Survivor'da görmek istemediğimiz hareketler

Survivor'da görmek istemediğimiz hareketler
Survivor'da görmek istemediğimiz hareketler
Sızlanmalar, sitemler, aile temalı duygu sömürüleri, mağdur edebiyatı, diğerlerinden 'kıyak' beklemek... Survivor nihayetinde gönüllü olarak bir adada yarışan insanları bir araya getiriyor. Haliyle adada sergilenen bazı halleri doğal karşılayamıyoruz! İşte Survivor'da görmek istemediğimiz hareketler... /ZEYNEP GÖNENLİ

Bir takım karışık koalisyon hesapları, ikinci eleme olur mu olmaz mı, 3’lü SMS’e mi çıkılsın 4’lü SMS mi derken Survivor’dan bu hafta elenen Serenay oldu. Üstelik kendi tarifiyle, ‘ikinci kez sevdiği birisi tarafından sırtından bıçaklanarak’. Ben bu tarife katılmadığımı kesin bilgi olarak baştan vermek isterim, Serenay’ın elenmesini son derece yerinde ve hatta geç kalmış buldum. Bu vesileyle Survivor’da görmek istemediğim özellikleri de buyurun aşağıda sıraladım:

Aralıksız mağduriyet ve fonunda sürekli ‘o beni sırtımdan vurdu, düşmanıma gitti yar oldu’ şarkısı çalması: Gönüllülük esasıyla bir adaya götürülmüş ve haftada altı gün televizyona çıkmaktan bittabi memnuniyet duyan ve hepsi eşit şartlarda olan insanların kendilerini sürekli mağdur olarak görmelerine/göstermelerine benim şahsen tahammülüm yok. Gelmeyeydiniz.
Oh my God, they killed Kenny.

Aile konulu ajitasyon: 21 insan mı vardı adada, hepsi sevdikleri insanları bırakıp gittiler, üstelik savaşa değil para kazanmaya, şana şöhrete. Şimdi bu kadar insan arasından sürekli ‘annem için, anneğğmm, kurban olurum anneme, annem için yaşıyorum’ diyip durmanın manası var mı? Manasızlıktan öte, ailelerini gerçek sebeplerle göremeyen insanlara yapılan bir nevi terbiyesizlik olarak görüyorum bunu. Yapmayalım, yapanları uyaralım.

İnsanlardan kendisini korumalarını beklemek: Bu nasıl bir Survivor’luk bunu biri bana anlatsın? Bak misal orada Hasan var, iki metre dağ gibi adam, ondan sonra Merve diye bir kız var, kırk kilo ama kazanmadığı oyun yok. Hilmicem’e bak, çocuk bildiğin oradan oraya zıplamak ve asla yorulmamak için doğmuş. Karnı aç diye parende atar mı yani mesela normal insan? Şimdi bunlara bakınca, sürekli "Bana zarar verecek bir şey yapmayacağına söz ver" diye sağa sola dadanmaktan çekinir bence. Yani benim kafamdaki Survivor çekinir.

Düşünmedi...

Herkese "Sen benim abimsin/kardeşimsin" diye baskı yapmak: Kimse kimsenin abisi veya kardeşi olmak zorunda değil şu hayatta. İnsanlar kendi kardeşlerinden bile yılma hakkına sahipken, iki ay kamera karşısında oturdular diye neden kardeş olsunlar? "Sen benim abimsen beni koruyacaksın." Evet, ve abin olsaydım inan yapardım ama bak, değilim. Misal memleketçek biliyoruz ki Doğukan’ın bir tane kardeşi var, ismi de Batıkan. İkisi bir gün Survivor’a katılırsa ve Batıkan’ı yazarsa Doğukan, o zaman ben kendisini biraz kınarım belki. Belki de kınamam.
 Batıkan’ın abisi.

Matematik peşinde bir ömür: Oyumun dörtte biri ile Merve’yi, kalanının yarısı ile Doğukan’ı, son çeyreği ile Hasan’ı yazacağım gibi aralıksız hesap peşinde olmak, üstüne bir de bunu başkası üzerinden onu koruyormuş gibi yapıp hepimizle dalga geçmek, benim hayalimdeki Survivor’da hiç güzel durmayacak bir hareket. Bence yapmasın. "Onu yazmayın beni yazın" diye kolpadan cesaret göstermesin. İşinde gücünde olsun, yeter.

Kaynak: EKRANELLA