Şimdi balık zamanı

"Sizi keşfettiğimiz hafta eşimle doğum gününü kutlamak için ziyaret ettik. İyi ki de gelmişiz.
Haber: NAZAN ÖZCAN / Arşivi

"Sizi keşfettiğimiz hafta eşimle doğum gününü kutlamak için ziyaret ettik. İyi ki de gelmişiz. Eşime sürprizdi, gideceği yeri bile bilmiyordu ama onun hayatında unutamayacağı bir 30 yaş gecesi oldu. Özellikle mezeler nefis. Balık, rakı, müzik, ortam her şey çok güzeldi, teşekkürler."
Bunu Selcan Belener, Cibalikapı Balıkçısı'nın
web sitesine yazmış. Ama bizim şimdi yazacağımız çok daha hoş bir anekdot. Cibalikapı Balıkçısı'na geçtiğimiz günlerde Kenize Murat gelmiş. Tamam, bunda ne var demeyin. Ta Paris'te tavsiye etmişler. Tavsiye eden de Tülay German. Kocasının ölümünden sonra hiç dışarı çıkmayan Tülay German, bir-iki günlüğüne geldiği Türkiye'de Cibalikapı Balıkçısı'na uğramış, şimdi Paris'teki bütün tanıdıklarına öneriyormuş.
Cibalikapı Balıkçısı, tabii ki Cibalikapı'da.
Bir buçuk yıl önce açılan restoranın iki ortağı var; biri eski gazeteci Behzat Şahin, diğeri ise Türkbükü'nde oldukça ünlü olan Giritli Şaban. 70 kişilik iki katlı mekân tevellütü yetenlerin bizatihi, bizim gibi yetmeyenlerin ise resimlerinden bildiği Rum meyhanelerini andırıyor. Onlar da zaten
"Eski Türk filmlerinde Nubar Terziyan'ın meyhaneleri vardı ya, işte öyle bir yer," diyorlar kendilerine. 'Müdavim mekânı'. Belki biraz daha lüksü ve temizi. Ahşap zemin, tahta sandalye ve masalar, tavana gerilmiş eski balıkçı ağları, ağların içine yerleştirilmiş deniz kabukları, duvarlarda sevimli kedi resimleri, profesyonel olmayan ama gayet kibar servis elemanları insana hem nostalji tadı veriyor hem de acayip bir huzur. Nasıl vermesin ki? Fonda taş plaklardan rebetikolar, Münir Nurettinler, Udi Hırantlar, Yorgo Bacanoslar... O da mı yetmedi? Buyrun size artık iyiden iyiye güzelleşen Haliç ve Hasköy manzarası. Hele bir de akşam üstü giderseniz, rakınızla ya da şarabınızla arkanıza yaslanıp Galata Kulesi'nin güzelliğini de seyrederek huzuru bulabilirsiniz. Sadeliğin hoşluğu işte.
Gelelim yemeklere...
Baba mesleğini sürdüren Giritli Şaban, Cibalikapı'nın balıklarını, mezelerini kendi yapıyor, hatta alışverişi bile. İki ortak işi biraz abartmışlar. Yeşil zeytini Akhisar, peyniri Cunda adası, kullandıkları otları ve zeytinyağını Ayvalık, çirozu Yunanistan'dan getirtiyorlar. Emin olun, değiyor. Bir kere mezelerin hiçbiri bazı yerlerde yapıldığı gibi kebap mezesi değil. Girit mezesi, deniz börülcesi, ahtapot, karides, zeytinyağlı enginar, zeytinyağlı Ermeni pilaki, közlenmiş patlıcan ve biber gerçekten lezzetli. Kalamar da öyle, balık böreği de denemenizi önerebileceklerimizden. Ama karnınızı doyurmayın. Çünkü sırada balık var.
Lüferden uskumruya, çinekoptan levreğe canınız ne isterse. Biz gene naçizane asma yaprağında sardalyayı mutlaka denemenizi tavsiye edeceğiz. Yanında bol rokalı bir salata unutmadan. Ha tabii, içecekler. Cibalikapı'nın rakı ve bira dışında özel bir şarap mönüsü var. Anadolu şarapları. Tekirdağ'dan Melen, Tokat'tan Diren, Ankara'dan Atatürk Orman Çiftliği ve Kapadokya'dan Turasan. Kırmızısı, beyazı, yılı, çeşidi sizin bileceğiniz iş. Cibalikapı Balıkçısı, pazartesi hariç her gün 17.00'de açılıyor, 24.00'te kapanıyor. Bu sıcak yaz günlerinde klima içinizi de serinletiyor. Gitmeye niyetlenirseniz aramayı unutmayın, bazen kendilerine bile yer bulamıyorlar da.
Tel: (0212) 533 28 46