Suriye'de heykeltraştı şimdi garsonluk yapıyor

Suriye'de heykeltraştı şimdi garsonluk yapıyor
Suriye'de heykeltraştı şimdi garsonluk yapıyor

FOTOĞRAF: SILA SÜMER

Muhammed 24 yaşında Suriyeli bir sanatçı. Hayatını İstanbul'da bir kafede çalışarak kazanıyor. Asıl mesleği olan heykeltıraşlık ve ressamlığı ise çalışma koşullarından dolayı yapamıyor. Muhammed'le Suriye'deki hayatını, Türkiye'ye geliş sebeplerini, burada yaşadıklarını ve sanatını konuştuk.
Haber: SILA SÜMER - silasumer93@gmail.com / Arşivi

Muhammed Shahhoud, 1991 yılında Lazkiye’de doğdu. Şam Üniversitesi Heykel bölümünde okurken ülkeyi saran iç savaş nedeniyle zor günler geçirmeye başladı. Şehirlerarası seyahat kısıtlamaları, artan baskılar, çatışma ortamı onu ülkeden ayrılmak üzere arayışlara itti. Muhammed, “Suriye’deki çoğu arkadaşım ve ağabeylerim savaşa katıldı ve birçoğu hayatını kaybettiler, bense savaşa katılmak istemedim” diyor.
Üniversiteden bir arkadaşı Haseke’ye (Hasiçi) giderken El Nusra militanlarının kimlik kontrolüne takılmış ve güzel sanatlar öğrenci kimliğini gösterdiğinde militanlar tarafından öldürülmüş. Arkadaşının başına gelen bu olay ve savaş koşulları onu Türkiye ’ye gelip yeni bir hayat kurma noktasına getirdi.
2014 yılında Türkiye’ye gelen Muhammed savaştan önceki hayatından hep övgüyle bahsediyor.

Türkiye’ye yolculuk

Muhammed’in yolculuğu Tartus’tan Mersin’e oradan Antakya’daki akrabalarının yanına uzanıyor. Sonunda yüksek lisans programlarını araştırmak için İstanbul’a gelen Muhammed, Suriyelilerin öğrenci statüsüne sahip olamayacağını öğrenince bu fikirden vazgeçiyor. İllüstrasyon ve tasarım alanlarında tecrübeli olduğu için bu alanda iş arayışlarına başlıyor. Çoğu zaman işleri beğenilmesine rağmen Suriye vatandaşı olduğu için geri çevriliyor. Bu sırada üniversite yıllarından tecrübeli olduğu garsonluk işlerine başvuruyor. Muhammed, şimdi bir kafede iki vardiyada birden çalışıyor, barmenlikten garsonluğa, aşçılıktan temizlik işlerine kadar her şeyi yapıyor.

“Türkiye’ye geldiğimden beri yalnızca üç resim yapabildim”

Genç sanatçı, Suriye’deki savaş öncesi sanat ortamını burada aradığını her fırsatta belirtiyor. İş yoğunluğundan dolayı da asıl mesleğine ne yazık ki vakit ayıramadığını söyleyen Muhammed, malzeme konusunda da çeşitli sıkıntılar yaşıyor. Terzide çalışan güzel sanatlar mezunu arkadaşından bahsediyor. “Sanatı unuttuk artık, ülkemize dönünce devam edeceğiz” diyor.

Türkiye’deki Suriyeliler arasında ayrımcılık
Lazkiyeli Alevi bir aileden gelen Muhammed, Suriyeli mülteciler arasındaki dayanışma hakkında konuştuğumuzda Alevi Suriyeliler için bunun zorluğundan bahsediyor. “Türkiye’ye gelen Suriyelilerin çoğu Sünni olduğu için, onlara kendi kimliğimden bahsedemem” diyor. Aksaray’da bir kahvehanede çalışırken başına gelen bir olayı anlatıyor: “Kahvehanede oturan bir Suriyeli bir anda 'Keşke bir Alevi'yle tanışsam' dedi, 'Neden?' diye sorduklarında 'Onu kör bıçakla kesmek isterdim' diye ekledi. Dehşete düşmüştüm...”

Suriye’ye dönmek istiyor

Muhammed, Türkiye’den ayrılıp Uruguay veya Arjantin’e gitmek istiyor. Savaş bittiğinde ise mutlaka Suriye’ye dönmek istediğini ekliyor. “Ülkeme dönmeyi bekliyorum aslında, dönmeyi çok istiyorum. Suriye dışında yaşayabileceğimi düşünmüyorum. Suriye’yi seviyorum.”