Şaşırtıcı biçimde çok iyi

Şaşırtıcı biçimde çok iyi
Şaşırtıcı biçimde çok iyi
Ice Cube'ün 'Yüzbaşı Dickson'da harikalar yarattığı 'Liseli Polisler 2', şaşırtıcı biçimde çok başarılı bir komedi. Özellikle serilerde sonraki adımlar ilk filmin düzeyini pek yakalayamaz, bu kez bu genel önyargı kırılmışa benziyor. Uğur Vardan'ın Hürriyet Cumartesi'de yayımlanan eleştirisini sunuyoruz.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

LİSELİ POLİSLER 2 (Not: 3/5)
Orijinal adı: 22 JUMP STREET
Yönetmen: Phil Lord, Christopher Miller
Oyuncular: Jonah Hill, Channing Tatum, Peter Stormare, Ice Cube
Yapım: 2014, ABD
Süre: 112 dakika

80’lerin sonundan 90’ların başına kadar hükmünü sürdüren dizilerden ’21 Jump Street’e (ki ana karakterlerden birini Johnny Depp canlandırırdı), yıllar sonra 2011’de tekrar dönülmüş ve gayet gırgır bir filmle bir nevi selam sarkıtılmıştı. Bizde ‘Liseli Polisler’ adıyla gösterime giren bu yapımın devamı niteliğindeki ikinci adım ‘22 Jump Street’, bu kez de ‘Liseli Polisler 2’ Türkçe çevrimiyle bu haftadan itibaren salonlarımıza uğruyor.

Ben bilmem, 'beyin' bilir!


Jenko ve Schmidt adlı iki genç polisin serüvenlerini anlatan ilk hamlenin ana karakterleri (şefleri Yüzbaşı Dickson da dahil) yeni filmde de yerlerini korurken bu kez macera alanı liseden üniversiteye taşınıyor. İkili, bir öğrencinin uyuşturucudan ölmesi üzerine okulda satış yapanları yakalamak için olay mahalline yollanıyor. Operasyonu ‘öğrenci’ kılığında yürütürlerken Jenko futbol takımında kendine yine bir ‘kanka’ (ismi Zook) ediniyor, Schmidt de okulda tanıştığı güzel bir kız (ismi Maya) sayesinde sanata yöneliyor. Bu farklı seçimler ikiliyi yol ayrımına getiriyor; artık ‘Partner’ olmaları ve eski günlere dönmeleri zordur…


İlk filmde olduğu gibi Phil Lord ve Christopher Miller’ın yönettiği -ki ‘ikili’yi sinemaseverler daha çok ‘The Lego Movie’ adlı yapımdan hatırlıyor- ‘Liseli Polisler 2’, şaşırtıcı biçimde çok başarılı bir komedi. Özellikle serilerde sonraki adımlar ilk filmin düzeyini pek yakalayamaz, bu kez bu genel önyargı -iyi ki- kırılmışa benziyor. Channing Tatum ve Jonah Hill’in sürüklediği ve o klişe deyimiyle ‘kimyasal’ olarak son derece başarılı bir ikili oluşturdukları film, baştan sonra ritmini ve düzeyini kaybetmiyor. Ice Cube’ün ‘Yüzbaşı Dickson’da harikalar yarattığı yapımda öykünün ‘kötü adam’ı olarak da Peter Stormare’ı izliyoruz. Zook’u canlandıran Wyatt Russell’ın da Goldie Hawn-Kurt Russell ikilisinin oğlu olduğunu belirtelim…
Kuşkusuz bu kulvardan daha önce ’48 Hours’ ya da ‘Lethal Weapon’ gibi ikili polis serileri çokça geçti, lakin ‘Liseli Polisler’ esprileri ve göndermeleri itibariyle sanki yaş dilimi olarak daha genç -elbette yeni ve farklı da- bir kitleye sesleniyor gibi. Üstelik piyasaya yeni sürülen uyuşturucunun isminin ‘Whyphy’ olması üzerinden ‘Wi-Fi’ esprileri de gırla gidiyor. Özetle göndermeleri -mesela ‘Mr. and Mrs. Smith’e selam var-, olay örgüsü, oyunculuk performansları derken sezonun en iyi komedilerinden biri olmuş ‘Liseli Polisler 2’. Kesinlikle kaçırmayın…