Ses kalitesi 70'lerden daha kötü, çare Pono

Ses kalitesi 70'lerden daha kötü, çare Pono
Ses kalitesi 70'lerden daha kötü, çare Pono
Bu akşam 21.30'da KüçükÇiftlik Park'taki konseri için İstanbul'a gelen rock müzik efsanesi Neil Young, ayağının tozuyla gazetecilerin sorularını yanıtladı. Öncülük ettiği kaliteli ses projesi Pono'yu anlatan Neil Young, "Müzik kalitesi her geçen gün daha kötüye gidiyor. Herkes 70'lerdekinden bile daha düşük kalite müzik dinleyerek dolaşıyor. Müziği kurtarmak para kazanmaktan çok daha önemli" diyor.
Haber: Alihan - Özhamaratlı / Arşivi

Öncülük ettiğiniz kaliteli ses projesi Pono Play hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Pono sanatsal bir hareket. Tüm hayatım boyunca yaptığım şey olan ses kaydı sanatıyla ilgili. Bu benim için çok farklı bir şey değil. Pono aslında tüm sanatçılar için iyi bir şey oldu. Bu aslında ses kaydına dayalı sanatı koruyup geleceğe taşımak için yapılmış bir şey. Bunun sayesinde insanlar 20 ve 21. yüzyılın en iyi kayıtlarını mp3 olarak dinlemek zorunda kalmayacaklar. Picasso’nun bütün eserlerinin fotokopisinin olduğu bir müze gibi yani. Böyle bir şey olmasını istemeyiz. Bence 21. yüzyılda müzik endüstrisi iyiye gitmeli. Müzik kalitesi son 25 yıldır bilgisayar endüstürisi ve içerik sağlayıcılar yüzünden her geçen gün daha kötüye gidiyor. Ben hiçbir şekilde mp3 kullanmak istemiyorum.

Bu projeyi finanse ederken, Kickstarter adlı bağış toplama sitesini kullanıp çok sayıda insanı harekete geçirdiniz. Binlerce insanı nasıl ikna ettiniz?Onlar zaten farkındaydı. Ben kimseyi ikna etmek zorunda kalmadım. İkna edilmesi gereken insanlar müziğin ne kadar önemli olduğunu halen anlamayan risk sermayedarları. Müziği kurtarmak para kazanmaktan çok daha önemli bir şey. Az miktarda yatırım yapıp çok para kazanmaktan daha önemli şeyler var. Esas önemli olan sanattır. İnsanlara günümzün dijital çağına uygun çözünürlükte müzik sunmamız gerekiyor. Bu çok basit bir şey, bunu yatırımcılara da açıklayabilirsin ama anlamazlar. iTunes çok başarılı oldu ama bunun belirli bir sebebi yok dediklerini çok sık duyabilirsiniz. Zaten iTunes var, dahasına gerek yok diye düşünüyorlar. Yani onların bizim ne yaptığımız hakkında hiçbir fikri yok ve bu yüzden de bizim onlara ihtiyacımız yok. Biz müziği anlayan, seven insanları istiyoruz. Benim kimseyi ikna etmeme gerek kalmadı. Bende insanlar sadece bize yardım etmek ister misin diye sordum.
Pono Player her türlü müziği oynatabiliyor. Zaten güzelliği de burdan geliyor. iPod ve iPhone sadece belirli tipteki düşük kalite müzikleri oynatabiliyor. Herkeste bunlardan var ve herkes etrafta 70’lerdekinden bile daha düşük bir müzik dinleyerek dolaşıyor. Durum 1982’den beri de daha kötüye gidiyor. O yüzden Pano tüm sanat dallarını geliştirebilmek için bir önemli bir fırsat. Bence yapılan müziğin kalitesinin düştüğüne inanmıyorum. Müziğin kalitesi düşmedi ama insanlar bunu duyamadıkları için durum kötü. İnsanlar bunu duyabilir ama düşün kalite müzikler dinliyorlar. Pono, sanatçılara bilgisayar şirketlerinin imkan verdiği düşük kalitede müzik üretmelerini söylemek yerine sanatçılara istedikleri gibi kendilerini ifade etme şansı tanıyor.

Pono Play’de müzik dinlediğimizde plak kalitesinde müzik dinlemiş gibi mi olacağız?Eğer sanatçılar ve prodüksyon şirketleri o kalitede müzik üretmeyi seçerse, evet o şekilde dinleyebilirsin. Pono, hangi kalitede olursa olsun çalan bir müziği aynı kalitede dinlemenize olanak veriyor. Bu küçümsenecek bir şey değil. Müziği gerçekten hissetmek ve tüyleriniz diken diken olması önemli bir şey…

Neden daha önce İstanbul ’a gelmediniz?Burda olmaktan çok mutluyum. Aslında menajerime “Bana daha önce neden gelmediğimi sorarlarsa ne diyeceğim?” diye sordum. O da bana “Bana daha önce hiç sormadılar” dedi. Ben onun doğruyu söylediğine inanıyorum. Bu çok kaçamak bir cevap. Sürekli gittiğim birçok yer var ama ben gideceğim yerleri kendim seçmiyorum. Hiç gitmediğim bazı yerler var ama bunun sebebi benden kaynaklanmıyor. Dünyayı gerçekten görmek istiyorum. 68 yaşındayım. Bence yeni şeyler görmenin tam zamanı. İstanbul gerçekten çok güzel bir şehir. Daha önce buraya gelmediğim için, burası hakkında çok fazla bilgiye sahip değilim ama ne kadar güzel bir yer olduğunu görebiliyorum. İlk olarak burası güzel bir yer çünkü insanlar burayı seviyor. Hayatlarından mutsuz olan insanlar tarafından benimsenmiş bir yer değil. Amerika’da durum ise aynen böyle, herkes mutsuzluğunun izini toplumsal alanlara grafittiler çizerek bırakıyor. Amerika’da insanlar mutsuz ve bunu binaların üzerine kendi işaretlerini çizerek anlatmaya çalışıyorlar çünkü birileri onların farkına varsın istiyorlar. Kaybolmuş hissetikleri için duvarlara isimlerini yazıyorlar. İstanbul’da en azından dışarıdan bakıldığında insanlar mutlu ve özgür gözüküyor.

1972’de de mi durum böyleydi? O zaman da kaybolmuş hissediyor muydun?Ben hala kaybolmuş durumdayım hala kim olduğum hakkında bir fikrim yok. Şu anda tabi ki daha farklı düşünüyorum ama sanırım herkes yaşlandıkça daha farklı düşünür.

Bir müzisyen olarak politikanın bir parçası olmak hakkında ne düşünüyorsunuz?Bu çok değişen bir şey. Bazen politikanın bir parçasıyım bazen değilim. Bazen politikayla ilgilenmek istiyorum bazen de istemiyorum. Ben sokakta “Ben insanlık için burdayım” diyen insanları seviyorum. İsrail meselesinde ben hem İsrailli hem de Filistinli insanların yanındayım. Ülkeleri yöneten radikal düşüncelerin tarafında değilim. Ben gerçek insanların yanındayım. Umarım sosyal ağ İsrail ve Filistinli insanları bir araya getirir ve insanlar ülkelerini yönetenlere karşı çıkabilirler.Filistin tarihinde o kadar çok kayıp verildi ki artık geleceği göremiyorlar insanlar sadece geçmişi,kayıplarını görebiliyor.İnsanlar gelecekte barış olmalı diye düşünemiyorlar. Beraber olmalıyız yoksa bir gelecek olmayabilir. Bu çok basit bir düşünce ama ben idealist bir insanım. Herkes istediğini düşünebilir ben böyle düşünüyorum. Şu anda insanları bir araya getirebilecek bir teknoloji var elimizde. Daha önceden böyle bir şeye sahip değildik.


Teknolojinin insanları ayırdığını ve yalnızlaştırdığını düşünmüyor musunuz?
Hayır buna katılmıyorum. İlerleme ve değişim insan oğlunun doğasında var. İnsanoğlu her zaman geliştiricek, değiştirecek, yapacak. Her zaman daha iyisini yapmaya çalışacağız. Teknoloji bununla ilgili, ben teknolojiyi seviyorum.

Kendinizi optimist olarak mı pesimist olarak mı tanımlarsınız?Optimistim.

PONO HAKKINDA
Neil Young’un önderlik ettiği Pono Music isimli Kickstarter projesi, yüksek kalitede müzik dinlemenizi sağlayan bu cihaz. Aynı zamanda Pono Music’in dijital müzik marketiyle de ortak hareket ediyor. 128 GB’lık dev deposuyla müzik arşivinizi sürekli yanınızda taşımanıza imkan tanıyor. Projenin hedefi 800 bin dolar bağış toplamaktı. Ancak kısa sürede yaklaşık 3 milyon dolar bağış toplandı. Pono Music Player, Kickstarter’da bağış yapanlar için ekim ayı gibi dağıtılacak. Yine ekim ayı sonuna doğru Amerika’da perakende satışının da başlaması gündemde. Bahsedilen fiyat ise 399 dolar.