Tadına doyulmaz sinema şöleni

Tadına doyulmaz sinema şöleni
Tadına doyulmaz sinema şöleni
David O. Russell'ın 10 dalda Oscar adayı olan filmi 'Düzenbaz', hikâyeden çok, karakterlere odaklanıyor. Ve usta oyuncularının katkısıyla ortaya tadına doyulmaz bir sinema şöleni çıkıyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Filmografisine dönüp baktığımızda David O. Russell için ‘abartılı karakterler yaratma ustası’ tanımını kullanabiliriz artık. ‘Üç Kral’da George Clooney’nin canlandırdığı Archie Gates karakterini hatırlayın. 2004 tarihli ‘Tesadüfler’in bütün oyuncularını, ‘Dövüşçü’de Christian Bale’in yarattığı Dicky Eklund’u… Hepsinden geçtim, ‘Umut Işığım’da tamamen ‘normal’ koşullarla çevrelenmiş Tiffany ve Pat’in abartılı hallerini göz önüne getirin. 

David O. Russell bütün bu filmlerinde tek tek karakterler üzerinden yarattığı sinematografisini bugün gösterime giren ‘Düzenbaz/American Hustle’ ile zirveye taşıyor. Hikâyeden çok, karakterlerle ilgilenen; karakterlerini mümkün olduğu kadar abartan ama bunu yaparken de karikatüre düşme tehlikesini bertaraf etmesini bilen bir yönetmenle karşı karşıyayız. 

‘Düzenbaz’, 70’li yılların sonunda geçen bir dolandırıcılık öyküsüne odaklanıyor. Kendi çapında düzenbazlıklar yaparak yaşayan Irving Rosenfeld’in taşradan gelip zirveye tırmanma hayalleri kuran seksi Sydney Prosser ile kurduğu ortaklık; bu ortaklığın hırslı FBI ajansı Richie DiMaso tarafından ortaya çıkartılması ve üçlünün ‘mecburi hizmet’e tabi tutulması filmin kısa özeti olabilir. Anlaşma basittir: Irving ve Sydney belli isimleri Richie’ye verecekler ve karşılığında özgürlüklerini kazanacaklardır. Ancak işler planlandığı gibi gitmez. Richie’nin hırsları büyüdükçe, işin içine politikacılar ve mafya girdikçe Irving ve Sydney için tehlike de o kadar büyümeye başlar. 

Oyunculuk şovu

David O. Russell, Eric Singer ile birlikte kaleme aldığı hikâyenin merkezine Sydney’i koyuyor ve onun birbirinin zıttı iki erkek arasındaki gelgitleri ile ‘ bitirme yöntemleri’ etrafından kuruyor çelişkilerini. Irving ile Richie arasındaki zıtlık yalnızca birisinin düzenbaz, diğerinin kanun adamı olmasıyla sınırlı değil. Fiziksel olarak da çok farklılar. 

Dolandırıcılık meselesini filmin gideceği bir rota gibi kuran David O. Russell; seyircisini karakterlerin özelliklerine, aşırılıklarına ve bu durumun yarattığı görkeme davet ediyor adeta. Hikâye bu kadar karakterlere odaklanınca, oyuncu performanslarının da sürekli zirvede olması gerekiyor. Belki de bu nedenle David O. Russell, daha önce çalıştığı ve ‘garantili’ isimleri tercih etmiş. ‘Dövüşçü’de yardımcı erkek oyuncu Oscar’ını kazanan Christian Bale, fiziksel dönüşümlerini oyuncu performansıyla bütünleştirmeyi başaran en iyi oyuncu olma yolunda bir adım daha atıyor. Aynı filmle yardımcı kadın oyuncu Oscar adaylığı kazanan Amy Adams’ın bu kadar ‘seksi’ olabileceğini; bu maharetini bütün film boyunca ustalıkla kullanabileceğini kestirmek bizim için bile zordu! Yine bir David O. Russel filmi ‘Umut Işığım’la geçen yıl önce erkek oyuncu dalında Oscar adaylığı kazanan Bradley Cooper’ın bir jön olmaktan çıkıp sağlam bir karakter oyuncusu olmaya doğru yol alışına tanıklık edebilirsiniz. 

‘Usta’ işi sürpriz 

Mesele görkemli karakterler olunca ‘yan’ roller için de benzer bir titizlikle çalışmış yönetmen. Geçen yıl ‘Umut Işığım’la Oscar kazanan Jennifer Lawrence, Irving’in ilgi bekleyen sorunlu karısı Rosalyn’de her rolün altından ustaca kalkabileceğini gösteren bir divaya dönüşüyor. 

Saç stillerinden kıyafetlerine, konuşma tarzlarından aksanlarına kadar her ayrıntıya dikkat edilen bütün karakterler için tek tek paragraflar yazabiliriz ama belediye başkanı rolündeki Jeremy Renner’ı da anmadan geçmeyelim. En azından biz yazıp tadını kaçırmayalım (çünkü jenerikte bile adı yok) ama sinema tarihinin büyük ustalarından birisinin kısa da olsa etkili bir rolde karşımıza çıktığını ekleyelim.
Film, karakterlere bu kadar fazla özenince hikâyede kimi aksaklıklar olmuyor değil. Örneğin filmin giriş bölümündeki ‘uzun’ flasback sahnesinde biraz sıkılabilirsiniz ama sonrası tam seyirlik. Ya da hızla akıp giden hikâyenin bazı parçaları kafanızda tam oturmayabilir. Neyin nasıl olduğu kafanızda netleşmeyebilir ama ne gam. 

Kişisel öngörüm: ‘Düzenbaz sinema tarihinin en önemli yapıtları arasına giremeyecek belki ama uzun yıllar sonra unutulmaz karakterlerden konuşmaya başladığımızda; başta bu film olmak üzere David O. Russell’ın işleri ön sıralardaki yerlerini alacak gibi görünüyor.