Tahran'da gizlice

Tahran'da gizlice
Tahran'da gizlice
Ben Affleck, üçüncü yönetmenliği 'Operasyon: Argo'da çıtayı daha da yukarılara taşıyor. Film şimdiden Oscar'ın güçlü adayları arasında.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Şilili yönetmen Miguel Littin, 1973 yılında Pinochet diktatörlüğü altında yaşama şansı kalmayınca ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. On iki yıl sonra sahte pasaport ve yeni bir adla ülkesine geri döndü. Amacı ülkesindeki durumu gözler önüne seren bir film yapmaktı. Gabriel Garcia Marquez, Littin ile yaptığı uzun bir görüşmeyi ustaca bir üslupla ‘Şili’de Gizlice’ (Can Yayınları) adıyla hikâyeleştirmişti.
Littin’in CIA’in 1980’de benzer bir biçimde gerçekleştirdiği operasyondan haberi var mıydı, bilinmez. Ama hikâyeler oldukça tanıdık. 1979’daki İran Devrimi’nin ardından 4 Kasım’da ABD Büyükelçiliği’nin basılıp çalışanların rehin alındığı ve uzun süre alıkonulduğu ‘siyasi tarih’ ile teşriki mesaide bulunan herkesin malumu olan bir bilgi. Bu baskın sırasında kaçmaya başaran altı elçilik çalışanının Kanada Büyükelçisi’nin evine sığındığı, daha sonra ABD’ye getirildiği de biliniyor. 1997’ye kadar ayrıntılar bilinmiyordu. Clinton’ın başkanlığında Kanada Büyükelçiliği’ndeki ABD’lilerin nasıl çıkarıldığına dair bilgiler açıklandı. Operasyonu yürüten CIA ajanı Tony Mendez’in 2000 yılında anılarını kaleme almasıyla operasyonun ayrıntıları da açığa çıktı. Tony Mendez tıpkı Miguel Littin gibi Tahran’a mekân bakmak amacıyla gelen film yapımcısı kimliğiyle girip altı kişiyi kurtarmıştı.
Oyunculuğu konusunda muhtelif fikirlerin olduğu Ben Affleck, müthiş gelişme gösterdiği yönetmenlik kariyerindeki üçüncü filmi ‘Operasyon: Argo’da işte bu hikâyeyi anlatıyor. Baştan söyleyelim ‘Kızımı Kurtarın’ ve ‘Hırsızlar Şehri’ ile övgüler alan Affleck bu filmle kendi sınırlarını yukarılara taşımayı başarıyor.
Film açılış jeneriğinde kısa ve öz bir şekilde 1950’den devrime kadar olan sürede İran tarihini etkileyici bir görsellikle anlatıyor ve ABD’nin halkına zulmetmesi için şah rejimini açıktan desteklediğini de kayıtlara geçiyor. Affleck’in bu tutumunun film boyunca devam ettiğini, ABD’nin başka bir ülkenin iç işlerine bu kadar çok karışmasına dair eleştirel göndermeler yapmayı sürdürdüğünü belirtelim.
‘Argo’yu iyi yapan şey, Affleck’in klasik casus hikâyelerindeki klişeleri, duygu yüklemelerini, adrenalin numaralarını kullanmadan yarattığı müthiş gerilim. Büyükelçiliğin işgal edildiği ilk sahneden, uçağa bindikleri son ana kadar sakin kadrajlar ve karakterler üzerinden yaratılan bu gerilim filme ritmini de veriyor. Bir yönetmen, sonucunu bildiğiniz bir hikâyede süreci anlatırken böylesi bir gerilim kurabiliyorsa övgüyü hak ediyordur.

Hollywood ironisi

Öte yandan ‘Argo’nun operasyonun karakterinden mülhem bir Hollywood ironisi yaptığı da söylenebilir. Ben Affleck’in canlandırdığı Tony Mendez (bu kez fena bir oyunculuk sergilemiyor), ‘Maymunlar Cehennemi’ ile Oscar kazanan efsanevi makyaj uzmanı John Chambers (John Goodman) ve yapımcı Lester Siegel (Alan Arkin) ile birlikte hareket etmesi, sahte bir yapım şirketi kurması, B tipi bir bilimkurgu senaryosunu (Argo) satın almaları, büyük bir partiyle bunu duyurmaları, gazetelere haber olmaları, ilanlar verilmesi ve bütün bunların büyük bir CIA operasyonunun parçası olarak gerçekleştirilmesi Hollywood ile Amerikan hegemonyasının duygudaşlığı hakkında anlamlı bir ironi. Konu açılmışken Goodman ve özellikle de Arkin’in sahnelerinin bütün bu gerilim içinde seyirciye nefes aldıran ve gülümseten anları ortaya çıkardıklarını da belirtmeden geçmeyelim.
Ki aslında onların bu ‘show must go on’ tavrının da Hollywood’un yaklaşımı konusunda başka bir ironi olduğunu söyleyebiliriz.
Filmin Türkiye duraklarına gelince. Tony Mendez operasyon için önce İstanbul ’a geliyor. Burada gördüğümüz Sultanahmet’in avlusu ve Ayasofya’nın içi. Ama filmde Tahran sokakları olarak gördüğümüz sahnelerin hepsinin bölgeyi az çok bilen herkesin Karaköy’de çekildiğini anlaması uzun sürmeyecektir.
Toparlarsak, ‘Argo’ kimilerince ‘CIA’i aklama operasyonu’ olarak görünebilir ama ben hem ABD (Hollywood) resmi söylemi hem de CIA ile mesafesini yapabileceği ölçüde koruyabildiğini düşünenlerdenim. Hollywood’un pek sevdiği ‘kahramanın parçalanmış ailesi ve ispatlanan rüştten sonra yeniden kavuşma’ bayıcı klişesinin burada da olmasını ise görmezden geleceğim. Zira bir futbol yazarı sürekli şahit olmasına rağmen her maç yazısına “Türk futbolcuları savunma yapmayı bilmiyor” yazamaz ki. Onu artık verili kabul ediyordur mutlaka. Benimki de o hesap!

OPERASYON: ARGO
Orijinal Adı:
Argo
Yönetmen: Ben Affleck
Oyuncular: Ben Affleck, Bryan Cranston, John Goodman, Alan Arkin, Kyle Chandler, Chris Messina, Clea DuVall Süre: 120 dk.