Şehirde sushi-mania!

Bir süredir İstanbul'da nereden çıktığı belirsiz bir sushi salgını var. Çok özel ve itinayla yapılması gereken bu Japon yemeği artık adım başı karşımıza çıkıyor.
Haber: EMRE PEKEL / Arşivi

Bir süredir İstanbul'da nereden çıktığı belirsiz bir sushi salgını var. Çok özel ve itinayla yapılması gereken bu Japon yemeği artık adım başı karşımıza çıkıyor. Eskiden sadece belli başlı yerlerde sushi yeme imkânı vardı, sevenler de kendi aralarında bölünürdü: Hyatt'ın içindeki Takarabune, Tarlabaşı'ndaki Udonya ve Talimhane'deki Ninja birincilik için yarışırdı. Swissotel'in Miyako'su da her zaman ilk üçü zorlamıştır.
Neyse, herhalde birkaç sosyetik ismin öncülüğünde başlayan sushi çılgınlığı artık alışveriş merkezlerine de sızmış durumda. Mahsun Kırmızıgül'den Mehmet Ali Erbil'e sushi bağımlısı ünlüleri ağırlamak için hazır bekleyen üç sushi bar Akmerkez'de hizmete girdi.
Yılanbalığı muhteşem
Turumuza Beymen'in Active katındaki Mori Active'den başlıyoruz. Parlak renkli ve hayli dinamik bir dekoru var Mori Active'in. Masanıza oturup yeni sezon Prada'ları da inceleyebilirsiniz. Bu Mori, adını Mayadrom'daki şubesiyle duyurmuştu uzun süre önce. Mayadrom, Televole ünlülerinin uğrak yeri olduğundan, olmadık zamanlarda olmadık kişileri görmek mümkündü. Yılmaz Erdoğan mesela... Açıkçası, müşterilerinden başka da pek ilgi çeken tarafı yoktu buranın. Her nedense gerçek sushiseverler Mori'ye pek ısınamadı. Beymen Active'de alışveriş yapan müşteriyi cezbedebiliyor, ancak iddiası sunumu kadar çarpıcı değil ne yazık ki...
Akmerkez'in bir diğer sushi durağı ise Beymen Active'e rakip Vakkorama'nın içinde. Mekân olarak cazip bir tarafı yok, çünkü burası daha evvelden mağazanın coffee shop bölümüydü ve her nedense ilgi gösterilmeyen, küçük bir alandı. Ama şimdi Ninja, yani o muhteşem yer, buraya şube açmış. Ninja'nın ana merkezindeki spesyaliteler yok ama sushi'ler, özellikle de yılanbalığı muhteşem. Wasabi'nin eritildiği Japon soya sosuna değen pirinç dağılmıyor -sushi'yi iyi sushi yapan en önemli gösterge işte... Ve sushi yemek Ninja'da bir ayine dönüşebiliyor!
Susamlı California olur mu?
Açıldığı günden beri bütün ünlülerin es geçmediği Homestore da sushi olayına dahil olanlardan. Öğleden sonraları Türkiye'nin ünlü futbolcularını, mankenlerini ağırlayan Homestore'un bir bölümü son derece şık, iyi karartılmış bir sushi restoranına dönüşmüş. California Roll'a susam konup konmayacağı aklıma takıldı, buna en iyi cevap verecek olan Teşvikiyeli bir kadın arkadaşıma ne yazık ki telefonda ulaşamadım. Ama ben yadırgadım açıkçası... Bir de: Homestore'a sık sık uğrayan İlhan Mansız henüz sushi yememiş. Serdar Ortaç'la idare edin!
Eve dönünce bir bahar temizliği yapayım dedim ve eski dergileri ayıklamaya başladım. Esquire'ın çok eski bir sayısında bir medya grubunun her şeyi bilen parlak çocuğu, aynı zamanda köşe yazarı olup hem de anchorman'lik
yapabilen o şahsın sözlerine takıldım: "Aşk da sushi yemek gibi... Uzun süre hiç tadına bakmazsınız, sonra bir kere tattıktan sonra canınız hep sushi yemek ister." Gülümsedim.
Bir de Türkiye'de sushi yapan ustaların kederini düşündüm: Sırf çekik gözlü, Uzakdoğulu diye Japon mutfağıyla alakası olmayan Çinli, Tayvanlı, Filipinli insanlar nasıl da hüzünle pirinç yoğuruyorlardı...