Sinema destekleri fazlasıyla geri dönüyor

Sinema destekleri fazlasıyla geri dönüyor
Sinema destekleri fazlasıyla geri dönüyor

'Üç Maymun', 200 bin Tl bakanlık desteği almıştı.

Kültür Bakanlığı'ndan 68.8 milyon TL destek alan 287 film, 100 milyon TL'den fazla gişe hasılatı elde etti. Üstelik buna Tv, DVD gelirleri dahil değil. Uluslararası prestij de cabası.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan ‘bize özgü’ tartışma biçimlerimiz var. Gelişmiş bütün ülkelerde devlet tarafından kültür sanat kurumlarının ve üretimlerinin desteklenmesi hem toplum hem de ilgili sektörler tarafından teşfik edilir. Bu alanda yapılan kesintiler sert eleştiriler alırken bizde tam tersi olabiliyor. Örneğin sinema sektöründen bir yapımcı çıkıp verilen destekleri eleştirebiliyor. Gerekçe ise hep aynı: “Zaten izlenmeyen sanat filmlerine veriyorlar.” Sinema Destekleme Kurulu üyesi, yapımcı Yamaç Okur’un sinemaya verilen desteklerle ilgili araştırmasına bakarak bazı yanlış algılamaları düzeltme şansını yakalayabiliriz.


Yamaç Okur’un 2004 yılında çıkarılan 5224 No.’lu Sinema Destek Yasası sonrasına dair verileri derlediği çalışmasında en çarpıcı ve yeni olanı, desteklenen filmlerin ürettikleri katma değerin, destek miktarının çok üzerinde olduğu gerçeğini ortaya koyması. En basit haliyle söylersek, basit bir ekonomik birim olarak kabul edeceğimiz ‘sinema sektörü’ne devlet tarafından verilen her destek, kendi katma değerini yaratarak sektörü daha da büyütmüş. Okur’un derlediği rakamlara göre 2004- 2012 yılları arasında 287 filme bakanlık tarafından 68.8 milyon TL’lik destek sağlanmış. Yaklaşık 13 milyon bilet kesilen bu filmler gişeye 100.5 milyon TL hasılat bırakmış. Yani verilen destek yaklaşık yüzde 50 oranında bir katma değer kazanmış. Üstelik bu rakama festivaller, özel gösterimler, TV satışları, DVD hakları gibi kalemler dahil değil. Ayrıca, bu filmlerin uluslararası fonlardan/yapımcılardan aldıkları desteklerin yine sektör içinde harcandığını belirtelim. Özellikle bu yasa çıktıktan sonra Türkiye ’de üretilen filmlerin sayı ve niteliğindeki artışa, bu filmlerin uluslararası festivallerde ve sinema çevrelerinde yarattığı prestijin sağladığı ‘tanıtım’ değerine girmiyorum bile.

‘Evet ama yetmez!

Söz sinema desteklerinden açılmışken Yamaç Okur, Radikal okurları için Avrupa ülkelerinde sinema desteklerinin ne durumda olduğunu ortaya koyan bir tablo daha hazırladı. Ayrıntılar sayfada yer alıyor. Ama birkaç çarpıcı örneği anmadan geçmeyelim. Örneğin 8.4 milyon nüfuslu Avusturya, 2013 yılında 24 filme tam 20 milyon euroluk bir destek sağlamış. Yani bir filme ortalama 350 bin euro. Norveç’in sağladığı 55 milyon euroluk desteği hayal olarak bir kenara not edelim ama Bulgaristan’daki 6.5 milyon euroluk kamu desteği canımızı sıkmasın mı? Türkiye’nin 2012 verilerine göre verilen destek 4.6 milyon euro civarında.
Sinema Destek Yasası’nın ülke sinemasına yaptığı katkı yadırganamaz. Ama yasanın geliştirilmeye muhtaç yönleriyle ilgili düzenlemelerin bir türlü hayata geçirilememesi, sinema kanununun Meclis koridorlarında kaybolup gitmesi, destekleme kurulunun belirsizlikler nedeniyle bu yıl ikinci toplantısını bir türlü yapamaması bakanlık desteğiyle çekilen filmlerin akıbeti konusunda sıkıntılar yaratıyor. Özellikle dağıtım ve salon sorunları konusunda bir kamu düzenlemesi ile bakanlığın, öncelik destek verdiği filmlerde olmak üzere, yerli yapımlara salonlarını açan işletmecileri teşvik etmesi, televizyonların yasadaki boşluktan yararlanarak yerli yapımlara yapımcı olma zorunluluğunu ‘diziler’ yerine filmleri tercih ederek kullanması ve yönetmene göre değil, yapımcıya göre bir destek sisteminin kurulması ilk aşamada ele alınması gereken konular.