Spordan siyasete...

Türkiye Futbol Federasyonu, transfer takvimini bir hafta ileriye atmak için girişimlerde bulundu. Sebebi, Hakan Şükür'ün kendisine kulüp bulmasını sağlamaktı.

Türkiye Futbol Federasyonu, transfer takvimini bir hafta ileriye atmak için girişimlerde bulundu. Sebebi, Hakan Şükür'ün kendisine kulüp bulmasını sağlamaktı. Öyle ki, Inter'den Parma'ya transfer olan ancak yurtdışı kariyerini bu vesileyle de bir türlü parlatamayan "Boğaz'ın Boğası" kulüpsüz kalmıştı. Galatasaray'ın eski ikinci başkanı Fatih Altaylı köşesinde, Hakan Şükür'ün kulübe nasıl alınmadığını, Fatih Terim'in bu transfere soğuk baktığını yazdı.
Bir gün sonra, Sabah gazetesi manşette Hakan Şükür'ün kendisine yeni bir yuva bulduğu haberiyle çıktı. Gazeteye göre Hakan Şükür'e AK Parti'den teklif gelmişti. Fethullah Gülen'e yakın olan ve dini inançlarının boyutlarıyla her zaman tartışılan Hakan Şükür'e milletvekilliği önerilmişti. Hatta bu teklifin spor bakanlığına bile uzayacağı konuşuluyordu.Milliyet'in aynı gün İnternet sitesi de AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından "Hakan'a kapımız açık," mesajını iletiyordu. Ancak Erdoğan, partisi tarafından Şükür'e bir davet iletildiğini gazetelerden öğrendiğini söylemişti! Futbol dünyasının siyasete ilgisi Hakan Şükür'le sınırlı değil. Seçime yaklaşırken, Tanju Çolak'ın da HADEP'ten adaylığı bir başka tartışma konusu oldu. Gol kralı, hapishanede aynı hücreyi paylaşırken tanıştığı, sayesinde sol fikirlere yatkınlık duyduğu sendikacı Münir Ceylan sayesinde partiyle temas etmişti. Çolak "Sabıkam yüzümden aday olamam" diyerek haberi çürüttü. Ertesi gün ise, karşılıklı bir fikir alışverişinde bulunduğu ortaya çıktı.
Vatan gazetesinde ise Sergen Yalçın'ın oyunun rengi açıklanmıştı: "Ünal Karaman ve Hakan Şükür bugüne kadar oylarını açıkladılar," diyordu bugüne kadar kendi zevkine beş milyon dolar harcayan futbolcu, "Ben de milliyetçi görüşteyim ve oyum MHP'ye." (OE)