Sizi Amerikanlaştırabilir miyiz?

Son dönemlerde Hollywood'un belli bir tıkanma içinde olduğu gerçeği, gün geçtikçe kendini daha fazla gösteriyor.
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Son dönemlerde Hollywood'un belli bir tıkanma içinde olduğu gerçeği, gün geçtikçe kendini daha fazla gösteriyor. Özellikle büyük stüdyoların içinde bulundukları 'yeni proje' sıkıntısı, sinemanın başkentinde kısmi bunalımların yaşanmasına neden oluyor. 'Özgün' çalışmaların her yıl biraz daha ve önüne geçilemeyecek biçimde azalmasının yarattığı 'arayış', beraberinde
'yeni gibi' görünen projelerin ortaya çıkmasını getiriyor.
Bir zamanlar kartaldı
Edebiyat uyarlamalarıyla birlikte, yeniden çevrim geleneği de Hollywood yapımcılarının can simitlerinden biri haline geldi son zamanlarda. Geçmişin tozlu sayfalarında kalmış 'iyi ya da kötü' birçok filmin yeniden çevrimi yapılmaya başlandı. Bir zamanlar kartal olan filmler, tüccar yapımcıların elinde yerlerde sürünmeye, adeta dilenmeye başladı. Ancak iki elin parmaklarını geçmeyecek oranda filmde başarı sağlanabildi bu alanda.
Bu aşamada, isterseniz Avrupa filmlerinin Amerikan çevrimlerinin tarihçesine bir göz atalım ve nerelerden bu noktalara ulaşıldığını örneklerle somutlayalım... Amerikan sineması, başlangıcından bu yana Avrupa sinemasının çarpıcı örneklerine öykünmekten, taklitler çıkarmaktan geri durmayan bir sistem benimsemiştir.
Özellikle Alman Dışavurumculuğu'nun çağının ötesine taşan filmleri, 1940'lar Amerika'sının 'esin kaynakları' arasında yer alır.
Ama gerçek anlamda yeniden çevrimler, 1950'lerle birlikte kimliğini bulmaya başlar. Adı her daim gerilimle anılan
İngiliz sinemacı Alfred Hitchcock,
İngiltere'de çektiği The Man Who Knew Too Much / Çok Şey Bilen Adam'ın (1934) daha parlak ama kof bir Amerikan çevrimini 1956'da yine kendisi gerçekleştirir. Marlene Dietrich'in, Almanya'dan Hollywood'a taşınmasına vesile olan Josef von Sternberg filmi Der Blaue Engel / Mavi Melek (1930) de Amerika'nın ışıltılı dünyasına uyarlanmaktan kurtulamaz. Edward Dmytryk tarafından çekilen The Blue Angel (1959) da ne yazık ki ilkinin düzeyine erişme başarısını gösteremez. 1960'lar ve 1970'lerde de varlığını hissettirir Avrupalı yeniden çevrimler. Ve geliriz bu durumun yavaş yavaş 'belirleyici' olmaya başladığı 1980'lere. Yeni Dalga'nın asi yönetmeni JeanLuc Godard'ın ilk filmi ve başyapıtı A Bout de Souffle / Serseri Âşıklar (1960), 1983'te Jim McBride elinde Breathless / Nefes Nefese'ye, yani adeta maymuna döner.
Birkaç yıl beklemek yetiyor
1990'larsa, Hollywood yapımcılarının iyiden iyiye Avrupa sinemasına el attığı yıllar olarak sinema tarihine geçer. Artık orijinal filmlerin üzerinden yıllar geçmesi beklenmemektir bu dönemlerde. Birkaç yıllık 'ayarlamalar' yeterli görünmektedir. La Chävre / Keçi (1981) adlı Fransız komedisi, Martin Short ve Danny Glover'lı Pure Luck / Kör Talih'e (1991) dönüşürken, Luc Besson'un çarpıcı filmi Nikita'yı (1990) Point of No Return / Suikastçı (1993) adıyla görürüz. Gerard Depardieu ve Nathalie Baye faktörleriyle başarıya ulaşan Le Retour de Martin Guerre / Martin Guerre'in Dönüşü (1982), Richard Gere ve Jodie Foster'lı Sommersby / Yıllar Sonra (1993) haline gelir.
Değişen bir şey yok
Gerçek anlamda bir yeniden çevrim değilse de, Chris Marker'ın La Jetée'sinden (1962) esinle Terry Gilliam tarafından Amerikanlaştırılan Twelve Monkeys / 12 Maymun'u (1995) da bu kategoriye koymak mümkün. Öte yandan ikinci bir Clouzot filminin, Les Diaboliques / Şeytan Ruhlu
İnsanlar'ın (1954) Diabolique / Şeytanca (1996) adıyla yeniden çevrildiğine de tanık oluruz bu yıllarda.
Bu hızla 2000'li yıllara konuk oluruz ve bu alanda pek de değişen bir şey olmadığını görürüz. Michael Caine'li polisiye başyapıt Get Carter (1971), Sylvester Stallone'lu bir 'zavallı' olur: Get Carter / Yüzleşme (2000)... İki haftadır gösterimde olan Cameron Crowe filmi Vanilla Sky da bu tür yeniden çevrimlerden biridir. İspanyol sinemasından Alejandro Amenebar'ın Abre los Ojos / Aç Gözünü'sü (1997), Tom Cruise ve Penelope Cruz aşkını da belgeleme işlevi görür. Bu hafta gösterime giren Just Visiting / Çılgın Konuklar ise Avrupalı yeniden çevrimlerde bir 'devrim' yapar. 1993 yapımı Fransız komedisi Les Visiteurs / Misafirler'in Amerikan uyarlaması olan filmin özelliği, yönetmeni ve başrol oyuncularını aynen ABD'ye taşımasıdır.
Şimdilerdeyse fazlasıyla merak ettiğimiz
bir yeniden çevrimin çekimleri sürüyor. Following / Takip ve Memento / Akıl Defteri'nin genç ustası Christopher Nolan, 1997 yapımı Norveç filmi Insomnia'yı aynı adla ve Al Pacino'yla çekme uğraşı içinde.
Son söz olarak şunu söyleyebiliriz: Hollywood'un 'alıştıra alıştıra' başladığı Avrupa filmlerini Amerika'ya uyarlama kaygıları, son zamanlarda giderek yoğunlaşmaya ve daha çok ses getirmeye başladı. Bunu, Avrupa'daki yaratıcılık mefhumunun Amerika'dan önlerde olduğu yolunda yorumlayabiliriz sanıyorum...



'Apartma'nın sonu yok!
İşte, 'Amerikanlaştırma' işlemine birkaç örnek daha:
  • Trois Hommes et un Coffin / Üç Adam, Bir Beşik (1985) - Three Man and a Baby / Üç Adam ve Bir Bebek (1987)
  • Cousine (1975) - Cousins / Kuzenler (1989)
  • Spoorloos (1988) - The Vanishing / Kayboluş (1993)
  • Mon Pere, ce Heros / Kahraman Babam (1991) - My Father the Hero / Kıskanç Babam (1994)
  • Les Choses de la Vie / Hayat Bağları (1969) - Intersection / Kesişme (1994)
  • La Totale! / O Yalan, Bu Yalan (1991) - True Lies / Gerçek Yalanlar (1994)
  • L'Evenement le Plus Important Dequis que L'Homme a Marche Sur la Lune / Kocam Hamile (1973) - Junior / Ufaklık (1994)
  • Shichinin no Samurai / Yedi Samuray (1954) - The Magnificent Seven / 7 Silahşorlar (1960)
  • Un Elephant ça Trompe Enormement / Damdaki Çapkın (1977) - The Woman in Red / Kırmızılı Kadın (1984)
  • Le Grand Blond avec une Chaussure Noire / Siyah Ayakkabılı Sarışın (1972) - The Man with One Red Shoe / Kırmızı Ayakkabılı Adam (1985)
  • Et Dieu... Crea la Femme / Ve Allah Kadını Yarattı (1957) - And God Created Woman / Ve Tanrı Kadını Yarattı (1987)
  • La Cage aux Folles / Çılgınlar Kulübü (1978) - The Birdcage / Kuş Kafesi (1996)
  • Les Comperes (1983) - Fathers' Day / Sürpriz Babalar (1997)
  • Der Himmel über Berlin / Berlin Üzerindeki Gökyüzü (1987)-City of Angels / Melekler Şehri (1998)