Spike Lee ve Tarantino düelloda

Spike Lee ve Tarantino düelloda
Spike Lee ve Tarantino düelloda
Quentin Tarantino'nun son filmi 'Zincirsiz'i izlemenin atalarına saygısızlık olacağını söyleyen siyah yönetmen Spike Lee, ABD'de gündemi de belirledi. Lee'nin bu çıkışını haksız bulanlar da var destek olanlar da.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Aslında her şey film gösterime girmeden önce başladı. Spike Lee, ırkçılık tartışmasındaki son rakibi Quentin Tarantino’nun yeni filmi ‘Django Unchained/ Zincirsiz’le ilgili görüş veremeyeceğini çünkü filmini seyretmeyeceğini beyan etti. Vibe dergisine verdiği röportaja göre sebep; “Bu filmi izlemenin atalarına saygısızlık olacağını” düşünmesiydi.
Tarantino’nun uzun zamandır beklenen ve bizde de gelecek hafta gösterime girecek, en iyi film dahil beş dalda Oscar adayı yeni filmi ‘Django Unchained’, yönetmenin âdeti olduğu üzere geçmiş türlere saygı duruşunda bulunduğu işlerinden biri. Bu sefer Tarantino’nun odağında spaghetti-western’ler var. Gerçi yönetmenin Sergio Leone’e ve uzun planlı düellolara sevgisini ezelden beri biliyorduk. (Bkz.; ‘Kill Bill 2’de Lucy Lui ile Uma Thurman’ın ölümcül karşılaşması) Ancak ‘film-buff’larının şahı’, spaghetti-western sevgisini göstermek için bu sefer kamera hareketleriyle, soundtrack kullanımıyla sınırlı kalmadı. Türün en vahşi filmlerini çeken Sergio Corbucci’nin ‘Django’sundan ilhamla türü ‘cover’ladı.
Tarantino gibi “ Sinema , sinema içindir” diyen bir yönetmenin, Amerikan iç savaşı öncesi köleliğin hâlâ yürürlükte olduğu bir dönemi konu edindiğinde nasıl bir tavır alacağı ve bunun ne gibi eleştirilere yol açacağı baştan belli. Tarantino’dan beklenen, kölelik sistemine geniş bir perspektiften bakmasındansa, bu dönemin filmlerde nasıl yansıtıldığı üzerinden oyunlar oynamak…
Bir önceki filmi ‘Inglorious Basterds’ta Yahudi karakterlerden bir intikam timi kurup onlara Nazileri öldürten bir yönetmenden bahsediyoruz. Tabii ki bu senaryoyu yazarken okuduğu (kendi beyanatı) II. Dünya Savaşı’na dair yüklü külliyatın da etkisi vardır. Ama ortaya çıkan sonuç, Tarantino’nun II. Dünya Savaşı’na dair gerçeklerdense o dönemi yoğun bir şiddet atmosferiyle perdeye getirmiş İtalyan B sineması türü ‘Macaroni Combat’ filmlerden daha çok etkilendiği yönünde. Zaten ABD’li Tarantino’nun ‘Inglorious Basterds’ ve ‘Django Unchained’de ana referans olarak Hollywood’u değil de onun yarattığı türleri alıp onların klişeleri üzerinden farklı diller kurgulayan İtalyan B sinemasını seçmesi de yeterince açıklayıcı. Zaten Comic-Con’da da ‘Django Unchained’in ilhamının ne olduğuna yönelik sorunun cevabında da meramını çoktan belli etti sinemacı:
“Bu hikâyeyi nasıl anlatacağımın bir yolunu bulduğum sırada Sergio Corbucci üzerine bir kitap yazıyordum. Metinlerdeki gizli anlamlara yönelik bir şeyler yazmanın en eğlenceli taraflarından biri de yazdığınızın gerçeklere uygun olup olmadığının önemsizliği, yönetmenin asıl niyetiyle alakasız olması. Kendi tezinizi öne sürüyorsunuz. Corbucci’nin filmlerinde nasıl kötücül bir Vahşi Batı temsili olduğu üzerine yazıyordum. Çok gerçeküstüydü, birçok faşist unsurla uğraşıyordu. Tüm bunları yazarken ‘Sergio bu filmleri çekerken böyle şeyler düşünmüyordu. Ben şimdi böyle düşündüğümü biliyorum ve ben de aynısını yapabilirim’ dedim.”
90’larda sinemanın çerçevesinden çıkmayan böylesi bir metinlerarası anlayış, çok daha büyük bir tezahüratla karşılanabilirdi belki (Onun hinliğine, mizahi zekâsına yaklaşmasa da onun yolundan gitmek için çırpınıp duran sayısız Tarantino taklidinden de belli olduğu üzere). Ancak şu aralar metinlerarasılık, siyaseten yanlışlık için yeterince iyi bir mazaret gibi görülmüyor bazılarınca. Söz konusu siyah tarihi olunca bu memnuniyetsizlerin başında Spike Lee’nin gelmesinin de hiç şaşılacak bir tarafı yok. Zamanında, güneyli bir beyaz hanımla siyah şoförünün dostluğunu anlatan ‘Driving Miss Daisy’yi “Siyahların ikinci sınıf vatandaş olduğu günlere özlemin tezahürü” olarak yorumlayan Lee, şimdi de film türü odaklı Tarantino tavrını topa tutuyor. “Kölelik, Sergio Leone imzalı bir spaghetti-western değildi. Bir soykırımdı. Benim atalarım Afrika’dan kaçırılan kölelerdi. Ben de onları onurlandıracağım” diyerek tartışmayı Twitter’a taşıyor.
Haberler , Oprah Winfrey, Kanye West gibi siyah meşhurların filmden hiç rahatsız olmadıkları, hatta eğlendikleri yönünde. Filmin oyuncularından Jamie Foxx, daha önce ‘Django Unchained’ üzerine Lee’yle konuştuklarını, yönetmenden filme dair olumsuz bir şey söylemeyeceği sözünü aldığını duyurdu. Ama Lee’nin ‘Django Unchained’e karşı aldığı tavırda bir değişiklik olmadı.
Daha önce ‘Jackie Brown’da N’li kelimenin (zenci/nigger) kullanım frekansından dolayı Tarantino’yu odağına alan yönetmen, ‘Django’yla eleştirisinin şiddetini daha da yükseltti. Hatta ‘N’li kelimenin ‘Django Unchained’ süresince 110 kere dile getirilmesi, köle sahibi rolündeki Leonardo DiCaprio’nun payına düşen Tarantino mizahı ve komik unsura dönüştürülen işkence sahnelerine yönelik tepki bu sefer Lee’yi de aştı. Conan O’Brien’ın talkshow’unun siyah yazarı Deon Cole, programdaki stand-up show’unda satışa sunulan ‘Django Unchained’ oyuncaklarıyla kıyasıya dalgasını geçti (Alışveriş sitesi E-bay, tepkiler sonrası oyuncakları satıştan çektiğini açıkladı). ‘N’li kelimenin’ kullanım sıklığı bazı eleştirmenlerin radarına takıldı.
Ancak Quentin Tarantino’nun, dilinde İngilizceyi hiç de saygıdeğer olmayan yönleriyle beraber kullandığına, işkence sahnelerinin ciddiye alınmayacak kadar karikatürize olduğuna dair karşı savlar da çok geçmeden öne sürüldü. Dahası siyah izleyici de ‘Django Unchained’den ilgisini esirgemedi. Guardian’ın haberine göre ‘Django Unchained’ ilk haftasında yüzde 40 oranında siyah izleyici tarafından seyredildi (Bu sayı daha sonra yüzde 30’a düştü). Bir başka siyah yönetmen Antoine Fuqua, “Quentin Tarantino’da zerre ırkçılık olduğunu düşünmüyorum. Zaten olsaydı, Jamie Foxx, o filmde olmazdı” diyerek Tarantino’ya desteğini verdi. Bir de üstüne siyah temsillerini tartışmaya açtığı için ‘Django Unchained’in cesaretinden bile dem vuruldu.
Tüm bu tartışmalar ışığında Spike Lee’nin, Tarantino’ya Twitter üzerinden laf çarpmasını nereye koyabiliriz? Lee, filmi çok fazla ciddiye aldığını söyleyen bir izleyiciye Twitter’dan şöyle cevap vermişti: “Yanlış. ‘Bir Ulusun Doğuşu’ sonrası siyahlar linç edilmişti. Medya güçlüdür. UYUMAYIN”. Ancak Lee’nin gözden kaçırdığı D.W. Griffith’in ‘Bir Ulusun Doğuşu’nun Klu Klux Klan ideolojisini yaymak üzere bilinçlice kurgulanmış bir propaganda olduğu, Tarantino’nun ise onu hayatı boyu doyuran filmlerden aldığı zevki paylaşmaktan pek başka bir derdi olmadığı…