Tam iki dev adam

Yaklaşık iki buçuk yıldır Taksim- Sıraselviler'de faaliyet gösteren Changa birkaç haftadır İngiltere'nin en...
Haber: EMRE PEKEL / Arşivi

Yaklaşık iki buçuk yıldır Taksim- Sıraselviler'de faaliyet gösteren Changa birkaç haftadır İngiltere'nin en meşhur gurme dergisi The Restaurant'ın dünyanın en iyileri listesinde 39'uncu olmanın keyfini yaşıyor. Derginin hiç de küçümsenmeyecek, aksine dünyada yemek ve yayın dünyasına yön veren hayli önemli isimlerden oluşan jürisinden sadece sekiz kişinin, geçtiğimiz yıllarda Changa'da yemek yedikleri ortaya çıktı. Aslında hikâye hayli ilginç gelişiyor...
Mekânın ortakları Tarık Bayazıt ve Savaş Ertunç bir gün Londra'da yaşayan bir Türk'ten tebrik telefonu alıyor, pek de üzerinde durmuyorlar. İkilinin Londra'da ortak oldukları The Providores diye bir lokantaları var ve o hafta ödül almış. Onun tebriği zannediyorlar. Kısa süre sonra işin aslı medyada çıkıyor, derginin sayfaları fakslanıyor. Tarık, Londra'daki bir arkadaşını arıyor ve bir kopya yollamalarını istiyor. Bu sefer de derginin ilk baskısının bittiğini öğreniyor.
Neyse ki Changa'nın yemeklerini ilk tasarlayan Peter Gordon, bir baskısını yollamış. Tarık ve Savaş dergi ellerine geçtiğinde tabii ki çok seviniyorlar. Hemen eski rezervasyon defterlerini açıp jürideki isimleri arıyorlar ve 68 kişilik jüriden sadece 8 kişinin geldiğini öğreniyorlar. Haberi ise ilk önce tesadüfen orada yemekte olan Hürriyet gazetesi Haber Koordinatörü Nurcan Akad duyuyor, ertesi gün de tabii ki birinci sayfadan patlatıyor!
Sahiden de Changa'nın 39'unculuğu azımsanacak bir başarı değil. Listede dünyanın çok ünlü, çok gözde lokantaları var. Öte yandan dışarıda kalan, ilk 50'ye giremeyenler de hayli prestijli. Listenin zirvesindeki El Bulli ise Barselona'ya üç saat uzaklıkta, bir sene önceden rezervasyon yaptırmanızın tavsiye edildiği bir yer.
Haber izdiham yarattı
Neyse ki, Changa'da bu tür bir ağır rezervasyon terörü yok. Ama hafta içinde masada oturmak istiyorsanız, mutlaka önceden aramanız gerekiyor. Burası ilk açıldığında kulaktan kulağa yayılan efsanelerden biri yer bulmanın zorluğuydu: Kimseye ayrıcalık tanımamalarına rağmen yoğun ilgiden dolayı pek çok kişi kapıda kalmıştı. Bugünlerde de hele bu ağır medyatik ilgi yüzünden, hafta sonları kuyruklar oluşuyor.
Masada yer bulamayanlar ise bara geçebilir. Aslında bar çok daha hareketli, üstelik yemek de yiyebiliyorsunuz. Changa'nın her zaman cezbedici olan içki mönüsüne de iki yeni reçete eklendi bu ay: Changa Passion ve Changa Langa. Biri votka, passion fruit (yani Passiflora'nın meyvesi) ve taze hindistancevizi, diğeri ise kiwano (boynuzlu kavun) ve Bacardi'yle hazırlanıyor. Ama en muazzam içki artık klasik olan Caiproska: Bergamot, satsuma (Bodrum mandalinası) ve votka var içinde.
Son olarak, Changa'yla ilgili iki şehir efsanesini yıkalım: Kapıda hiçbir ayrımcılık yok. Herkes, her şekilde, en rahat giysileriyle girebiliyor. Sıfır denetim. Ve fiyatlar sanıldığı gibi uçlarda gezinmiyor. Changa'cılar özellikle bu sene 15 milyon liraya bile bir kişinin karnını doyurup fusion alemlerine dalmasına özen göstermiş.
Mayıs sonlarına doğru kapanacak olan Changa'nın yaz planları da var: Bodrum-Türkbükü'ndeki Ada Otel'in Ada Sahil'ini işletecekler. Sabah 10'dan itibaren, plaj, öğle-akşam yemeği ve bar olarak hizmet verecek. Eylüle kadar oradalar.