Tabu deviren ilahiler

Yolcular, Seçkin İlahiler I isimli albüm şu sıralar müzik marketlerde ön sıralarda gözümüze çarpıyor.
Haber: MEHMET TEZ / Arşivi

Yolcular, Seçkin İlahiler I isimli albüm şu sıralar müzik marketlerde ön sıralarda gözümüze çarpıyor. Tam da 11 ayın sultanı Ramazan vesilesiyle piyasaya çıkarılan bir dizi ilahiyi içeren albüm, hiç de sıradan bir albüm değil. Çünkü burada klasik tamburlu, kudümlü, neyli yorumlar değil, elektronik ve caz altyapılar hakim. Müzik hızlı bir introyla giriyor, bir anlık duraksama ve ilk dörtlük: "Sen burada garip mi kaldın / Niçin ağlarsın ey bülbül" ve hop ikinci turda altta güp güp diye inleten bir tekno ritim giriyor. Derken: "Yorulup iz mi yanıldın / Niçin ağlarsın ey bülbül." Velhasıl albüm sadece tekno ilahilerden ibaret değil tabii. Ama belli ki bir yenilik rüzgârı, tam da ılımlı İslam sohbetlerinin çokça yapıldığı şu günlerde, ilahileri de sarmış. Sound yanında en büyük yeniliklerden biri de ilk kez kadın solistlerin ilahileri söylemesi. Projenin mimarı ve fikir babası Ömer Aydın naif bir düşünceyle yola çıktıklarını söylüyor: "Valla eski usul düzenlemeler hoşuma gitmiyordu, ben 40 yaşındayım bana bile eski geliyor bu yorumlar, demek ki toplumun büyük kısmı bu yüzden ilahileri dinleyemiyor diye düşündük." Ömer Aydın, İbrahim Tatlıses ve Muazzez Ersoy, Ahmet Kaya gibi isimlerin aranjörlüğünü de yapan Osman İşmen'le çalışmış. "Alaturkada olduğu kadar cazda da iyidir," diyor İşmen için, "istediğimizi çok iyi anladı."
Aydın'ın boşluğunu hissettiği bir diğer nokta da bu konuda özel girişimlerin eksikliği, "Bu konularda bizim devlet dışı bir organizasyonumuz yok. Yani 80 yerden izin almak lazım bir şey yapmak için. Bir sivil örgüt yok." Öte yanda modern ilahiler dendi mi turistik bir yanı da var Aydın'a göre projenin: "Bugün turist gelince sadece dansöz oynattırılıyor. Ben İngiltere'de bu tip gösterilerin nasıl yapıldığını gördüm. Biz de turistlere mesela onların kulağına yatkın biçimde kendi müzik kültürümüzü gösterebiliriz."
"Bayan sesi olmasa dört katı satardınız"
Peki bu projedeki ilahiler nasıl seçildi? 30 kişiden oluşan Yolcular grubunda Türk halk, Türk sanat ve tasavvuf müziği eğitimi almış solistler var. Aydın her üç tarzı da söyleyebilecek bir ekip kurduklarını söylüyor. "Gençlerle oturduk 100'e yakın eser dinledik. Seçimi gençler yaptı," diye anlatıyor, "Mesela Sordum Sarı Çiçeğe de olacaktı onlar istemediler ben istediğim halde."
Proje iyi güzel de çok çeşitli tepkiler almışlar. Ömer Aydın bunları şöyle anlatıyor: "Valla biz bayan sesini ilk defa kullandık biliyorsunuz.. Tutucu kesimden tepki bekliyorduk, ve oldu da. Mesela bizim dağıtım firması Azim Dağıtım var, bu tip eserleri dağıtan bir firma; 'bayan sesi kullanmasaydınız dört katı satardınız,' dedi." Ama mesela Kanal 7'den arayıp çalışmak istediklerini söylemişler: "Bayanlara ilahi okutturmak için önceden fikir sormuşlar ama onlara olmaz denmiş. Onların da ilahileri topluma ulaştıralım diye projeleri varmış. Bu bizi sevindirdi. Biz bunu kavga etmek için yapmadık. Yani değişime hazırmış ortam, biz sadece gündeme getirdik. Ama buna rağmen mesela geçen gün Cevat Aksüt, Kanal 7 sahur programına kızsız çıkarmış bizim çocukları. TGRT'ye gelince onlar hiç istemediler. Yani bazı insanlar vardır her şeyi yaparlar ilahiye gelince kadınlar söyleyemez derler. Anlıyor musunuz?"
Her şeye rağmen Ömer Aydın projelerinin sonuçlarında memnun: "Toplumun büyük kısmı bunu sahiplendi ve beğendi. Sultanahmet Belediyesi'nin etkinlikleri çerçevesinde Sultanahmet Meydanı'nda çıktık. İlk kez bir bayan ilahi söyledi yani. Çok bağnazlar dışında hep iyi tepkiler alıyoruz."
Ne diyelim hayırlı olsun. Ülkemizde bir tabu daha yıkılmış oldu, tekno ilahiler, 'bayan' vokaliyle söylendi, geriye bir türban sorunumuz kaldı inşallah...