Sevişmek, sevmekten daha zor geliyor!

Sevişmek, sevmekten daha zor geliyor!
Sevişmek, sevmekten daha zor geliyor!
El ele tutuşuyorlar, yan yana uyuyorlar, bazen öpüşüyorlar ama katiyen sevişmiyorlar! Cinsellik gerçek hayatın sıradan bir parçası ama yerli dizilerde en tutkulu âşıkların bile yaşamadığı bir şey... Dahası kimi zaman karakterlerin birbirini cezalandırmak için kullandığı bir araç! Ekranella'dan Defne Akman, cinselliğin hangi diziye nasıl girdiğini yazdı.

Cinsellik insan olmanın bir parçası. Kişinin seçimleri, diğerleri hakkında ne düşündüğü, yargılarını da kapsayan bir kavram. Bir insanla yalnızca fiziksel olarak değil duygusal anlamda da çıplak olmak kişinin hem kendisini bulmasını hem de diğer kişinin gözünden kendisini görmesini sağlar. Kişilerin arzudan gözünün kör olması ise gayet insani bir tecrübe. Yetişkinler, cinsellikten çok şey öğrenebilir ancak bu kimi zaman çok vakit alabilir. Çünkü kendine dürüst olmak çok kolay değil.
Peki yerli dizilerde cinselliğe ne denli yer veriliyor? Karakterler ne kadar paylaşımcı? Sizin için inceledik.


'Aşk Yeniden’de genelde Zeynep çok pişman, Fatih ise kırgın oluyor. Bu kadar gerilime gerek var mı? 

AŞK YENİDEN
'Aşk Yeniden’de ana kadın karakter Zeynep (Özge Özprinççi) sevgilisinden hamile kaldıktan sonra terk ediliyor ve çaresizlik içinde ne yapacağını düşünürken uçakta zengin bir ailenin çocuğu Fatih (Buğra Gülsoy)  ile tanışıyor. İkisinin de aileleri evlenmelerini istedikleri ve hamileliği kabul ettirebilmek için anlaşmalı bir evlilik yapmaya karar veriyorlar. Zeynep ve Fatih zaman içinde birbirlerini tanıyıp hoşlanmalarına, aynı yatakta yatmalarına rağmen henüz sevişmiş değiller. Darısı gelecek sezonun başına.

Gülseren ve Cihan’ın iletişim tarzına bir örnek. Gülseren isyanlarda, Cihan ellerini cebine sokmuş, başka tarafa bakıyor.

PARAMPARÇA
'Paramparça’nın ana karakterleri Cihan ve Gülseren, iki yetişkin insan olmalarına karşın henüz köprü manzarasına bakan tepelerde arabayı çekip buluşup konuşmak, birbirinin saçını okşamaktan öteye gitmiş değiller. Bununla birlikte, ana karakterler dışında aslında herkesin hayatında bir hareket var. Avukat Candan, Özkan, Keriman ana karakterlere kıyasla daha aktif, arzularını daha net belirten ve peşinden giden insanlar.

ASÇET’in  sorunları olduğu aşikâr.

KARA EKMEK
'Kara Ekmek’te Asiye ve Çetin nişanlılar. Asiye, eski sevgilisinden hamile. Zengin bir ailenin oğlu olan Çetin Belenoğlu ile tesadüf sonucu tanıştı. Önce her iki tarafın çıkarlarını gözeten anlaşmalı bir birlikteliğe başlayan ve kendilerini nişanlı olarak tanıtan Asiye ve Çetin, zaman içinde birbirlerinden etkilendiler ve âşık oldular.  İkisi de aynı yatakta yatıyor ama aralarında itişmek, el şakaları dışında pek bir temas yok. Bol bol ilişkiler hakkında atıp tutuyor, öpüşüyorlar ama arzu, şehvet gibi hallerden eser yok.

Cinsellik, kimi zaman dizilerde fetih ve intikam amaçlı olarak kullanılabiliyor.

GÜLLERİN SAVAŞI
'Güllerin Savaşı’nda ana karakter Gülru, ilk başta Mert’i seviyordu, daha sonra Ömer ile tanışınca ondan etkilendi ve Mert’ten ayrıldı. Gülru aslında Ömer’i sevmesine rağmen koşullar öyle gerektirdiği için Cihan’la evlendi. Ömer de Gülru’nun ezeli düşmanı Gülfem ile evlendi. Gülru, Cihan’la olan evliliği süresince bakire kaldı. Sezon finalinde ise çok şaşırtıcı bir olay gerçekleşti. Gülru ve Ömer eşlerinden boşandılar ve buluştular. Büyük vuslat gerçekleşti. Seviştiklerinin ertesi sabahı batılı müzik videolarından öğrenilen zorunlu hareketler kapsamında Ömer’in gömleğini giymeler falan, hepsi yapıldı. Ancak Ömer kendisinden beklenmeyecek bir hareket yaparak, Gülru’yu öylece bırakıp, başka bir kadınla beraber arabaya binip bastı gitti! Böylece Gülru’dan büyük intikam aldığını göstermiş oldu. Gülru yıkıldı, finito, kaput oldu. Çünkü bu gecenin ardından nikah, düğünün gelmesine garanti olarak bakıyordu. Bakalım gelecek sezon ne olacak? Büyük olasılıkla Gülru hamile kalacak ve bu bebek ikisini yeniden bağlayacak, çocuk günün birinde analı babalı büyüyecek falan. Öte yandan Gülru’nun kardeşi Yonca’nın hayatı daha farklı seyrediyor. Önce Ömer’in yeğeni Taner Hekimoğlu ile ardından Taner’in babasıyla yatarak aynı ailenin çeşitli fertleri konusunda fikir sahibi oldu. Yonca, cinselliği manipülasyon amaçlı olarak kullanan kötü kadın tiplemesi anladığınız üzere.

Kahraman ve Defne fotoğraftan da anlaşıldığı üzere birbirlerine pek meraklı değil.

KADERİMİN YAZILDIĞI GÜN 
Kahraman ve Defne, Defne’nin kayınvalidesinin yardımıyla kocasını baştan çıkartması sonucunda vuslata erdiler. Her ne kadar dizi, suni dölleme yöntemiyle Kahraman’dan hamile kalan Elif’in çileli yaşantısı ve yavrusuna kavuşmak için verdiği büyük mücadele ekseninde dönse de, dizide cinsellik yaşandı. Elbette bu da hamilelikle sonuçlandı.

AY YAPIM FARKI

'Kara Para Aşk’ta Nilüfer ve Metin.

Ay Yapım dizileri, cinselliği hayatın bir parçası olarak göstermek açısından diğerlerinden ayrılıyor. 'Aşk-ı Memnu', 'Kurt Seyit&Şura'da ve 'Med Cezir’de gerek ana karakterler Yaman-Mira, gerek büyükler Selim Serez- Deniz, Sude-Bay A.Ş.K, Kenan, Orkun-Hale başta olmak üzere karakterlerin hepsinin bir cinsel hayatı var ve bu durum hikâyenin doğal akışı içerisinde aktarılmakta. Yine 'Kara Para Aşk’ta Nilüfer-Metin, Elif-Ömer ve Karadayı’da Feride ile Mahir sevişen çiftler...

SONUÇ:
Ekranda çoğu zaman muhafazakâr seyirci yapısı öne sürülerek cinselliğe yer verilmiyor. Ya da problemli ilişkiler yansıtılıyor. Örneğin karakterlerin sevişmenin hemen ardından çocuk sahibi olmaları lazım. Bu karakterlerin finansal, profesyonel ve duygusal hayatlarını da etkileyen büyük bir karar aslında ama nedense öyle sunulmuyor, sanki çok kolay bir durummuş gibi aksettiriliyor. Bebeklerin kendi rızkıyla büyüyeceklerine dair bir yaklaşım var. Yine 1800'lü yıllardan kalmış bir fikirle, erkeklerin kolay ulaştıkları şeyleri önemsemedikleri, kadınların değerlerinin bekâretleri ile bağlantılı olduğu ve erkekler tarafından belirlendiğini vurguluyor. Erkek karakterler ise cinselliği tamamıyla kendiyle ilgili bir olay sanıyor. Çoğu zaman birini baskı altına almak ve fethetmekle ilişkilendiriyor. Ya da karılarının yerine getirmesi gereken bir görev gibi görüyor.
Halbuki seks sahneleri, diyalog olmadan hikâye anlatmak, karakterlerin iletişimini göstermek bakımından son derece etkili. Dizilerde cinselliğe yer verilmesi ya da kutsal değerlerin ön plana çıkarılması daha iyi hikâye anlatıldığı anlamına gelmiyor. Ama karakterlerin hayatlarını nasıl yaşadığı konusunda daha dürüst bir anlatım olmasını sağlıyor.
RTÜK üye dengesinin değişmesiyle birlikte birbirinin alnından öpen, ulvi aşklar yaşayan TV karakterleri farklı bir seyir izleyecek mi hep beraber göreceğiz. Fanlar sosyal medyadan vuslat tezahüratları yaparken, yapımcılar bu kadar önemli bir unsuru göz ardı etmeyeceklerdir sanıyorum.

Kaynak: EKRANELLA