@ErkanAktug

'Sesime Gel'in sesini duyan var mı?

'Sesime Gel'in sesini duyan var mı?
'Sesime Gel'in sesini duyan var mı?
'Gitmek' filminin ödüllü yönetmeni Hüseyin Karabey'in Kürt kültürünün ayrılmaz bir parçası olan dengbejlere saygı duruşunda bulunduğu yeni filmi 'Were Dengê Min-Sesime Gel', dünyanın en önemli sinema festivallerinden Berlinale'ye seçildi ama Adana Altın Koza Film Festivali'nin yarışma bölümüne kabul edilmedi. Karabey, yaptığı yazılı açıklamada kararı, sinemanın etik değerlerinden uzak bir karar olarak nitelendirdi.
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

‘Gitmek’ filmiyle dikkat çeken yönetmen Hüseyin Karabey’in gözaltındaki oğlunu kurtarmak için “silah bulmaya” çalışan Berfe nine ile torunu Jiyan’ın hikayesi üzerinden sinemanın estetiğiyle Kürt kültürünün ayrılmaz bir parçası olan dengbejleri buluşturan yeni filmi ‘Were Dengê Min-Sesime Gel’, geçen yıl dünyanın en önemli film festivallerinden Berlinale’de dünya prömiyeri yaptı ama Adana Altın Koza Film Festivali’nin yarışma bölümüne kabul edilmedi. Yaptığı yazılı açıklamayla festivalin bu kararını eleştiren Karabey, gerekçesi olarak gösterilen “Filmin daha önce festivale başvurmuş olması”nın durumunun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi: “(Geçen yıl) teknik olarak yetişemeyeceği ortaya çıkınca ön jüri toplantısından önce filmimi geri çektim.”



KARABEY’İN AÇIKLAMASI:
“2013 Haziran ayında ‘Were Dengê Min-Sesime Gel’ adlı filmimi henüz teknik aşamaları bitmemesine rağmen Adana Altın Koza Dünya Sineması Sorumlusu Ahmet Boyacıoğlu’nu arayarak başvuru konusunda ne yapmam gerektiğini danıştım. Ahmet bey, yarışmaya başvurmamı, önümüzde daha iki ay olduğunu, eğer teknik olarak film yetişmez ise ön jüri toplantısından önce filmin başvurusunu geri çekebileceğimi ve gelecek sene başvurabileceğimi söyledi. Bunun üzerine başvurumu yaptım ama filmin teknik olarak yetişemeyeceği ortaya çıkınca ön jüri toplantısından önce filmimi geri çektim. Ahmet Bey’i bilgilendirdim. Kendisi de bir sonraki sene başvurmamı söyledi.
Bu sene filmim Berlin Film Festivali’nde ilk gösterimini yaptıktan sonra Adana Altın Koza Film Festivali’ne tekrar başvuru yaptım. Bu başvuruya cevap Sinema Programları Genel Koordinatörü Kadir Beycioğlu tarafından bir email ile geldi. Bu cevapta filmin daha önce Adana Altın Koza’ya başvurduğundan yeni başvurunun kabul edilmediği yazıyordu. Ben bu durumun yanlış olduğunu, bizzat kendi bünyenizde çalışan Ahmet Boyacıoğlu’nun bilgisi dahilinde başvurumu geri çekip bu sene başvurduğumu söyledim. Buna rağmen Kadir Bey başvurumu kabul etmedi.
Sinema festivallerinde genel bir uygulama vardır. Filmler başvurularını nihai ön jüri değerlendirmesi olmadan önce geri çekebilirler, böylece gelecek sene başvuru haklarını saklı tutarlar. Başvuru, bir filmin künyesinin festival yetkililerince kayıt edilmesinden öte bir anlam taşır. Başvurunun tamamlanması ancak ön jürinin filmi seyredip bir karar alması ile gerçekleşir.
Bu tür uygulamalar festivallerin daha kaliteli filmleri son dakikada bile olsa seyirciye ulaştırması için gereklidir. Festivaller ve yöneticileri ön juri üyelerine en iyi ve en çok opsiyonu sağlamakla sorumludur. Bu o festivalin kalitesini belirler bir anlamda.

Adana Altın Koza Film Festivali Sinema Programları Genel Koordinatörü Kadir Beycioğlu ve Adana Altın Koza Film Festivali Dünya Sineması Sorumlusu Ahmet Boyacıoğlu’nun bu iletişimsizliği ve yorum farkı benim ve ekibimin ciddi bir mağduriyet yaşamasına sebep olmuştur.
Bir film kolay yapılmıyor. “Were Dengê Min-Sesime Gel” in yapım süreci yaklaşık 6 yıl sürdü. Her türlü zorluğu aştıktan sonra maruz kaldığımız böylesine profesyonellikten ve sinemanın etik değerlerinden uzak kararlar bize çok ciddi maddi ve manevi zararlar verecektir.
Sinemamızın 100. yılını kutlandığı 2014 yılında Adana Altın Koza Film Festivali’nin yöneticilerini daha ciddi olmaya ve bu mağduriyetin giderilmesi için gerekli adımların atılmasını sağlamaya davet ediyorum. Filmim ön jüri önüne gelip seçilemeyebilirdi. Bu hepimizin kabul etmesi ve saygı duyması gereken bir durum olurdu, nitekim filmimiz ön jüri toplantısına bizzat Kadir Bey tarafından getirilmemiştir bile.
Yukarıda bahsettiğim durumu düzeltmek için defalarca aradığım Kadir Beycioğlu’nun yaşananları bildiği halde hiçbir sorumluluk ve insayitif almaması çok düşündürücüdür.
Bu yaşananları kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.”
‘Were Dengê Min-Sesime Gel’ film ekibi adına Hüseyin KARABEY

Öldürmek istemediğinde silah en zor bulunan şey!




DENGEJLERE SAYGI
Sinema estetiğiyle Kürt kültürünün ayrılmaz bir parçası olan dengbejleri birleştiren ‘Sesime Gel’in konusu şöyle: Askerler tarafından basılan bir köyün erkekleri ‘ silah sakladıkları’ gerekçesiyle toplanıyor. Ailelerine de silahları bulup getirmeleri halinde serbest bırakılacakları söyleniyor. Oğlu da gözaltına alınan Berfe, torunu Jiyan ile birlikte silah arayışına gidiyor. Onlara yol boyunca masallar ve dengbejler de eşlik ediyor.
Radikal’in sinema yazarı Şenay Aydemir, ‘Sesime Gel’le ilgili “Bir yandan masal içinde masal gibi akan hikâyesiyle; bulunamayan, gömülmek istenen silahlarıyla, geçmişte yaşanan bütün acıların artık birer masala dönüşmesi için temennide bulunurken; öte yandan da kadim Kürt geleneklerinin ‘hafıza’ oluşturmakta ne kadar büyük bir araç olduğunu anlatıyor bizlere” yorumunu yapmıştı.

SESİME GEL: Masal içinde masal...