Şekil de bir yere kadar...

Şekil de bir yere kadar...
Şekil de bir yere kadar...
Ana akıma 'şekilli' transferleri sonrası Kings of Leon'u 'mazi kalbimde yaradır' diye rafa kaldırdıysanız, onu o raftan almanın tam sırası...
Haber: BARIŞ AKPOLAT / Arşivi

‘Youth & Young Manhood’la gevrek vokallerine, Amerikan çiftçisi hallerine vurulduğum, saf rock ’n roll’a saydığım Güneyli, şahane garaj rock grubum Kings Of Leon ile ilişkimiz yıllara dayanır. ‘Hollyroller Novocaine’ ve ‘Aha Shake Heartbreak’i de dinleyince tamam demiştim “bu adamlar fena gelecek”. Geldiler de ama ‘Only By The Night’ ile şekilleri değişerek geldiler. 

Uçurumun kenarı

Yıllar önce keşfettiğim grupların ana akıma karışması ve herkes tarafından tanınmasını hep kıskandım. ‘Only By The Night’; hani şu içinde ‘Closer’, ‘Use Somebody’ ve ‘Sex On Fire’ gibi pek şahane parçaların olduğu daha modern sound’lu albüm... Tipler mankene dönmüş, müzik parlatılmış, iyice cilalanmış ve sağlam bir prodüksiyondan geçmiş. Albümün güzelliğine kapılıp bana itici gelen bu ‘şekilli’ halleri bir kenara bırakıp keyfine vardım ama beni rahatsız eden de bir şey vardı. Ana akıma bu kadar kapılmaları onların sonunu elbet getirecekti. Getirmedi ama sonraki albüm ‘Come Around Sundown’ sağ olsun grup, uçurumun kenarında sağlam patinajlar çekti ve bizi kurtarıp kurtarmadığını bile anlamadan ortadan kayboldu.
Hızlıca büyüyüp ana akıma kapılan grupların sorunu budur. Muhteşem bir albüm yapıp en az dört beş hit çıkartırlar. Tepeye otururlar fakat o albümün lanetini üstten atmak zordur. Silkelenip çalışırlar ama bir sonraki albümde beklenti o kadar yüksektir ki grup ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. Kings Of Leon’a da aynen bu oldu işte. Fakat, ‘Mechanical Bull’, ‘kralların’ geri dönüşünü müjdeleyen ve eski günlere göz kırpan eli yüzü düzgün bir albüm. Üstüne bolca country, blues sosu dökülmüş ve gospel’le tütsülenmiş cayır cayır bir rock’n roll tadı var. İlk dinlediğimde puanım düşüktü fakat dinledikçe de arttı. İlk single ‘Supersoaker’ı ilk dinleyişte vasat bulsam da sonradan enerjisine kapıldım. İkinci parça ‘Rock’n Roll City’ hızı keserken -ki bu bence iyi bir şey değil- bir sonraki şarkıya göz kırpıyor. ‘Don’t Matter’ albümü ateşleyen nesne olmuş, çok başarılı, eski günlere bir garaj ve rock’n roll kırması bir beste. Albümün geneli iyi yazılmış rock şarkılarından oluşuyor, 70’lerin atmosferini yakalamak mümkün. Aralarındaysa gerek sözleri gerek kıvrak müziğiyle ‘Family Tree’ öne çıkıyor. Eğer ‘Come Around Sundown’ albümünden sonra siz de benim gibi Kings Of Leon’u “mazi kalbimde yaradır” diyerek rafa kaldırdıysanız onu oradan alıp tozunu iyice bir silin.


    ETİKETLER:

    Rock

    ,

    Müzik

    ,

    Garaj

    ,

    Modern

    ,

    kuş