Siyaseti 'harman'layan dergi

Beyoğlu Leman kafenin girişinde hafif uykulu bir sohbet; Yeni Harman dergisinin editörleri Murat Toklucu ve Serkan Seymen, ilk sayının yoğun hazırlık...
Haber: MEHMET TEZ / Arşivi

Beyoğlu Leman kafenin girişinde hafif uykulu bir sohbet; Yeni Harman dergisinin editörleri Murat Toklucu ve Serkan Seymen, ilk sayının yoğun hazırlık temposu içinde geceyi gündüzü birbirine karıştırmış, sabah çaylarını yüzlerindeki yastık izleriyle yudumlarken bir yandan da dergiyi anlatıyorlar. Her cümlenin ardından "Yahu röportaj ne zormuş be kardeşim. Şöyle çarpıcı bir demeç filan da veremedik," diye konuyu bölüyorlar, ama tabii Radikal'e bu durumlar sökmüyor. Küçük bir araştırma çarpıcı gerçekleri gün ışığına çıkarıyor. Şimdi durum şu: Serkan Seymen günde aralıksız 2.5 saat gibi yoğun bir çalışma temposuna girdiğinden oldukça yorgunmuş. Leman geleneğine uygun olarak Yeni Harman tayfasında da sabahlama, bürodaki koltukta uyuma gibi hadiseler sıradan sayılıyormuş. Beslenme konusunda hassas olan ekip köfte, piyaz, bira üçgeninde takılıyormuş (beslenmenin 'dream team'i yani).
Sohbet devam ederken ikinci parti çaylar, kahveler geliyor ve Yeni Harman muhabbeti şöyle başlıyor...
"Öyle biz arızayız, şöyle yazarız, böyle çizeriz gibi bir iddiamız yok," diyor Serkan. Tuncay Akgün'ün yayın yönetmenliğinde siyasi ve toplumsal meselelere tabiri caizse 'hınzır' bir yaklaşım getiren derginin adı nereden geliyor meselesine çok çalışmışlar, o yüzden önce onu anlatıyorlar. "Neoeklektik siyasi gazete diyemeyeceğimiz için adına Yeni Harman dedik, kısaca içinde mizah olan, röportaj olan, haber olan bir dergi bu, ayrıca Leman çizerleri de var..." Murat, bir Leman yayını olmasına rağmen sadece mizah dergisi olmadıklarının altını çiziyor, içinde mizah da olan ama ciddi bir dergi söz konusu olan. Peki bu ekip nasıl bir araya geldi, dergi fikri nasıl oluştu?
Tek kriter, iyi haber
"Biz Serkan'la Chivi.com'u yapıyorduk," diye anlatıyor Murat, "Max dergisinden oraya geçip bir erkek sitesi yapmaya başladık ama sonradan işler değişti, farklı bir yere gitti." 90'ların sonunda altın devrini yaşayan ancak krizle birlikte çöken internet yayıncılığının renkli adreslerinden Chivi.com kapandıktan sonra bir dergi yapmayı düşünmeye başlamışlar. "Leman'ın zaten bir dergi projesi vardı, Yeni Harman böyle oluştu."
Yeni Harman, Leman için de yeni bir dergi olacak, "Daha önce Öküz vardı ama o daha çok kültür sanat ağırlıklıydı. Bizim yapmaya çalıştığımız haber ve röportaj ağırlıklı, 16-20 sayfalık yoğun bir haftalık dergi," diye anlatıyor Murat. Okuyucu kitlesi de muhtemelen Leman okurları arasından olacak. Murat genç bir kitlenin dergiyi sahipleneceğini düşünüyor. Leman'da olmayan, Leman'ın söylemediği ne söyleyecekler okurlara? "Dünyaya bakışımız birbirine yakın ama aynı değil," diye yanıt veriyorlar, "medyada istediği gibi yazı yazamayan, bunun için olanak bulamayan insanlar var. Burada onların yazılarına yer vermek istiyoruz." Murat'a göre bağımsız bir medya kuruluşunda olmak belli bir özgürlüğü de beraberinde getiriyor. Peki çerçeveyi nasıl çizecekler? 'Bir otokontrol mekanizmanız var mı?' diye soruyorum. "Hayır bu anlamda bir sınırlama yok. Çıkan işin iyi olmasıyla ilgili kriterler var, her yazı ve görüş, 'insanlık düşmanı' olmadığı sürece dergide yer alabilir," diyor Murat.
Derginin ilk sayısında yine Türkiye'nin gündemindeki önemli başlıklar var, ama farklı bir bakış açısıyla. "Genç Parti diye bir vaka var mesela," diyor Murat, "Kimse bu konuda doğru dürüst fikrini söylemiyor. Yani tek doğru dürüst yazıyı bugüne kadar Fatih Altaylı yazdı. Herkes küçümsüyor, yok sayıyor. Kimdir bu parti, nasıl yükseldi?" Serkan devam ediyor,
"Azınlık sorunuyla ilgili meseleler var. Güneydoğu'dan düzenli yazılar olacak." Anadolu'daki pek çok yazar ve gazeteciden haberlerin geleceğini söylüyorlar. "Kıbrıs meselesi var mesela," diyor Serkan, "oraya gittiğiniz zaman görüyorsunuz ne durumda olduklarını. Bu konu bizi yakından ilgilendiriyor. Uyuşturucuyla ilgili bir dosyamız var. İstanbul Emniyeti'nin açıkladığı rakamlara göre her üç kişiden biri esrar içiyor. Yani bu durumu anlamaya çalışmak lazım. Görmezden gelinemeyecek bir şey. Bir erotik-porno film sektörü var mesela Türkiye'de." Murat eskiden Taraftar dergisini yapan ekip olarak futbol ve taraftarlarla ilgili konulara da çokça yer vereceklerini söylüyor. "Bugün taraftarlık, basında çıkan klişe haberlerin çok ötesinde bir yerde. Her şey çok değişti, bunu anlatmak gerekiyor. İnsanlar maça gitmeye korkuyor ama aslında taraftarlar arasında sorun yok. Döner bıçağıyla maça giden de yok. Biz üç büyük takımın taraftarlarını buluşturacağız. Kulüplere gidip yetkililerle konuşacağız."
Sohbetin sonuna geliniyor. Murat, sonuç olarak şunu söylüyor: "Türkiye'de Yeni Gündem, ilk zamanların Nokta'sı, Sokak, Ekspress, Öküz gibi arşivlik dergiler yayımlandı. Biz de ilerde bu listeye eklenebilecek arşivlik bir dergi yapmak istiyoruz," diyor. Yani 'bizim olayımız budur, ayrıca uykumuz geliyor, yeter!' demek istiyor. İkiliyi sokağa çıkarıyoruz, fotoğraflarını çekiyor, azat ediyoruz. Kendilerine başarılar diliyoruz.



Üç soruda Yenİ Harman
Büyük medya ile Leman arasındaki fark nedir?
Daha özgür olacağımız kesin. Öte taraftan büyük medyaya göre daha mütevazı teknik olanaklarla çalışıyoruz. Bunu "Ne kadar amatör ruhlu insanlarız, süperiz," demek için söylemiyorum. Keşke o imkanlar olsa elimizde...
Bir de alt katımızda Leman Cafe var, çalışanlar birayı bedava içebiliyor. Plaza barlarında böyle değildi. En güzel tarafı bu...
'Arıza' bir dergi misiniz?
Arıza bir dergiyiz, şöyle yazıcaz, böyle çizicez diye bir şey yok. Savaşa girmek zorundayız diyen ruh hastası parti liderleri, kanı önderleri varken bundan büyük arıza mı olur?
İlk sayıda neler var?
Derbi savaşının perde arkası, Mihri Belli röportajı, polis şiirleri, Kıbrıs'taki Afrikalılar, Zapçının seyir defteri ve daha neler neler...