Suçlu kitaplar da kitap oldu!

Suçlu kitaplar da kitap oldu!
Suçlu kitaplar da kitap oldu!

Vaaay Kitabın Başına Gelenler kitabının tanıtıldığı toplantıya Turgay Olcayto, Metin Celal, Emin Karaca ve Mustafa Köz katıldı.

Emin Karaca'nın yasaklanan yayınları incelediği 'Vaaay Kitabın Başına Gelenler' isimli kitap, birbirinden ilginç yasaklama hikâyelerini konu ediniyor.
Haber: ECE ÇELİK - ece.celikis@gmail.com / Arşivi

‘‘ Türkiye ’de hem tek parti döneminde hem Demokrat Parti döneminde, üç darbede ve koalisyon dönemlerinde kitaplar hep baş suçlu oldu.” Bu sözler Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) başkanvekili Turgay Olcayto’ya ait. Dün TGC Lokali’nde Yayıncılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Pen Türkiye Merkezi temsilcilerinin katılımı ile Emin Karaca’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren yasaklanan kitapları incelediği ‘Vaay Kitabın Başına Gelenler!..’ kitabının tanıtıldığı bir basın toplantısı yapıldı.

‘İsmail Beşikçi’ye ayrı bölüm
Toplantıda aynı zamanda 5 Ocak’ta yürürlüğe girecek ‘Üçüncü Yargı Paketi’yle halihazırda yasaklı olan 20 bin kitabın yasaklarının kaldırılması değerlendirildi. Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal, Türkiye’de Karınca Duası’ndan Tom Winkslere, Nâzım Hikmet’ten Karl Marx’a kadar pek çok kitabın yıllardır yasaklı olduğunu belirterek “Bu yasaklar yüzünden KCK tutuklamalarında öğrencilerin okudukları Komünist Manifesto gibi kitapların hâlâ suç delili sayıldığını görüyoruz” dedi. Çevirmenler Meslek Birliği Başkanı Turan Parlak Türkiye’de hastane yapımında, okul yapımında uluslararası standartların yakalanmaya çalışıldığını ancak ifade özgürlüğünde uluslararası standartlara uyulmadığını söyledi.
Emin Karaca ise Osmanlı’dan bugüne yasaklanan kitapları anlatarak ‘Vaaay Kitabın Başına Gelenler!..’ kitabını tanıttı. İncelemelerini 5 yılda tamamladığını söyleyen Karaca, kitabının yasaklanan yayınlarla ilgili başvurulabilecek bir el kitabı niteliği taşıdığını söyledi. Bine yakın yasaklı kitabı ele aldığını söyleyen Karaca, kitabında tüm kitapları yasaklanan İsmail Beşikçi’ye de ayrı bir bölüm ayırdığını anlattı. Abdülhamit dönemindeki sansürcülüğün daha insaflı olduğunu düşündüğünü söyleyen Karaca, yasaklı kitaplarla ilgili ilginç anektodlar anlatarak konuşmasını tamamladı.

Nâzım Hikmet’in başına gelenler


Türkiye Cumhuriyeti yönetimi komünist yazar Nâzım Hikmet’in kitaplarını 1925’ten 1938’e kadar 12 farklı davada yargıladı. Hikmet’in 1929-1931 yılları arasında artarda yayımladığı 5 şiir kitabına birden ‘Halkı rejim aleyhine kışkırtmak’ suçundan dava açıldı. 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul, Ankara , Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın kaldı. 17 Haziran 1951 tarihinde Türkiye vatandaşlığından çıkarılmasına karar verilerek ‘ikinci memleketim’ dediği Moskova’ya gitti.

Ahmet Altan’ın başına gelenler

Sudaki İz Ahmet Altan’ın ikinci romanıydı. 1985 yılında yayımlanan kitabın içeriği müstehcen bulundu ve kitap toplatıldı. İki yıl süren dava sonucunda kitabın iki sayfasında müstehcen içerik olduğuna karar verilerek zoralım ve imhasına kararverildi. Yıllar sonra yapılan baskılarına mahkeme kararı eklendi. Söz konusu sayfalar bantlanarak yayımlandı.


Marx ve Engels’in başına gelenler


Karl Marx ve Friedrich Engels’in Komünist Manifesto’su orijinalinin yayımlanmasından 75 yıl sonra 1923 yılında ilk kez Şefik Hüsnü Bey tarafından Osmanlıca’ya çevrildi. Ardından 1936’da ‘Manifest’ adıyla Kerem Sadi tarafından çevrilen kitap bakanlar kurulunun 29 Ağustos 1936 tarihli kararıyla yasaklandı. 70’li yıllarda ise Türk Ceza Yasası’nın ‘komünizm propagandası’ yapmayı suç sayan 142. maddesi ile yasaklanan Komünist Manifesto 12 Nisan 1991’de yürürlükten kaldırıldı. Maddenin 21 yıl önce kaldırılmasına karşın birçok kitap halen cezaevlerine giremiyor, bazı davalarda suç delili olarak sayılıyor.

Kâzım Karabekir’in başına gelenler

1933 yılında Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanlarından olan Kâzım Karabekir ‘İstiklal Harbimizin Esasları’ isimli bir kitap yazarak kendi gözünden Kurtuluş Savaşı’nı anlattı. Kitaba alt başlık olarak “Yanlış Bilgi Felaket Kaynağıdır” yazan Paşa’nın kitabında Atatürk ’ün eseri Nutuk’la çelişen bölümler olunca kitap Cumhuriyet’in ilk yasaklı kitapları arasına girdi. Henüz matbaadayken toplatılarak hamam ocağında yakılmak istenen kitap hamamcının ‘bu kadar kitap boruları tıkar’ gerekçesiyle geri çevrilince kireç ocağının yolunu tutuyor.