'Su' yolunu buldu!

'Su' yolunu buldu!
'Su' yolunu buldu!
Henüz 16 yaşında ama Nardis Jazz Club'ın genç vokal yarışmasında ilk üçe girdi, Polonya'daki Pulawy Jazz Workshop'unu kazandı, saadetten ağladı! Bir kenara yazın bu ismi; Su İdil caz söylemek için doğmuş. İç sesi bunu emrediyor!
Haber: FEM GÜÇLÜTÜRK / Arşivi

Geçenlerde Ankaralı kuzinler çığlık çığlığa arayıp “Finale kaldık” dediler. Ne finali, ne zaman, nerede sorularına fırsat kalmadan 10 kişinin finale kaldığı ve üst sınırı 35 yaş olan bir genç vokal yarışmasından söz ediyor oldukları ortaya çıktı. Misafir yatağını açtık, geldiler, geldikleri gibi de provalar başladı. Daha önceden birlikte çalışmaya söz aldıkları Sibel Köse’nin öğrencileri arasına kaynayarak İstanbul’a alışmaya çalışan Su, Sibel’in yumuşacık, tatlı, egosuz, üşenmeden, sıkılmadan, küçümsemeden manevi ve teknik desteği ile sarmalanmasıyla bir nebze asimile oldu olaya.
Yarışma gecesi gelip çattı, NTV radyo ve Polonya workhop sponsoru Janusz Szprot katkıları ile düzenlenen yarışma, Sedat Ergin, Neşet Ruacan, Sibel Köse, Önder Focan, Hakan Tüfekçi, Bülent Denli, Can Ergelmiş, Feyza Eren, Hülya Tunçağ gibi caz konusunda olmazsa olmaz isimlerin jüriliğinde yapıldı. Piyanoda Kürşat Deniz, basta Erdal Akyol, davulda da Derin Bayhan.
Mekân ağzına kadar doldu. Katılımcılardan bir tanesi hariç hepsi birbirine son derece amatör bir samimiyetle ve gönülden destek oluyor. Yarışmacılar sahnede ikişer parça söyleyip inecekler. Zuhal Focan, elinde kâğıtlar bir yandan müziğin ritmi ile dans ederken, bir yandan da olayı koordine ediyor. Gecenin sonunda sonuçlar ve ödüller Önder Focan ve Banu Güven tarafından açıklanıyor. Beş kişiye ödül var. Ne güzel, herkes bir tatlı motivasyonla dönecek evine. O gece orada olmak bile yeterince heyecanlı.
Su’ya en yakın yaş 22. Sahneye çıktığında 23 Nisan’da cumhurbaşkancılık oynayan bebeler gibi duracak sanıyoruz. Ama o da ne? Ne heyecan (en azından dışarıdan sezilmiyor) var, ne hata. Bir vakur hava, dozunda tavırlar, tarifsiz bir ses, Nora Jones’sal bir petit bonbon duruş. Kıvırcık saçlar, ayağında snooker’lar, durum pek cool.
Doğum yılı okunduğunda izleyenlerin idrakı birkaç saniye aldığı için, alkışlar başta normal, sonra yoğun geliyor. ‘Dağ başını duman almış’ı bile güzel söyleyemeyen ben, işte o zaman durumu anlıyorum. Star olunmuyor, doğuluyor ve ‘Su’ bir şekilde yolunu buluyor.
Su İdil, beş-altı yaşından beri müziğe tarifsiz bir ihtiyaç duyuyor, müzik enstrüman ve donanımlarına, müzik okullarına gani gani paralar saçacak bir konumda olmamalarına rağmen ailesinin desteği ile iç sesinin sadece ‘şarkı söylemeyi’ emrettiği bu yaşında bile müthiş bir aura ile sahne alıyor. Star olması filan değil olay, bu kız caz söylemek için doğmuş, içine ruh girmiş veyahut! Dinleyicilerden birinin sonuçlar açıklanmadan masamıza teşrif edip “Bu tarihi ana şahit olduğum için çok mutluyum. Su İdil, yolun çok açık olsun, kazanmasan da sen zaten kazanmışsın” gibi bir şeyler söylemesiyle, biz de gözyaşlarımızı koyuveriyoruz.
Su İdil, su gibi aksın sesin, bir kenara yazın bu ismi. Ben demiştim demeyi çok severim! Bu arada prova ve yarışma esnasında tavırları ile çok sempati toplamadığı konuşulan gayet profesyonel bir kazanan ise vize alamadığı için katılmaya hak kazandığı yarışmaya gidemiyor. Bir kez daha su yolunu buldu diyoruz ama üzülüyoruz. Her türlü iyi sese, güzel yoruma yer olmalı bu dünyada...


    ETİKETLER:

    caz