Sevimli ve turistik bir 'Kral Lear'

Sevimli ve turistik bir 'Kral Lear'
Sevimli ve turistik bir 'Kral Lear'

Globe Tiyatrosu nun 'Kral Lear'ı Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali kapsamında sahnelendi.

Globe Tiyatrosu temsili 'Kral Lear', oyunun yazıldığı dönem hakkında fikir edinmede yararlı ama son kertede biraz turistik bir performans.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Aya İrini’nin sahnesinde marangoz elinden çıkmış gibi derme çatma, ahşap bir dekor. Kostümler, ufak tefek aksesuvarlar dekorun duvarlarına asılı. Aktörler flüt, keman çalarak, İngiltere ortaçağına ait ezgiler mırıldanarak etrafta dolaşıyorlar. Birazdan Shakespeare’in ‘Kral Lear’ temsili başlayacak.
Shakespeare’in Globe Tiyatrosu, Adana Tiyatro Festivali’nin 15. yılı dolayısıyla Türkiye ’de. Londra’da Thames Nehri’nin kıyısında, 16. yüzyıldaki aslına birebir uygun inşa edilen Globe, Elizabeth döneminde Shakespeare’in oyunlarını sahneleyen Rose tiyatrosu aslında. 1644’te yıkılan tiyatro 1989’da başlayan, uzun süren arkeolojik ve mimari araştırmalar sonucunda 1997’de yeniden açıldığından beri Shakespeare oyunlarını onun döneminde, yani Elizabeth döneminde sahnelendiği biçim, tarz ve oyunculuk tekniğine bağlı kalarak sahneliyor. Nedir bu tarz? Her şeyden önce gün ışığı çünkü 16. yüzyılda oyunlar gündüz sahnelenirdi. Sonra primitif bir set, basit ve birden çok amaç için kullanılan aksesuvarlar ve kostümler, birden çok rolü canlandıran aktörler, ortaoyunculuğuna benzer dışavurumcu ve biraz fazla hareketli bir oyunculuk, mizansenleri çok önemsemeyen hızlı bir akış…
Gelelim bu prodüksiyona…Shakespeare’in en çok sevilen ve sahnelenen tragedyalarından Kral Lear, krallık görevinden yorgun düşen yaşlı kralın topraklarını üç kızı arasında adaletsiz bir şekilde paylaştırması sonucu gelişen olayları konu alır. İktidarın neden olduğu adaletsizlik, ihanet, yalan ve entrika oyunun ana temalarını oluşturur. Globe Tiyatrosu, ‘Kral Lear’la Aya İrini’de 16. yüzyıl Elizabeth dönemi tiyatro atmosferini aynen yaratmıştı. Oyun akşam sahnelendiği için gerçek gün ışığı yerine gün ışığı efekti yaratan (aktörlerin de seyirciyi gördüğü) bir aydınlatma kullandılar. Alıştığımız modern, klasik de alınsa mutlaka “ yorum ”lu Shakespeare rejilerinden farklı olarak, misyonlarıyla uyumlu bir biçimde, sadece oyunun dönemine her anlamda sadık kalan, izlemesi kolay, akışı ve oyunculuğu hızlı, o dönem tiyatrosu hakkında bir fikir edinmek açısından yararlı ama son kertede Globe Tiyatrosu’nun kendisi gibi biraz “turistik” bir performanstı. Yıllar önce tiyatro festivalinde yine Aya İrini’de Royal Shakespeare Company’nin sahnelediği Ian Holm’lü Kral Lear’in mükemmelliği hâlâ aklında olan benim gibiler için, bir dönemi yeniden canlandırma niyeti ve bu niyetin getirdiği sevimlilik dışında pek bir önemi yoktu.