Şimdi Malta'nın tam mevsimi

Susuz, ağaçsız, kurak, topraksız, taş üzerinde bir ada Malta. Ama yaşayanlar bunu dert etmiyor.

Susuz, ağaçsız, kurak, topraksız, taş üzerinde bir ada Malta. Ama yaşayanlar bunu dert etmiyor. Binalarını yapmak için son derece kolay işlenebilen Malta taşını kullanıyorlar, su ihtiyaçlarını denizden karşılıyorlar.
Ahşap bir zenginlik göstergesi.
Kurak adada ahşap balkonlu evlere baktığınızda buranın üst sınıf mensuplarına
ait olduğunu anlıyorsunuz.
Adada yeşil aramayın;
Floriana bölgesi dışında rastlamanıza imkan yok. Yine de Kuzey Kıbrıs bölgesiyle eşdeğer Malta'ya gitmek, Akdenizlilik ruhumuzun okşanması bakımından önemli sayılır.
Bir kere Türkiye'den vize almıyorlar, dahası orayla tarihsel bağlarımız var. Türk aydınları Malta'ya sürgüne gönderilmişti. Ve ta ilk başlarda St. John şövalyeleri adayı Osmanlı'dan almıştı...



NERELER GÖRÜLÜR?
Çok küçük bir ada olan Malta'ya dört günlük bir seyahat, etrafı görmek için yeterli. Tabii Türkler için en önemli atraksiyon, sürgünlerin kaldığı zindanları görmek. Ayrıca çeşitli filmlerin setleri de olmuş Malta. Mesela Gozo'da Popeye filminin seti var. Başkent Valetta'da ise Gladiator filminin dövüş sahneleri çekilmiş. İlginç bir nokta da Geceyarısı Ekspresi'ndeki zindanların, zamanında Türklerin yaptığı Malta'daki hapishaneler olması. Adanın işkence müzesi tarihi şehir Mdina'da. Valetta'da ise muhteşem bir kilise var.


Gelenek-görenek
Ada kilise dolu. Dinlerine o kadar bağlı ki Malta halkı, boşanmaları bile yasak. Tabii kilisenin onayı olmaksızın ayrılan, başka insanlarla yaşayanlar var. Ama dinen vacip değil yaptıkları. Kiliseyle kurulan yakın ilişkinin sonucu olarak Malta'da her şey ama her şey kutsanıyor. Bir pazar günü, kilisenin önünde halk hayvanlarını kutsamak için sıraya girmiş bekliyor. Başpiskopos da kaplumbağa, at, köpek, keçi, yılan ayrımı yapmaksızın bütün hayvanlara su döküp onları kutsuyor. Malta'da kutsanmanın karşılığı korunma, kötülüklere karşı bir önlem... Belli dönemlerde motosikletler de kutsanıyor. En ilginç olaylardan biri her sene rahiplerin ev ev dolaşıp binaları kutsamaları. Her ev ziyaretinde gelenekten dolayı bir kadeh viski ikram edilen rahip, doğal olarak akşama kadar ayık kalamadığı
için artık gelmeden önce "Hiçbir şey ikram etmeyin," diye uyarıyormuş.


Ne zaman gİdİlİr?
Birçok tur rehberi nisan ve eylül aylarının Malta için en uygun mevsim olduğunda hemfikir. Hem yazın o boğucu sıcağı başlamamış oluyor hem de yağmurlar diniyor.


GL Hareket
Adada gay ve lezbiyen hareketi de kendini yavaş yavaş dışa vurmaya başlamış. Barlar sokağının hemen bitiminde, üst katta internet kafe olarak da faaliyet gösteren Lady Godiva, şimdilik tek alternatif mekan olma özelliğini koruyor. Adanın en güzel semtlerinden Floriana'daki Tom Bar da bilenlerin gittiği bir yer. Tek dezavantajı, Floriana gibi geceleri ölü bir yerde olması.


NasIl gİdİlİr?
Malta Havayolları'nın İstanbul'dan adaya uçuşu var. Uçak saatleri sabahın çok erken vakitlerine denk gelip uykunuzu bölebiliyor,
bir de Bulgaristan'a uğramak ve oradan da otobüs misali yolcu toplamak zorunda kalabiliyorsunuz gidişte.


MİMARİ
Malta'da genellikle alçak, İsrail ya da Mardin'de de benzerini görebileceğiniz evler var. Öte yandan tam da adanın ucuna bir gökdelen dikmişler. İş merkezi ve otel olarak işliyor. Genel dokuya tamamen ters bu bina, adada bizim Gökkafes'e benzer bir etki yaratmış. Birçok protesto yapılmış. Kısacası: O binaya gitmiyoruz!


Ne yenİr, ne İçİlİr?
Gece bara gitmekten hoşlanmayanlar için Malta'da siyasi bir ikilem var: Her semtin kendine ait İşçi ve Milliyetçi Parti lokalleri bulunuyor. İsteyen gidiyor ama fazla beklentiyle değil. Adanın yerel yemeği tavşan eti. Birçok salaş lokantada bulmak mümkün. Mönülerdeki İtalyan etkisi de gözden kaçar gibi değil. Ancak fiyatlar ekonomik krizimiz göz önüne alındığında 'astronomik' payesini hak ediyor. Bir Malta Lirası, 2.5 Amerikan Doları'na eşit. Sıradan bir öğle yemeği için 8 ML'yi gözden çıkarmalısınız. Ama tabii adım başı fast-food lokantaları ve TGI Fridays gibi Amerikan restoran zincirleri
mevcut. Muhteşem şaraplara, deniz mahsullerine tav olmazsanız!


Gece hayatı
Malta'nın gençleri din-inanç-gelenek gibi bağlara aldırmaksızın kendi yollarında ilerliyor. Bay Street ve St. Julian civarına konuşlanan alışveriş merkezi ve barlar, özellikle hafta sonu sabahın ilerleyen saatlerine kadar işliyor. Yeni açılan Axis dışında hiçbir kulübe kapıda ücret vererek girilmiyor. Kulüpler arasında isimleri bize tanıdık yerler var: Havana, Babylon gibi... Rock için Alley ideal. Havana ise üç ayrı bölümden oluşuyor; üst katta popüler pop şarkıları, aşağıda ise daha bilinmeyen parçalar çalınıyor. Havana'nın bir de ağır techno müziği çalan bölümü var. Malta gençliğinin kalbinin attığı kulüp burası. Ama en prestijli yer Places. Her hafta sonu adanın en ünlü DJ'leri performanslarını sergiliyor. Bu arada, Malta'da en popüler şarkılardan birinin hâlâ Tarkan'ın Şımarık'ı olduğunu unutmamalı...