Sonrasında her şey değişti

Sonrasında her şey değişti
Sonrasında her şey değişti
Kurt Cobain'in ölümünün üzerinden 20 yıl geçti. Gençlik idolü Cobain'i, grubu Nirvana'nın başyapıtı 'Nevermind'la yaşıt müzik yazarımız Asya Robins anlatıyor.
Haber: ASYA ROBINS / Arşivi

Kurt Cobain'in hakkını verecek bir yazı yazmak kolay değil. Müthiş karmaşık bir kişilik ve dahi bir yeteneğin neresinden başlanır, nasıl geliştirilir ve neden sonlandırılır ki? Amerikan alternatif-grunge müziğinin liderlerinden Nirvana grubunun solisti Kurt Cobain'in bugün 20. ölüm yıldönümü ve üstünden iki asır geçse de ismi söylendiğinde tüyler ürperir ve dikkatler kesilir. Peki bu grunge kültürü nereden geldi, Kurt Cobain ve Nirvana onu nasıl yaşadı ve sonunda nasıl bitti? 1985 sonrası ve 90'ların başı Amerikan alternatif müzik adına hem büyük bir başlangıç hem de ölümcül bir son oldu. Washington eyaletinin Seattle şehrinde 80'lerde gizlice doğan bu grunge akımı, 70'lerin rock müziğinin gösterişliğine karşı bir tepki olarak çıkan punk-metal etkileşimli bir akımdı. Grunge'ın ayırt edici özellikleri; çarpıtılmış elektro gitar tınıları, endişe dolu sözler, şarkı boyunca ciddi iniş çıkışlar ve gürleyen sesler. Pek çok ufak grup bu dönemde hali hazırda grunge müzik yapıyordu zaten ama rağbet görmüyorlardı. Çoğu radyo istasyonu popüler müziği takip ederken sadece sayılı kanallar alternatif müziğe değer veriyordu. Grunge yapanlar, yırtık fanilamsı tişörtler ve yırtık jean'ler giyen birkaç tanınmayan gençten ibaretti. Ta ki bir gün Nirvana gelene kadar. Prodüktör Jack Endino'nun anlattığına göre Kurt Cobain ve arkadaşları isimsiz bir grup olarak karşısına çıktı ve kasetlerini verdi. Kaset 10. şarkıda, paraları o kadarına yettiği için şarkının ortasında bitiyordu ama Endino kaseti Sub Pop Records'ta çalınca aldığı tepkiler müthişti. "İlk şarkının ortasındaydım ve birden Kurt bağırmaya başladı, inanılmazdı" diyor Sub Pop Records'dan Jon Poneman. Böylece Nirvana fenomeni başlamıştı. Ben doğduğumda, 1991 yılında Nirvana 'Nevermind' albümünü çıkarmıştı. Henüz bilinçsiz bir bebekken dünyanın öbür ucunun sallandığını bilmiyordum ne yazık ki. Gerçekten de sallanıyordu. Dönemin bütün gençleri 'Smells Like Teen Spirit'i çığırıyor, 'Nevermind' albümü milyonlarca satılıyor ve arkadaş grubu isimsiz bir amatör topluluk olmaktan çıkıp Nirvana olarak bütün listelerde bir numaraya yerleşiyordu. Seattle izole bir şehir olmaktan çıkıp bir sanat merkezine dönüşmüş, grunge'ın beşiği olmuştu. Alternatif müzik çalan radyo istasyonlarının sayısı yüzlere ulaşmış, Kurt Cobain de X jenerasyonunun temsilcisi haline gelmişti. The Guardian'ın isabetli tanımına başvurursak; "Kurt Cobain o dönemlerde Oz Büyücüsü gibiydi". Dışarıdan bakan çoğu kişi için tüm bu gelişmeler, ömür boyu mutluluğa yeter ama Cobain bir istisna. Gençliğinde aile sorunları yaşadıktan sonra bütün sosyal hayatı zedelenmişti. Arkadaş edinmekte zorlanır, insanlarla sık sık kavga ederdi. Geriye bıraktığı intihar mektubunda insanları ne kadar çok sevdiğini ama zamanla bu sevginin bir şekilde nefrete dönüştüğünü anlatıyor. Bu nefret ve sinir de bir şekilde bütün müziklerine kendini akıtıyordu. 93'te Jon Savage ile yaptığı bir röportajda karnının en derininde bir öfke hissettiğini, karnından şarkı söylediği için de bu öfkenin her daim ortaya çıktığını söylüyordu. Bu öfkeye bir de hastalıkları yüzünden çektiği acı eşlik edince hayat Cobain için iyice zorlaşmıştı. 1992 yılında Courtney Love ile birlikte Frances Bean Cobain adlı kızları oldu. Vanity Fair'e 92 yılında verdiği bir röportajda hamile olduğunu bilmeyerek uyuşturucu kullandığını söyleyen Love ve kocası Cobain için o dönemlerde kötü ve sorumsuz ebeveyn damgası vuruldu. İkisinin arasındaki dramatik medyatik aşkın meyvesi, onların o dönemde üstesinden gelemeyeceği bir yüke dönüşmüştü. Günümüzde 21 yaşında olan Frances, sanat okulunda eğitim görüyor, sergiler açıyor ve bir yandan mankenlik yapıyor. Yaşadığı depresyon ve uyuşturucu bağımlılığı yüzünden gördüğü ilgiden ve oluşturduğu sansasyondan bir türlü zevk alamayan Cobain, 5 Nisan 1994 yılında, daha 27 yaşındayken intihar etti. 27'ler kulübünün yeni üyesi oldu. Üstünden 20 yıl ve binlerce grup geldi geçti. Seattle grunge'ın merkezi olma misyonunu az da olsa devam ettirdi. Nirvana'nın bitimiyle 1999'da Napster'la online müzik devri başladı. O dönemin müzisyenleri ve prodüktörleri bu devrin başlamasıyla bir daha hiçbir şeyin aynı olmadığını söylüyordu. Müziğin biricikliği grunge akımının başarısı için çok önemliydi. O dönemlerde müzik dinlemek için insanların biraz çaba ve para sarf etmesi gerekiyordu, insanlar müziğe daha çok değer veriyordu ve günümüze kıyasla müzik miktarı daha azdı. Nirvana'nın hayranları da onları böyle bir tutkuyla seviyor ve dinliyordu. Ben müziğe zor ulaşıldığı döneme yetiştim, kasetçalarımda müzik dinlemenin keyfini biliyorum ve keşke yine o dönemdeki değeri verebilsek müziğe diyorum. Belki de Nirvana'nın, Kurt Cobain'in o zamana ait kalması onları daha da özel kılıyor bizim için. Bir zaman diliminin içinde bir yandan hapsolmuş, bir yandan da ebediyen yaşayacak grunge ustasını her daim kalbimizde taşıyoruz.