Sarkuysan kadın, Akmerkez androjen

Sarkuysan kadın, Akmerkez androjen
Sarkuysan kadın, Akmerkez androjen

Ünal, tasarım aşamasında binaların cinsiyet ve kimliklerini öne almış. ?Dişi, erkek ve androjen netlikler. Galata Kulesi (sağda) maskulen, Akmerkez?se (üstte) androjen. İstanbul Üniversitesi (solda) bilge bir kadın. Bu yüzden en koyu renk onun oldu? diye anlatıyor.

İstanbul'un önemli binaları bu aralar modacı Ümit Ünal imzalı mantolar giyiyor. Sokakları renklendirdikten sonra Akmerkez'de sergilenmeye başlanan 'İstanbul'u Mantoluyoruz' projesinin amacı, ısı yalıtımıyla sağlanabilecek enerji tasarrufuna dikkat çekmek...
Haber: BAHAR ÇUHADAR / Arşivi

İSTANBUL - Haydarpaşa Garı bir omzuna lacivert bir erkek paltosu, bir omzuna açık mavi, gösterişli bir kadın mantosunu asmış; İstanbul Üniversitesi’nin ana kapısı bilge bir kadının yerleri süpüren koyu lacivert mantosunu... Galata Kulesi geniş yakalı bir mantoyla sarmalanmış. Yaklaşan rüzgârlı havadan korunma furyasına tarihi Sarkuysan Binası ve modern alışveriş merkezi Akmerkez de katılmış.
Giyim zevkleri bir; beşi de aynı tasarımcının, Ümit Ünal’ın işlerini geçirmiş üstüne. Bu beş yapının ‘giyinik’ maketlerine şehrin farklı açık hava mekânlarında rastlamış olabilirsiniz. Maketler şimdi de Ümit Ünal’ın tasarladığı mantolarla 9 Kasım’a kadar Akmerkez’de boy gösterecek, yıl sonuna kadar da İstanbul içinde ve dışında gezmeye devam edecek.
Beş binanın maketlerine üst baş dikilmesi Mardav, Kalekim ve Dow Chemical’ın ortak yalıtım markası Blue’Safe Mavi Kale’ye ait bir kampanya. Amaç ısı yalıtımıyla sağlanacak enerji tasarrufuna dikkat çekmek... 

Arkeoloji eğitiminin faydası
Moda serüveninden önce arkeoloji eğitimi olan Ünal’a projenin kendisine heyecan veren kısmını soruyoruz; “Öncelikle başka bir duruma yaklaşıyor olmak. Eski birikimleri yeni bir yöntemle geliştirebilme olasılığı çok değerli. Bu yüzden bir yapıya başka bir boyut yapmak çok özel bir durum” diyor, projenin sosyal boyutunun da kendisini etkilediğini ekleyerek.
Binaların üçü; Akmerkez, Haydarpaşa Garı ve Galata Kulesi projenin en başında önerilenlerden. Diğer ikisiyse Ünal’ın kişisel tarihinden yola çıkarak önerdiği iki yapı. Ünal, gelen önerilere neyi ekleyebileceğini düşünürken kendi tabiriyle biraz duygusal yaklaşmış: “Uzaklardan her döndüğümde gülümsedigim ve flört ettigim tek yapı Şişhane’deki Sarkuysan Binası’ydı. ‘İşte İstanbul’dayım’ durumunu hissettiğim... Tünel ve Galata civarında yaşamamla da ilgili. Tabii bir de en çok yaşama şansım olan yapılardan, arkeoloji eğitimi aldığım İstanbul Üniversitesi. Bu kent ve ülke için başka bir ilkti. Önerdim ve proje sahipleri benimsedi, mutlu oldum. Çok duyumsayarak çalıştım. Galiba en iyi mantolar da Sarkuysan, İstanbul Üniversitesi ve Haydarpaşa’ya ait kostümler oldu.” 
Ünal yapıları, görmüş geçirmiş müşteriler gibi gördüğünü anlatıyor. “Müşterileriniz kapris yaptı mı?” diye sorunca da “Yaşama benden daha fazla tanık olmuş, özel bir durumları vardı. Bir gencin servisindeki eksiklikleri tolere edebilecek tecrübede oldukları için de üzmediler beni” diyor. En çok zorlayan Sarkuysan binası olmuş: “Sanat tarihi açısından duruşu ve estetik üslubuyla. Zaten en estetik noktada özel bir kostümü, kimliği vardı. Ve Haydarpaşa Garı. Neogotik tavırlar, art nouveau detaylar. Çok alışkın olmadığım, bu ülkede çokça rastlamadığım örnekler...”
Blue’Safe Mavi Kale’den yola çıkarak maviyle birlikte lacivert, buz mavisi, mor kullanan Ünal, tasarım konusundaysa binaların cinsiyetini ve kimliklerini öne almış. “Dişi, erkek ve androjen netlikler. Örneğin Haydarpaşa bir buluşma noktası çağrışımıyla bir varış ve yol durumu. Bu yüzden manto ve palto denemek istedim. Erkek ve kadın olma durumlarını birlikte anlattım. Sarkuysan çok özel bir kadındı. Galata Kulesi maskulen, Akmerkez’se androjen. İstanbul Üniversitesi bilge bir kadın. Bu yüzden en koyu renk onun oldu” diye anlatıyor.

Narmanlı Han’ı giydirmek...
Tasarımlardan sonra binalara bakışı değişmiş mi? “Başka bir gözle yeniden tanıştık. Bu kez kimlik kartları, duygusal yaklaşımlarımdan daha önemliydi” diyor Ünal, “Mesela Akmerkez çok etkilemezdi beni. Ama şimdi dünya alışveriş merkezleri arasında çok saygın bir yeri, onlarca ödülü olduğunu bilerek başka bir saygı durumundayım. Sarkuysan’la flört, çoktan aşka dönüştü. Karşısına geçip artık tutkuyla bakıyorum.” Peki başka binalar? “Beyoğlu’ndaki Narmanlı Han için kostüm yapmak isterdim” diyor Ünal ve ekliyor: “Ya da trajik bir yalnızlığı olduğunu düşündüğüm Çemberlitaş’ı giydirmek isterdim. Ayasofya’ya da bir şapka tasarlamak belki...”