Su uyur, vicdan uyumaz

İlk filmi Following / Takip, prodüksiyon şartları ve bütçesinin kıytırıklığını stille alt eden, 'ünlü-ünsüz' arası, küçük bir bağımsız sinema efsanesiydi.
Haber: YEŞİM TABAK / Arşivi

İlk filmi Following / Takip, prodüksiyon şartları ve bütçesinin kıytırıklığını stille alt eden, 'ünlü-ünsüz' arası, küçük bir bağımsız sinema efsanesiydi. İkinci filmi Memento / Akıl Defteri ise, yaratıcılık ve özgünlükten taviz vermemesine karşın çok daha geniş kitlelere ulaşan tam bir bağımsız sinema zaferi oldu. Böyle zaferlerin çoğunun ardından, daha yaygın tarzda, fakat yine de klasını koruyan 'büyükçe' bir yapım gelir (bkz. şimdilik üçüncü aşamayı senaristlikle geçiştiren Darren Aronofsky). Kara filmin heyecan vesilesi yeni soluklarından İngiliz yönetmen Christopher Nolan'ın kariyer seyri de aynen böyle.
Erik Skjoldbjaerg'in 1997 Norveç yapımı filminden uyarlanan Insomnia, üç Oscarlıyı (Al Pacino, Robin Williams, Hilary Swank) biraraya getiren bir Hollywood yapımı. Hollywood'un prestij işlerinden. Prestij; çünkü Hollywood kimseler destek atmadan önce de kendi ayakları üzerinde durmuş bağımsız yönetmenlere sonsuz bir saygı duyar; üzerine de iyi oyuncuları ve şaşaadan fazla medet ummayan, katmanlı bir hikayeyi ekleyince, stüdyo sisteminin bünyesinin kaldırabileceği kadar 'farklı' olunabilir. Çünkü 'Memento'yu çeken adamın' eline, şimdi bir de fena olmayan bir bütçe verilmiştir ve artık "bu filmi kimse tutamaz!". Cidden de Insomnia'yı tutamasınlar... İyi bir kara film örneği (gerçi tamamen gün ışığında geçiyor). Temiz iş. Ama filmin başarısı hakkında kabaca söylenebilecekler, burada bitiyor. Bu kadar da 'kaba' olmamak için, Nolan'ın filmle ilişkisine dönelim. Evvel zamanda verdiği bir röportajda, tekrar tekrar izlemeyi gerektiren filmler çekmeyi sevdiğini, çünkü kendisi bir projeyi geliştirmek için yıllarca uğraşırken, seyircinin filmlerini iki saat içinde sonuna kadar tüketmesini istemediğini söylemişti. Bu yüzden Following'i de, Memento'yu da, hikâyeyle anlatım tekniği had safhada içiçe geçecek, teknik, işlevsel biçimde öne çıkacak şekilde tasarlamıştı. Önceki filmlerinin, hikâyenin üzerine bonus gibi eklenen pırıltısı buradan geliyordu. Insomnia'nın birebir aynı pırıltıyı taşımaması doğal. Çünkü aynı yerden beslenmiyor. Insomnia, Nolan'ın projesi değil öncelikle. Fakat tesadüf bu ya, yine de Nolan'ın önceki filmleriyle kesişen bir yanı var.
Following ve Memento'da olduğu gibi, burada da ana kahraman, kaderini başkalarının eline kaptırdı kaptıracak ve yakasını bundan sıyırmaya çalışıyor. Pacino'nun canlandırdığı dedektif Will Dormer, bir operasyon sırasında hatayla partnerini vurarak öldürdüğünü gören katilin, "beni enselersen gördüğümü söylerim," şantajına gelmekle gelmemek arasında, aşağı mı tükürsem yukarı mı diyerek sendeliyor. Bıyığa mı sakala mı tükereceğine karar vermeye çalışırken de, kahraman ve anti- kahraman arasında huzursuz biçimde gidip geliyor. Allahın Alaskasının güneş batmayan mevsiminde her yer 24 saat ışıl ışılken ve başına dertler birikmişken de, zaten var olan uykusuzluk sorunu mütemadi bir hal alıyor ve doğru piyonları öne sürmesi zorlaşıyor. Uyuyamama, fiziksel bir illet olmanın ötesinde aynı zamanda vicdanının da bir an olsun gözünü kırpmayacağı anlamına geldiğinden, Insomnia sonlara doğru giderek rahatsızlaşan bir film. Film, merkezindeki bu karmaşık suç-suçluluk, vicdan, kahraman ve anti-kahraman meselelerine, Hollywood standartlarının çok üstünde bir ilgi gösteriyorsa da, neşterle girişmiyor açıkçası. Insomnia'ya düz bir dedektiflik öyküsü olarak baktığımızdaysa, mantık zincirinde kimi boşluklarla karşılaşıyoruz. Sonuç olarak da elimizde, Oscarlı oyuncuların Oscarlık olmamakla birlikte asla sarkmayan performanslar sergilediği, görüntü yönetiminin öne çıkmadan etkileyici olabildiği, ağzı burnu yerinde sınıfında, atmosferik bir gerilim kalıyor. Nolan, "vakıf olabilmek için tekrar tekrar izlenmesi" beklentisine bu seferlik uymasak, kırılmaz herhalde. Hem zaten bu kez öyle yıllarca uğraşmamış. Ama Hollywood'un kapısından içeri, sinemasal kaygılarını sıfırlayarak adım atmadığı, 'kimliğini süresiz olarak stüdyonun danışmasına bırakmadığı' da kesin.



INSOMNIA
Yönetmen: Christopher Nolan
Senaryo: Nikolaj Frobenius, Erik Skjoldbjaerg, Hillary Seitz
Oyuncular: Al Pacino, Robin Williams, Hilary Swank, Martin Donovan, Jonathan Jackson
Süre: 118 dakika
Los Angeleslı iki dedektif, hem meslektaşlarına yardım etmek hem de İçişleri'nin basın rüzgarını da arkasına katan derin soruşturmasından bir nebze uzaklaşabilmek için, Alaska'daki küçük bir kasabaya, genç bir kızın dövülerek öldürüldüğü cinayeti soruşturmaya gidiyor. Usta dedektif Dormer (Fransızca 'dormir', uyumak anlamına geliyor), katile kurduğu tuzak bir operasyonda hatayla partnerini vurunca, buna tanık olan katilin şantajlarına maruz kalıyor. Katille Dormer arasındaki kedi-fare oyunu ve uykusuzluktan musdarip Dormer'ın vicdani hesaplaşmalarıyla geçen film, 1997 Norveç yapımı, aynı adlı filmden 'yumuşatılarak' uyarlandı. Filmde Robin Williams, koca yürekli 'şefkat baba' kimliğinden nihayet sıyrılırken, bağımsızların mütevazı şahı Hal Hartley'nin favori oyuncusu Martin Donovan da Hollywood'a göz kırpıyor.