Tarihi açılış

Tarihi açılış
Tarihi açılış
'Muhteşem Yüzyıl'ın final bölümünü yazarak girdiğim 'dizi gullümü' âlemine Radikal Cumartesi ile devam ediyor olacağım. İflah olmaz bir 'Muhteşem Yüzyıl'cıyım, ilk yazıya da öyle başlayalım...
Haber: MEHMET TARHAN / Arşivi

Bir dizi hakkında ilk yazımı Gezi günlerinde Bahar Çuhadar’ın kumpasıyla yazmıştım. Muhteşem Yüzyıl’ın sezon finali ile ilgili “Zaten izliyorsun, bi yazıver” dediydi. Buradan itiraf edeyim “Bu akşam Muhteşem Yüzyıl’ı seyredecek misiniz?” diye sorduğunda Kuzey Güney’ci bir komşuyu kendi dizi gullümü ekibimize katacağız sevinciyle “Evet” demiştim. Meğer park forumuna gidecekmiş. Hasılı kelam, böylece girdiğim dizi gullümü (eleştiri demeyelim, öyle olmayacak) âlemine Radikal Cumartesi ile devam ediyor olacağım. Mail ya da Twitter ile istediğiniz gibi katılabilirsiniz, aslına bakarsanız bunca dizi arasında çok da yardıma ihtiyacım var. Çünkü tüm dizileri izlemeyi iş edinmiş olmayacağım, can dayanmaz; bunu isteyen olursa astronomik rakamlar önerebilir tabii.
‘Gullüm’ Fehmi Dalsaldı’nın şovundan biliniyor herhalde; Lubunca dediğimiz LGBT argosunda eğlenceli, biraz eziklemeli geyik demek. Kimse endişelenmesin Seda Sayan’dan Esra Erol’a kadar herkesin kullandığı ‘kötü, gıcık’ anlamındaki ‘madi’ kelimesiyle beraber bu iki kelime dışında Lubunca’yı çok açık etmeyeceğim. Evdeki dizi gullümümüzü kamuya açıyoruz efendim, hayırlara vesile olsun.

İlk dizi yazısını ‘Muhteşem Yüzyıl’ için yazmıştım, ilk Cumartesi yazısı da o olsun. Evet, iflah olmaz bir ‘Muhteşem Yüzyıl’cıyım, daha doğrusu Hürremci, en doğrusu Meryem Uzerli Hürremci. Vahide Perçin’den de fena Valide Sultan olmamış ama Valide olunca işte, rayına oturacaktır. Halen gelecek zaman kipi kullanıyorum, olacak.
Şimdilik dizideki derdim Meltem Cumbul, yani Fatma Sultan. Dizilerdeki genel Derya Alabora çatlak komşu, teyze, anne rolünü saraya uygun entrikacılıkla birleştirmek iyi fikir de Meltem Cumbul bildiğiniz eziyet. Animede güzel olan yaya dönmüş gözler animede güzel oluyor işte. Meryem Uzerli gittikten sonra yeni Hürrem etrafında saf tutalım diye kadroya alındıysa gerçekten iyi fikirmiş.

Karayip Korsanları’ndan transfer Berrak Tüzünataç’ın Mihrinisa’sı sanırım Barbaros’un sakalına uyumlu olsun diye yapıştırma duruyor. Gerçi Mihrinisa hızlıca Filiz Akın’a geçecek gibi görünüyor. Kapı çalınca Cihangir aksanıyla “Geeyl” diyen şehzadeyle aşk, insanı Filiz Akın yapar vallahi.
Atmaca ile beraber Şehzade Mustafa’yı koruyan iki gizemli askerden Survivoroğlan’ın gullüme katkısı büyük; repliklerini beklemekle geçiyor dizi. Vallahi çok eğlenceli. Bakalım Atmaca onu ne kadar idare edecek; şimdilik Osmanlı usulü Matrixçilik oynayarak durumu kurtarıyorlar.
Mahidevran, Beyazid bildiğimiz gibi; İbrahim Paşa’dan kalma sürekli derin soluk almalar, hırıltı dinletmelerle geçen konuşmalar falan. Hollywood fragmanı sesli Rüstem ve ona eşlik eden gözkısangillerden Mihrimah, zamanını okuyarak, kâbus görerek ve rüya tabiri isteyerek geçiren Süleyman ve nefret etmemiz istenen ‘tiki’ Selim madilik yapılabilecek durumda olmadıklarından es geçiyorum şimdilik. Hırsugül, pardon Nurbanu Sultan başlı başına bir gullüm konusu; borcum olsun. Bir başka yazı konusu da Cihangir’in sakatlığının sunuluş biçimi.

Tamam, ‘Muhteşem Yüzyıl’ da ‘Tudors’un uyarlaması gibi görünüyor özellikle kostümlere bakınca ama ‘Fatih’ ilk yerliden yerliye uyarlama olarak tarihe geçecek gibi. Mehmet Akif Alakurt’un sette şiddet uygulaması, yapım şirketinin onun yanında olması rezalet zaten. Bu rezalet üzerine seyretmek zaten zulümken yerli Cercei Gamze Özçelik daha da zorlaştırıyor işleri. Yine de bu zulmün altında bir iki gullüm çıkıyor.
Mehmet Akif Alakurt’un Polat Alemdar sesiyle konuşması başlı başına bir malzeme ama çok yazıldı geçelim. Ben üç şeye taktım dizide. Birincisi Fatih’in kanunnamesini sultanlara okurken Kardeş Katli bölümünde arkada salavat çalması. Hem de tam Kurban Bayramı ertesi. İyimser yorumum; Balyoz kararı sonrası Fatih’in veziriâzâmın kafasını alırken yaptığı konuşmaya bir cevap olabilir. Derin Fatih işbaşında, dikkat.


İkincisi Züleyha (Efruz). Önce Tülin Özen sandım yeminle. Almışlar ‘ Beyaz Gelincik’ten getirmişler; sürekli bir hıklamalar, kaşları gözleri bereltip bereltip baygınlaştırmalar, bir öksürse kan tükürecek... Ama bomba Mahmut Paşa’nın yatakta araya koyduğu kılıç ama nerede Fatma Girik nerede bizim Efruzlu Züleyha?
Üçüncü takıntım şu seçilmiş kişi. Aslını anlamadım ama sağ olsun dizi ekibi bizim için daha anlaşılır hale getirmiş. Bir iyi Mir var, o Leyla ile Mecnun’un ak sakallı dedesi, beyazlar içinde. Doğrudan transfer gibi görünüyor; aynı acayip replikler. Bir de kötü Mir var Atilla Olgaç, siyah giyiniyor. Tabii kötülüğün simgesi siyah göz makyajı da işimizi kolaylaştırıyor. Hıvendigar’ı yani seçilmiş kişiyi buldular ama bakalım Sith Lordu mu Yoda mı kazanacak?