantığından hareket ettiğim için, ele aldığım her şeyi bir diğer parçayla nasıl işler diye düşünerek dönüştürüyorum. Yaptığım bir resme ya da kolaja, hareketli olursa üç boyutlu olursa o imge değişir mi daha farklı bir hale gelir mi diye yaklaşıyorum. Bunun sonucu yaptıklarım birer deneme, hiçbiri tam bir sonuç değil” diye ifade ediyor. Bununla birlikte sanatçı ürettiği her şeye hazır nesneler olarak bakıyor. Bunu şöyle açıklıyor: “Bulduğum bir dergi sayfası, bir oyuncak işlerimde kullanacağım hazır nesneler. Resimlerimi kurgularken de bulduğum bir fotoğrafın diğer fotoğrafla örtüşmesi beni heyecanlandırıyor, yaratım sürecimi hızlandırıyor. Kullandığım bu hazır nesnelerin de birbiriyle uyum içinde olmalarına özen gösteriyorum.” 

Kendine ‘mekanik’
Modern toplumlarda kapitalist üretim biçiminin de etkisiyle insan, gerek yapıp ettikleri gerekse kurduğu iletişimde mekanikleşiyor. Özge Enginöz de bu düşünceden hareket ettiğini şu sözlerle ifade ediyor: “Üretim sürecinde, özellikle resimlerimde sürekli nokta koyarak bu sürecin bir parçası oluyorum. Kendi yaratım sürecimde kendimi mekanik hale getiriyorum. Üretim sürecimi, eleştirdiğim süreçle özdeşleştiriyorum.”
Peki bu durumda mekanikleşen insanı, insan ilişkilerini bekleyen ne? Evrim zincirinin en iddialı parçası olan insan günümüz modern toplumlarında ürettiğinden çok tüketen, birey olmaya çalışırken yığınların dilsiz ve duyarsız bir parçası haline gelen, değerleri, istekleri, tercihleri bile aslında kafasının içine ustalıkla yerleştirilen, kolayca manipüle edilen bir varlık haline getiriliyor. Köklerinden koparılmış insan için başka hayatlar mümkün mü? Enginöz bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Artık bu gezegenin içinde giderek tüketim toplumu içinde var olmaya çalışıyor insan ve her yerde baskı altında. İnsanın giderek başkalaştığını düşünüyorum. O yüzden işlerimde farklı formlar, bitki formları kullanıyorum. Bu formları kullanma sebebim de genelde kafalar olmayınca diğer insana söyleyecek sözünüz, düşünceniz kalmıyor. Aslında o noktada eşit bir birliktelik oluşuyor. Yani benim yarattığım bir dünyada bu insanlar artık eşit bir şekilde yaşayabiliyorlar. İktidar ve düşünce formları olmadan.”
Toprakla, suyla, kendi benliğiyle iletişimini kaybetmiş, yalnız ve mutsuz Dünyalılar için yeni olasılıkları keşfetmek isterseniz Mixer’de yer alacak sergi tam size göre olabilir.
‘Sanıldığı Gibi Değil’ 22 Aralık’a kadar Mixer’de.