Size 2100 yılı için iki iyi, iki kötü haberimiz var

Size 2100 yılı için iki iyi, iki kötü haberimiz var
Size 2100 yılı için iki iyi, iki kötü haberimiz var

Karanlık tabloda sel gibi doğal afetler var...

New Scientist dergisi, 2100'de insanların çaba ve tercihlerine göre, dünyanın nasıl olacağına ilişkin, uzmanların görüşlerini ve enerji modellerini göz önüne alarak dört senaryo geliştirdi. En pembe senaryo CO2'nin düşüşte olduğu bir tablo çizerken en karanlık tabloda doğal afetler var...

1. Senaryo/CO2 azalacak: İlk ve iyimser senaryoya göre, bugün yaklaşık 7,1 milyar nüfuslu, atmosferdeki karbondioksit (CO2) oranı milyonda 400 parçacık (400 ppm) olan dünyada yaşayanların sayısı 2100’de 9 milyara çıkacak. CO2 oranı ise 400 ppmye inecek. Bu ‘pembe tabloya’ göre teknolojideki ilerlemeler, yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması, çabalar ve birçok konuda bilincin artması sayesinde, okyanuslardaki asitleşme hızı yavaşlayacak ve CO2 azalacak.

2. Senaryo/Kurtarıcımız teknoloji olacak: İkinci senaryoya göre, iklime ilişkin tehditler çok ciddiye alınmasa da teknolojideki gelişmeler dünyayı ayakta tutacak. Bu senaryo, 2100’de dünya nüfusunun 8,5 milyar ve CO2 oranının 500 ppm olacağını öngörüyor. Bu durumda yenilenebilir ve nükleer enerjinin egemen olduğu, insanların daha az et yediği, dolasıyla gaz emisyonunun nispeten azaldığı, kentlerin daha toplu halde olduğu, toplu taşıma ağının son derece iyi çalıştığı bir dünya hayali kuruluyor.

3. Senaryo/Pek bir değişiklik olmayacak: Sera etkisine yol açan gazlar yüzyılın sonuna kadar azaltılamayacak. Dünya nüfusu 2100’de 9,5 milyara ve CO2 oranı 650 ppmye çıkacak. Bu durumda da fosil yakıtlara bağımlılık azalmayacak; tüketim, seyahat, çocuk sayısı gibi yaşam tarzlarında çok değişiklik olmayacak. Petrol tüketimi azalsa da sıcaklık ve denizlerin seviyesindeki artış artmaya devam edecek.

4. Senaryo/Nefes almak bile zorlaşacak: Karamsar son senaryoya göre de dünya nüfusu 12,5 milyara, CO2 oranı 950 ppm’ye çıkacak. İnsanlar bugünkünden çok daha fazla et tüketecek, yenilenebilir enerji yatırımları yetersiz kalacak, birçok bölgede CO2’in artması nedeniyle nefes almak güçleşecek, biyoçeşitliliğin azalması nedeniyle ekosistemin dengesi bozulacak, seller ve kuraklık daha sık meydana gelecek ve kutuplar artık buzla kaplı olmayacak.
Hükümetlerarası iklim uzmanları grubu (GIEC) uzmanlarından Christian Gollier’nin düşüncesine göre, ikinci senaryo için çok fazla fekakarlık ve çalışma gerekiyor. Gollier üçüncü senaryoyu en olası görüyor.

GIEC, geçen ay yayımladığı beşinci raporunda, 2100’e kadar Dünya’da ortalama sıcaklığın 0,3-4,8 derece artacağını açıklamıştı. (aa)