'Sistemi içeriden eleştirmek daha dürüstçe'

'Sistemi içeriden eleştirmek daha dürüstçe'
'Sistemi içeriden eleştirmek daha dürüstçe'
Tiyatro Fora'nın 'reality show'ları eleştirdiği oyunu 'Bizim Ev'de hırslı ve güzel spiker Jennifer'ı canlandıran Bahar Şenbahar ile televizyon sektörünü iğneleyen oyunu konuştuk.
Haber: ECE ÇELİK / Arşivi

Tiyatroya başlama hikâyenizi dinleyebilir miyiz? 1980 Ankara doğumluyum. Ayrancı Ticaret Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra komşum Sebahat Nine’nin Anneler Günü’nü kutlamak üzere yaptığım bir ev ziyareti sırasında benim gibi Sebahat Nine’yi ziyarete gelen bir tiyatro sanatçısının teşvik etmesiyle tiyatro bölümünün özel yetenek sınavlarına hazırlanmaya karar verdim. 1997’de Ankara Sanat Tiyatrosu ile başladım ardından Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü kazandım 2006’da da mezun oldum. Çeşitli şehirlerde pek çok oyunda rol aldım.

‘Bizim Ev’ televizyon sektörünü eleştiren bir kara omedi. İlk okuduğunuzda ne düşündünüz?

Tiyatro Fora’ya oyunun yönetmeni Tufan Karabulut ile ‘Bizim Ev’ oyunundaki Jennifer karakteri için görüşmeye gittiğimde rol için yaklaşık iki aydır istedikleri niteliklere sahip birini bulamadıklarını söylediler. Teksti okuduktan sonra çok heyecanlandım ve “Bu oyunda oynamalıyım” dedim, hangi rolü oynayacağımın önemi yoktu. Pek çok karakter vardı; televizyon sektöründe çalışanlar, bu sektörde çalışan insanlar tarafından kullanılıp üzerlerinden para kazanılan insanlar, bütün bunlara seyirci kalan hatta ilgileri sayesinde belki de farkında olmadan bu sektörü destekleyen insanlar ve tabii ki doğruyu savunup sisteme karşı çıkacak kadar cesur insanlar... Yazarın olayları herkesin bakış açısından ayrı ayrı ele aldığını gördüm, her karakterin kendince haklı sebepleri var. Tek bir tarafa yüklenmemiş yazar, kararı da seyirciye bırakmış.

Hikâyenin Türkiye ile ortak yönleri olduğunu düşünüyor musunuz?

Oynadığım karakter herkesin hayran olduğu, gerçek haberler yapan, önemli şahıslarla röportajlar yapan bir haber spikeriyken, sistemin ve düzenin getirdiği zorunluluklar sonucunda ‘reality show’ sunuculuğu yapmaya mecbur kalan bir kadın. Türkiye’de medya sektöründe böyle kişiler hayli fazla.

Bir yandan siz de dizilerde oynayan biri olarak TV sektöründesiniz.

Theresa Rebeck, ‘Bizim Ev’in yazarı, aynı zamanda birçok dizinin senaristliğini ve bazılarının yapımcılığını üstlenmiş yani sektörden bir isim. Bazen içinde olduğunuz sistemi eleştirmek, dışardan bakıp eleştirmekten daha zor ama bir o kadar da dürüst ve objektif olabilir. Dışardan müdahale etmek pek mümkün olmayabilir ama içerde çabalayıp düzene karşı gelmek daha etkili olabilir. Oyunda eleştirilen ‘reality show’ programlarının örnekleri ülkemizde de var. Birçoğu, oyundaki gibi kurmaca, insanlar üstünden para kazanılan programlar. Ancak bunların faturasını televizyonun tamamına kesemeyiz bence. Seyirci önüne sunulan her şeyi izlemez, her zaman seçme hakkı vardır. Ülkemiz şartlarında her eve gazete giremiyor, her evde internet bulunmuyor, herkes sinemaya, tiyatroya gidemiyor ama her evde televizyon var. Doğru kullanıldığında televizyonun çok etkili olduğunu düşünüyorum.

Güzel olduğunuz için oyunculukta avantajlı olduğunuzu düşündünüz mü?

Güzel olmak değil önemli olan sonuçta oyuncuyuz, manken değiliz. Okulda sıkça söylenen cümlelerden biri “Bir oyuncunun enstrümanı vücududur.” Ben vücuduma dikkat ediyorum. Haftada beş gün sporumu yapıyorum, tango yapıyorum, sağlıklı besleniyorum ve gece hayatım yok denecek kadar az. Ama bu benim yaşam tarzım, bunun için kendimi zorlamıyorum, böyle yaşamaktan hoşlanıyorum. Bu da vücuduma yansıyor. Bir oyuncu güzel olmak zorunda değildir ama formuna ve görünümüne özen göstermelidir. Görsel bir iş yapıyoruz nihayetinde. Bu iş ortamında pek avantaj yaratmadı aksine genelde mobbing’e maruz kalıyorum. Ama sahne üzerinde elbette avantaj haline gelebiliyor. 

Çalışma hayatında kadın olmanın zorluklarından mı bahsediyorsunuz?

Sadece çalışma hayatında değil, Türkiye şartlarında kadın olmanın birçok zorluğu var. Ama her meslek dalında olduğu gibi oyunculukta da kadın olmanın getirdiği zorluklar var. Erkek egemen bir toplumda bir kadının mesleki anlamda ilerlemesi için kendinden ödün vermesi gerekebiliyor. Yeterince güçlüyseniz, kesinlikle ödün vermemeyi prensip edinirseniz hedefinize yavaş ama sağlam adımlarla ulaşırsınız. Ne iş yaptığımı söylediğimde bile insanlar bazen önyargılı davranabiliyor. Oyuncu deyince, insanların kafalarında gece hayatı olan, marjinal yaşayan, umursamaz bir insan portresi oluşuyor. Çok yanlış bir genelleme, bence her meslekte böyle yaşayan insanlar mevcut. Sadece oyuncular biraz daha göz önünde. Mesleki olarak yaşadığım zorluklar da oldu. Görünüşünüzle dikkat çekiyorsanız, işinizde disiplinli, çalışkan ve özenliyseniz göze batabiliyorsunuz.
‘Bizim Ev’ 3 Şubat Pazar saat 15.30’da, 10 Şubat’ta saat 19.00’da Kadıköy’deki Barış Manço Kültür Merkezi’nde izlenebilir.