@bahadir_ozgr

'Susam Sokağı'nın büyücü kemancısı

'Susam Sokağı'nın büyücü kemancısı
'Susam Sokağı'nın büyücü kemancısı
İstanbul Kongre Merkezi'nden bir dünya yıldızı geçti: TV çağının ilk büyük starlarından olmasıyla da sıradışı, keman virtüozu Itzhak Perlman...
Haber: BAHADIR ÖZGÜR - bahadır.ozgur@radikal.com.tr / Arşivi

Müzik otoritelerinin son 200 yılın en büyük keman virtüozu olarak kabul ettiği Itzhak Perlman, İstanbul ’u adeta büyüledi. 14 yıldır birlikte çalıştığı piyanist Rohan de Silva ile birlikte Yapı Kredi Private Banking sponsorluğunda önceki akşam İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Salonu’nda 3 binden fazla dinleyiciye verdiği muhteşem konser, uzun süre akıllarda kalacak bir performanstı.
4 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle mahkûm olduğu tekerlekli sandalye ve ustası Yehudi Menuhin’den 1986’da emanet aldığı Stradivarius’un altın çağından kalma kemanı adeta vücudunun bir parçası haline gelmiş Perlman, Beethoven’ın ‘Birinci Keman-Piyano Sonatı’, Frank’ın ‘La majör Keman-Piyano Sonatı’ ile Tartini’nin Sol Minör Şeytan Trili’ eserlerini seslendirdi. Konserin finali ise onunla özdeşleşmiş melodilerin resmi geçit töreni gibiydi. Paganini’nin ‘Caprice’i, Bazzini’nin ‘Cinlerin Dansı’ ve elbette ‘Schindler’in Listesi’ filminin tema müziği Perlman’ın imzası sayılıyor.
Perlman’ın büyüsü, televizyon çağının ilk büyük starlarından olması belki de. Ustası Menuhin nasıl 1900’lerin başında tüm dünyayı dolaşarak yerel enstrümanlarla birlikte müziğini icra ederek ilk büyük küresel müzik starı unvanını almışsa, Perlman da televizyonun etkisini ilk görenlerdendi. Nitekim 1958 yılında çıktığı dönemin ünlü TV programı Ed Sullivan Show sayesinde tüm Amerika ona hayran kaldı. Ve Perlman televizyonu bir daha hiç bırakmadı.
NBC televizyonunun en eski programlarında ‘The Tonight Show’un neredeyse daimi konuğu oldu. Ve asıl bugün orta yaşına yaklaşan dinleyicilerinin karşısına, ‘Susam Sokağı’nın ‘büyücü kemancısı’ olarak çıktı. 4 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle, çocuklara ve engellilere yönelik özel bir hassasiyete sahipti. Türkiye ’de de yayımlanan ‘Susam Sokağı’, onun için muhtemelen 1964’te ilk kez sahneye çıktığı Carnegie Hall’dan bile daha değerli. Bu nedenle Perlman, klasik müziğin televizyondaki hâlâ en önemli icracısı olarak da görülüyor.
Albert Einstein, Perlman’ın ustası Menuhin’i dinlediğinde “Şimdi biliyorum, gökyüzünde bir Tanrı var!” demişti. Perlman’ı dinleyenler de Einstein’ın her zaman olduğu gibi yine haklı çıktığını anlıyor.