Seyirlik eğlence on yaşında

Seyirlik eğlence on yaşında
Seyirlik eğlence on yaşında

Tiyatro TEM in yeni oyunu Beraber ve Solo Şarkılar da mahalleden karakterler kentsel dönüşümü anlatıyor. Oyunda Ayşe Selen, Nihal Geyran Koldaş ve Şehsuvar Aktaş (soldan sağa) rol alıyor.

Şehsuvar Aktaş ve Ayşe Selen'in kurduğu Tiyatro TEM, 10 yaşında. Kuklalar, gölge oyunu ve nesnelerle akan hikayeler anlatıyorlar
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Müeser Hanım ile Lütfi Bey, salona telaşlı bir neşeyle giriyor. Birazdan paylaşacakları yaşamöyküleri fazlasıyla hareketli, bol acılı, bir o kadar da inanılmaz. Bir noktadan sonra gerçek ötesi… Üçüncü sayfa haberlerine taş çıkaran yine de “Bu kadarı da gerçek olamaz” dedirtmeyen anılarının sırrı, sonradan çözülüyor. Anlatılanları son derece doğal karşılamış izleyici de üçüncü sayfa felaketlerini nasıl da kanıksadığı gerçeğiyle yüzleşiveriyor.
Müesser – Lütfi çiftiyle tanışmamıza sebep, Tiyatro TEM’in geçtiğimiz sezondan beri sergilediği, ‘Hakiki Gala’. Müesser Hanım kılığındaki Ayşe Selen; Lütfi Bey olarak karşımıza çıkan da Şehsuvar Aktaş. Tiyatro TEM ise öğrencilik yıllarından beri tanışan, 21 yıldır da aynı çatı altında yaşayan Ayşe Selen-Şehsuvar Aktaş çiftinin 2000’de ‘kendi hesaplarına bir oyun yapmak’ için attıkları adımın neticesi. Geçtiğimiz günlerde onuncu yaşlarına bastılar. Bağımsız tiyatro yapmanın ciddi mücadele gerektirdiği bir atmosferde tamamen bağımsız, özgün, bu topraklarda pek benzeri olmayan bir iş çıkarıyorlar. ‘Lahana Sarma’yla başlayan oyunlar dizisinin yedincisi Hakiki Gala’ydı; bu sezon ‘Beraber ve Solo Şarkılar’ da onlara eklendi. Grubun kimliğini; çiftin gölge, nesne ve anlatı tiyatrosuna olan merak ve sevgisi belirliyor. İşin ‘benzeri olmayan’ kısmı da burası. Oyunları ister klasik bir eseri temel alsın, ister kendi yazdıkları metinden çıkmış olsun, yerelden besleniyor. Hikaye kuklalar, gölge oyunları, nesnelerle akıyor, hiçbiri olmasa leziz bir anlatı tiyatrosu icra ediliyor. 

Oyuncu merkezli...
Şehsuvar Aktaş “Niyet, tamamen tiyatroya özgü bir şey yapabilmekti.” diye anlatıyor: “Canlı bir gösterinin kendine özgü etkisini sağlayabilmek istedik. Tiyatronun görsel olarak da hikâye anlatmak bakımından da sinema ve başka mecralar karşısında zayıf kaldığı kanısı var. Farklı disiplinleri işin içine sokarak bu etkiyi sağlamak gayretine düşülüyor. Bundan sıyrılmak istedik. Oyuncu merkezli, yan dalların da çevresinde olduğu biçimde… Bu oyuncuyu kutsallaştırma değil; tiyatronun kendine özgü yanını keşfetme çabası...”
Oyunlarında sık karşılaştığımız kuklalar ikilinin elinden çıkma. Kukla üretmeyi, oynatmayı deneye yanıla öğrenmişler. Beyoğlu ’nda küçük bir mekânları var. Oyunlar o 25 metrekarede çalışılıyor, ardından Türkiye ’de ve yurtdışında görücüye çıkıyor. Yeni oyunları ‘Beraber ve Solo Şarkılar’da kentleri sarıp sarmalayan ‘dönüşüm projeleri’ mevzusunu deşiyorlar. Aktaş ve Selen’le birlikte Nihal Geyran Koldaş da sahnede.
Çok isterdim, “On yıldır evde pişen tiyatro” diye başlık atabilmeyi. Ayşe Selen’in “Evde en fazla ezber yapılır, çalışma yapılmaz. Çıkılır, prova saati konulur, burada çalışılır” sözleriyle, disiplinli bir çalışma yürüttüklerini öğrenince vazgeçtim. Nice yıllar olsun, seyirlik eğlenceli oyunlar birbirine eklensin diyelim…

‘Hakiki Gala’ 24 Aralık Cuma, 20.30’da; Beraber ve Solo Şarkılar’ ise 7 ve 14 Ocak Cuma 20.30’da Kumbaracı50’de izlenebilir


    ETİKETLER:

    Sinema

    ,

    Türkiye

    ,

    Beyoğlu