Talih sarhoşu komedyen

Yakın zamana kadar, Hollywood'da büyük oynayan Avustralyalılar'dan parmak sayımızla sınırlı bir döküm çıkarmak, hafıza turu bile gerektirmiyordu.

Yakın zamana kadar, Hollywood'da büyük oynayan Avustralyalılar'dan parmak sayımızla sınırlı bir döküm çıkarmak, hafıza turu bile gerektirmiyordu. Artık Avustralya'dan Hollywood'a uzanan başarı öyküleri o denli çoğaldı ki, hem topunu birden anmak güçleşti hem de 'bunda ne var' tepkisini hak edecek kadar sık rastlanır oldu. Eric Bana'nın öyküsü de fazla ilginç değil aslında. Bana ailesinde baş dönmesi ve neredeyse nazara gelme korkusu yaratan bir başarı grafiği var 34 yaşındaki oyuncunun. İlgi çekici olan, Bana'nın kendisi. O da, abuk sabuk çıkışlar yaptığı yahut 'tam donanımlı Bay Karizma'ya oynadığı için değil, her şeyden önce güçlü bir oyuncu olduğu için. Özellikle gözleriyle oynamayı çok iyi biliyor. Görünümündeki değişiklikler ise ayrı hikâye. Eric Bana'nın şimdilik üç sinema filmi var: İnatçı Ev Sahibi adıyla Moviemax'te gösterilen The Castle, AFM Bağımsız Film Festivali'nde izlediğimiz Chopper / Katil ve Black Hawk Down / Kara Şahin Düştü. Chopper'ın katil Mark 'Chopper' Read'iyle Kara Şahin Düştü'nün Delta Yüzbaşısı Hoot'un aynı kişi olduğunu, sıfır enformasyonla ilk bakışta fark etmek cidden zor iş.
Stand-up'tan sinemaya
Seri şiddet üretimi ve hapisteyken yazdığı bestseller anı kitabıyla, uzunca bir süre Avustralya gündeminin işgalcisi olan Chopper, zırdeli bakışlı, tamamen dengesiz bir psikopat, ayrıca da yerinde bir deyimle gerçek bir 'yarma'. Kara Şahin Düştü'nün Hoot'u ise kendisiyle ve hayattaki konumuyla barışık, üstelik kesinlikle iri kıyılmamış, normal cüsseli bir denge adamı. Chopper'la Avustralya Film Enstitüsü'nce en iyi erkek oyuncu seçilen Bana, her ikisi de abartılı durumlarla cebelleşen bu iki adamı, inanmakta
güçlük çekmeyeceğimiz, yaşayan karakterlere dönüştürmüş.
Bana on bir yıl önce, doğup serpildiği yer olan Melbourne'da stand-up komediye başlamış ve kısa sürede de bu işi kendi çapında değil, ülke çapında yapar hale gelmiş. İlk kez ekranda göründüğü popüler dizi Full Frontal ve bizzat yazıp oynadığı komedi skeçlerinden oluşan TV şovu, aşağı yukarı 90'ların ortalarına rastlıyor. Sonrası, adını
satır başı andığımız memleketin en büyük komedi hitlerinden biri olan The Castle ve TV dizisi Something in the Air'le geliyor. Chopper'ın ardından nerelere ve nasıl sürüklendiğinin ise kendisi bile tam olarak farkında değil. Filmin ülkesinde iyi kötü seyredilip prodüksiyon masrafını çıkaracağını
düşünüyormuş; o da şanslıysa. Düşlerine bile ite kaka dahil edebileceği şekilde, Chopper'ın kopyalarının ayağını sağlam basan nice yönetmen, yapımcı ve stüdyo şahsiyetinin ofisine girmeyi başardığını öğrenmiş.
Yeşil Dev'i oynayacak
Kara Şahin Düştü'de rol almasının, "Eric Bana yırttı" demek için fazlasıyla erken ve yetersiz bir referans olduğunu düşünebilirsiniz. Ne de olsa, boy boy ünlü oyuncunun küçük ve daha küçük rollere tamah ettiği bir kalabalık var filmde. Savaş filmi olması itibarıyla, figüran da değil, oyuncu ordusu yapmışlar. Ancak sonuçta yapımcı hanesinde Jerry Bruckheimer, yönetmende de Ridley Scott yazan bir filmden bahsediyoruz. Ayrıca Bana'nın sıradaki projesi epey sıkı. Marvel Comics'in, fanatiği bol çizgi roman serilerinden The Incredible Hulk / Yeşil Dev'in sinema uyarlaması The Hulk'ta Dr. Bruce Banner'ı, bir diğer deyişle Hulk'ı canlandıracak ve hele bir ilki çekilsin, ücretini adım adım artıracağı iki devam filmiyle de yolunu bulacak. Ang Lee'nin (Kaplan ve Ejderha) yöneteceği filmde, Hulk için, aralarında Steve Buscemi'nin de olduğu birçok ünlü oyuncunun adı geçmişti. Rolün Bana'ya kısmet olduğu açıklandığında, onu azman Chopper olarak hatırlayanlardan, Banner'ın bölünmüş kişiliğini taşıyamayacağını düşünerek itiraz edenler oldu. Fakat artık Bana'nın, talebe göre iyi ya da kötü adam potansiyelini ortaya çıkarabileceğini görmüş bulunuyoruz. The Hulk serisi tutarsa, Bana'yı tutamayız.