Tarafsız kalamazsınız

Hiç polis / asker sorgusundan geçtiniz mi? Eğer hayatınızın bir döneminde sorguya çekildiyseniz, bu filmi başka türlü izleyeceksiniz.
Haber: MURAT ÇELİKKAN / Arşivi

Hiç polis / asker sorgusundan geçtiniz mi? Eğer hayatınızın bir döneminde sorguya çekildiyseniz, bu filmi başka türlü izleyeceksiniz. Çünkü film, baştan sona bir sorgu. Teşbih falan yapmıyorum, Istvan Szabo'nun son filmi Taraf Tutmak / Der Fall Furtwaengler (Taking Sides) bir yüzbaşının bir sanatçıyı sorgulamasından oluşuyor. 1946 Almanyası'nda, savaştan hemen sonra Amerikalı yüzbaşı Steve Arnold (Harvey Keitel), Berlin Filarmoni Orkestrası'nın şefi Dr. Wilhelm Furtwaengler'i (Stellan Skarsgard) sorguluyor. Ondan ve arkadaşlarından Furtwaengler'in bir Nazi işbirlikçisi olup olmadığını öğrenmeye çalışıyor. Çünkü Amerikalıların işbirlikçi olarak cezalandıracakları isimlere ihtiyacı var. Çünkü lanetlenen güç ilişkileri, savaşı kazanan tarafça yeniden restore ediliyor. Çünkü güç kimdeyse adalet odur.
Szabo, yaşayan yönetmenler arasında galiba en çok sevdiğim, dünyası, takıntıları ve sineması beni en çok etkileyen sinemacı. Birincisi güç meselesine kafasını taktığı için, ikincisi her anlattığı hikâyeyi, aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlatmak için sinemalaştırdığı, üçüncüsü de çok iyi bir hikâye anlatıcısı olduğu için. Szabo'nun hemen hemen her filminden allak bullak çıkar, sonra ele aldığı konu hakkında karar vermeye çalışır ve bir süre hangi tarafı tutacağınıza karar veremezsiniz.
Seyirci karar verecek
Taraf Tutmak, bir yandan da bütün görkemi içinde Szabo'nun minimalizminin en iyi örneklerinden biri. Dört kişinin bulunduğu bir sorgu odası, tek kamera, neredeyse dört mekân ve 43 günde tamamlanmış çekimler. Szabo, oyuncularını serbest bırakmış. Ancak söz konusu olan sorgu olduğu için jestler, mimikler ve diyaloglar çok önem kazanmış. Hakkı da verilmiş, asla sıkılmıyorsunuz.
Szabo, daha önce de belirttiğim gibi ilk bakışta asla gözükmeyen gerçeğin peşindedir. Bu arayışı her filminde bir 'dönem'e oturtur. Mesela Babam / Father filmiyle 2. Dünya Savaşı'nda öldürülen babasının kahramanlıkları hakkında hayaller kuran bir oğlan çocuğunun, büyüdükçe gerçeği arayışını ve onunla yüzleşmesini anlatır. Arka planda yine önemli bir dönem, 1956 Macar ayaklanması vardır ve genç adam bir Yahudi kıza âşık olmuştur. Tatlı Emma Sevgili Böbe / Sweet Emma Dear Böbe Budapeşte'ye çalışmak üzere gelen iki genç öğretmenin öyküsüdür. Dönem, hemen komünizm sonrası dönemdir. Hani bütün batının doğu blokuna 'kurtuldular' diye baktığı dönem. Gündelik hayatın gerçeğini Szabo bir tokat gibi seyircisinin yüzüne vurur. Sunshine ise bir Macar Yahudisi ailenin üç kuşağını bir destan gibi ele alır. 1. ve 2. Dünya Savaşı, soykırım, komünizm, hepsini perdeye aktarır.
Ancak Taraf Tutmak da bir dönem filmi olmasına rağmen bence en yakın olduğu Szabo filmi, Mephisto. İşçi Tiyatrosu idealleriyle çalışan sanatçının Nazi rejiminin önde gelenleri elinde kukla olmasını anlattığı film. O, klasik ruhunu Şeytan'a satma temasını, sanat dünyasının etiğini ve Nazi Almanyası'nı sorgulamak üzere kullandığı film. Çünkü yeni filmi Taraf Tutmak bence Mephisto ile bir madalyonun iki yüzünü oluşturuyor. Biri ruhunu satan sanatçıyı, diğeri onu sorgulayan siyasal otorite ve adaleti sorguluyor. Tam da zamanında, bütün dünyanın Amerikan adaleti altında inildemeye başladığı bir dönemde, bir tarafa Nazileri, bir tarafa galip Amerikalıları koyarak sizi karar vermeye zorluyor.
Dr. Wihelm Furtwaengler'i filmin sonunda bütün sorgunun yapıldığı görkemli binanın merdivenlerinden yalnız ve yıkılmış olarak inerken görüyoruz. Suçlu mu? Buna seyirci karar verecek. Adaletin, suçun ve cezanın nasıl uygulandığını bir kez daha izleyerek. Size taraf tutmadığınızı sandığınız bir dünyada tarafsıza yer olmadığını bir kez daha hatırlatacak Szabo, taraf tutmadan.
Taraf Tutmak, Avrupa Filmleri Festivali kapsamında bugün saat 14:30'da Bursa-Tayyare Kültür Merkezi'nde (0224 220 88 47), 'filmekimi' kapsamında da yarın 19:00 ve pazartesi 13:30'da Emek Sineması'nda (0212 293 84 39).