Sorumlusu medya mı?

Sorumlusu medya mı?
Sorumlusu medya mı?
Gençlik dizilerinin aranan ismi, ünlü oyuncu Arda Kural zor günler yaşıyor. Peki intihara kalkıştığı söylenen Kural'ın bu zor günlerinin nedeni sadece medya mı?
Haber: Alpbuğra Bahadır Gültekin - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

Milenyuma girdiğimiz o günlerde, ‘Eyvah Kızım Büyüdü’ dizisindeki rolüyle tanıdık onu. Leonardo di Caprio’ya olan benzerliği akıllara kazınmasındaki en büyük sebepti belki de. Sonra pek çok gençlik dizisinde rol aldı, ikinci çıkışını 2005’te ‘Emret Komutanım’da yaptı. Ardından derin bir sessizliğe büründü, ortalarda görünmez oldu. Ama en son Menemen Olayı’nın Kubilay’ı olarak rastladık ona...
Bir dönem ekranların aranan oyuncusu Arda Kural şimdilerde zor günler geçiriyor. En son ‘şizofreni’ tanısı nedeniyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören, geçenlerde de taburcu olan Kural’ın, önceki gün intihara kalkıştığı iddia edildi. Annesi bu haberi yalanladı ama akıllarda soru işaretleri kaldı. Kamuoyu bu zor günlerin sebebi olarak medyayı görürken, sürekli kamera önünde olan oyuncunun yaşadıklarını hem televizyon eleştirmenimize hem de psikiyatrımıza sorduk.
Tayfun Atay (TV Eleştirmeni): Kimlerin hayatı didik didik edilmedi ki? Doğmamış çocuğa kamera yöneltmeler mi istersiniz (Hülya Avşar olayı), ölümün kıyısından dönüp dirilişleri şova katık etmek mi (Ebru Gündeş olayı). Mesele şu: Medya , mikrobik bir alandır. İçerisinde para var, meşhurluk var, ticaret var, kitlesel ilgi var, rekabet var, arzu var, hınç var. Böyle bir alana kolay enfekte oluyorsan, yani bünyen hemencecik mikrop kapmaya elverişliyse girmeyeceksin. Giriyorsan, bağışıklığın güçlü olacak. Alandaki herkes için söz konusu bu. Kameranın parlak yüzü kadar karanlık yüzü de var. Bir şöhret her iki yüz tarafından da takip altındadır. Bu, medyanın kabahati değil tabiatı.
Alper Hasanoğlu (Psikiyatr): Şizofreni çok ciddi bir beyin hastalığıdır ve intihar riski de çok fazladır. Medya, bir kişiyi tek başına intihara sevk edemez. Çünkü insanın kendini öldürmek istemesi, hayattan vazgeçmesi çok ciddi bir karar sonucu ortaya çıkar. Medyanın oyuncuyu takip etmesi, onun kendisiyle olan imajını değiştirmiş olsa bile, bu bir intihar girişimine sebep olmaz. Şizofreni teşhisi doğruysa eğer, bu girişim hastalığın sebep olduğu bir olaydır. Eğer oyuncunun tedavi edilmesi gerekiyorsa, buna doktorlar karar vermeli. Eğer intihar riski varsa taburcu edilmemesi, tedavisine devam edilmesi gerekli. Ben Bakırköy’deki meslektaşlarımı da suçlamak istemem ama acaba erken mi taburcu edildi? Çünkü bazen şizofren bir hasta intihar eğilimini saklayıp, durumunu kimseye söylemeyebilir ve hastaneden çıktığında kendini öldürebilir.