Söz yurtlarda: Başbakan gelsin de bir akşam kalsın bakalım!

Söz yurtlarda: Başbakan gelsin de bir akşam kalsın bakalım!
Söz yurtlarda: Başbakan gelsin de bir akşam kalsın bakalım!
Haber: ESRA ÜLKAR / Arşivi

“Öğrencilerin dikkatine! Akşam 9’dan sonra katlarda gürültü yapılmaması, pencere kenarlarına yiyecek bırakılmaması önemle duyurulur.” Bu ve bunun gibi anonsları devlet yurtlarında kalan herkes bilir ve herkesin eve çıkmayı hayal etmesi de bu yüzdendir. Öğrencilerin ‘eve çıkma’ hayalinin arkasında birinciliği yurda giriş saati alır. Son giriş saati 23.00 olunca mesela konsere gitmeniz, gidince sonuna kadar kalmanız imkânsızdır. Odanızda su ısıtıcısı bulunduramadığınız için sabaha kadar ders çalışırken kahve yapamazsınız. Dersleri akşam 9’da, 10’da biten ikinci öğretim öğrencisi iseniz akşam yemeklerini kaçırır, geç saatte karnınız acıksa kantin kapandığı için bisküviye talim edersiniz. Televizyonda istediğiniz programı izleyemezsiniz, aynı odada kaldığınız insanları seçemezsiniz... Evet; yurtlar ucuzdur, güvenlidir ama evin yerini tutamaz. En fazla farklı şehirlerden gelmiş gençlere, arkadaş edinene, çevreyi tanıyana kadar barınacağı bir liman görevi üstlenir diyelim.
Başbakan Erdoğan ’ın açıklamaları şu sıralar yurtlarda da birinci gündem. Eve çıkma planları yapanlar rahatsız. Ailelerin kafasında öğrenci evleriyle ilgili farklı bir algının oluştuğunu düşünüyorlar. Bir başka tedirginlik de öğrenciye ev vermeyen ev sahiplerinin artması ihtimali. Kredi Yurtlar Kurumu kız öğrenci yurtlarında kalan öğrencilerle konuştuk.
Derya Ülkar (İÜ Felsefe): Başbakan’ın muhafazakâr biri olduğunu göz önünde bulundurarak böyle düşünmesini anlayabiliyorum ancak o da bunun kendi görüşünden başka bir şey olmadığını anlamalı. Manevi olarak bir erkekle bir kızın çok iyi arkadaş olabileceklerini de anlamalı. Maddi olarak bugün bir ev kirası ödemenin ne denli zor olduğunu da anlamalı.
Demet Korkut (İÜ İktisat): Bir odayı birkaç kişiyle paylaşmak çok zor. Ben sabaha kadar oturmak isterim ama ışık kapanmak zorunda. Telefonla konuşurken dışarı çıkmak zorundayım. Seste uyuyamayan arkadaşım var ama o da uyumak zorunda. Evden kopup yurda gelmek beni zaten çok zorladı. Aile evinin yerini tutmasa da öğrenci evi yurttan çok daha iyidir.
Merve Marangoz (İÜ Matematik): Başbakan’ın açıklamalarından sonra öğrenci evleriyle ilgili farklı bir algının oluştuğunu düşünüyorum. Ailem burada güvende olduğumu biliyor ama nasıl yaşadığımı görmüyor ki. Bu açıklamalarla öğrenci evleri konusunda ailelerin kafasında farklı bir algı oluşturuluyor. Eve çıkınca kuzenim de gelebilir, erkek kardeşim de... İhbar edecek insan nereden bilecek sevgilim mi kardeşim mi? Ona göre ihbar edeceğim diye sormayacak ya! Başbakan bir akşam gelsin de kalsın yurtta. Bakalım kalabilecek mi?
Ada Körükçü (İÜ Turizm): Yurtta bir dolap, bir yatağımız var. Yatağın üzerinde yaşıyoruz. Dört kişiyiz bir odada. Bizimki en iyisi; sekiz kişi, on kişi aynı odada kalanlar var. Etüt odasında masalar yetersiz. Ders çalışamıyoruz. Bazen kütüphanelerde sabahlıyoruz. Yiyecekler sağlıksız. Eve çıkmak istememin sebepleri saymakla bitmez. Bundan önce kaldığım yurt, ‘kızlı-erkekli’ karma yurttu. Onu ayırdılar. Eve de mi karışacaklar?