'Şimdiye kadar yaptığım filmler için özür dilerim'

'Şimdiye kadar yaptığım filmler için özür dilerim'
'Şimdiye kadar yaptığım filmler için özür dilerim'
Emek sinemasının yıkılmasını protesto edenlere yapılan sert müdahaleye tepkiler sürüyor. Sanatçı Derya Alabora, "Bir ülkenin sanatını oluşturan insanlar böcekler gibi gazlanıyorsa, ben özür dilemek istiyorum şimdiye kadar yaptığım filmler için, oyunlar için..." diyor.

Emek sinemasının yıkılmasına ve yıkılmasını protesto edenlere yapılan sert müdahaleye tepkiler büyüyor. Sinemacıların yorumları şöyle:

Derya Alabora (Oyuncu)
Türk sineması gazlanıyor. Niye? Sinemamızı yıktırmak istemiyoruz. Anılarımıza sahip çıkıyoruz. Peki onlar ne yapıyorlar? Uluslararası bir jürinin gırtlağını sıkıp tutukluyorlar. Bizim isteklerimizin hiçbir önemi yoksa, bir ülkenin sinemasını, tiyatrosunu kısacası sanatını oluşturan insanların bir suçludan farkı yoksa, böcekler gibi gazlanıyorsa, ben özür dilemek istiyorum şimdiye kadar yaptığım filmler için, oyunlar için... Söz, bir daha yapmayacağım.

Necati Sönmez (Yönetmen)
Bu devletin koruma kurulu, kültür bakanlığı, belediyesi kadar polisiyle de Emek'i 'korumaya' ne denli kararlı olduğunu gördük. Tek talepleri Emek Sineması'nın yıkımına engel olmak olan ve bunu yüksek sesle dile getirmek için Emek sokağına girmek isteyen sinemaseverlere basınçlı su ve biberli gazla saldırarak Emek'in koruyacaklarına bizi ikna etmeye çalıştılar! Polis gücünün desteğiyle sinema salonu yıkmaya çalışan dünyada tek ülkeyiz herhalde. Madem yıkılmıyor, 'korunarak taşınıyor', madem endişe edecek bir şey yok, neden bu koruma işlemi şeffaf bir şekilde değil de demir kapılar ardında yürütülüyor? Neden bu koruma işlemi Emek Sineması dostlarından gizleniyor. Yeni Kültür ve Turizm Bakanı da, müteahhit ağzıyla taşıma mavalını okuyarak zekamızla alay etmeye devam ediyor. Yalanların yetmediği yerde polis şiddetine başvuruyorlar. Biz de bildiğimiz yöntemle, barışçı eylemlerle Emek'i ve ranta kurban edilmeye çalışılan diğer mekanlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Çünkü Emek kavgası, basit bir sinema salonu nostaljisi değildir; kamu malının gasp edilmesine karşı mücadele davasıdır.

Derya Durmaz (Oyuncu)Kentimizin - bizim, polisin, hepimizin - ‘korunması gereken kültür varlığı’ statüsündeki tarihi sineması yıkılmasın diye toplanmıştık. Elimizde ne taş vardı ne sopa. Vatandaşlık bilincinin yerleşmiş olduğu demokratik bir ülkede ‘vatandaş polis’, ‘vatandaş yerel yönetici’ ve ‘vatandaş protestocu’ bir uzlaşma noktası bulurdu. Ama onun yerine orantısız şiddet uygulamak, biber gazı ve tazzikli suyla saldırmak tercih edildi. çok acıklı...

Onur Ünlü (Yönetmen)
Biz sinemaya ilgili bir şeyler konuşmaya gelmiştik. Polis suyunu çıkardı. Sinemadan pek hoşlanmıyorlarsa demek...

Cengiz Bozkurt (Oyuncu)
7 Nisan sinemamızın 1 Mayıs’ı oldu, hepimize kutlu olsun!

İnan Temelkuran (Yönetmen)
Polisler en sevdikleri dizinin tekrar bölümünü izlediler, zorla izlettiler!