@omererbil

'Tarihi eser'lerin sahtesi müzelere kadar sızdı

'Tarihi eser'lerin sahtesi müzelere kadar sızdı
'Tarihi eser'lerin sahtesi müzelere kadar sızdı
Çeşitli suni yöntemlerle eskittikleri heykellere tarihi eser süsü vererek satan sahteciler milyonlarca liralık bir Pazar oluşturmuş durumda. Bu işte öyle ileri gitmişler ki bazı sahte tarihi eserler müzelere kadar girmiş. Bunun üzerine Müzeler Genel Müdürlüğü de bir denetim komisyonu kurmuş.
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Kültür ve Turizm Bakanlığı, son 5 yıl içinde yüzlerce sahte heykel ele geçirdi. Bu heykellerin bir kısmı müzelerde sergilenen eserlerdi. Bir kısmı ise piyasada satılırken güvenlik güçlerince ele geçirildi. Bu heykellere, sahte olduğunu bilmeden ve ‘tarihi eser’ sanarak milyonlarca lira ödeyenler var.

Genellikle sahte heykeller yurt dışına kaçırılmak üzere hazırlanıyor. Heykellerin gerçekçi görünmesi için ise akıl almaz yöntemler uygulanıyor. Mermer heykellerde figürlerin bazı uzuvları özellikle kırılıyor. Ele geçirilenlerin pek çoğunda burun, kol, hatta gövde parçalanmış. Metal heykeller ise korozyona uğraması, bir başka deyişle yüzey tepkimeleriyle aşınıp eskimiş gibi görünmesi için uzun süre toprağın altına gömülüyor. Bazılarının üzerinde delikler açılıyor. Böylelikle heykellere eskitilmiş görüntüsü veriliyor. Alıcıların uzmanlığı yoksa bu hilelere kanarak ‘tarihi eser’ sandıkları sıradan ürünlere yüklü paralar ödemeleri daha kolay oluyor.

Görenler gerçek sanıyor

HEDEF TURİSTLER

Altın, bronz, gümüş heykelciklerin de sayısı az değil. Alıcıların gözünü boyamak için her türlü kopya figürü kullanan sahteciler özellikle yabancıları hedef seçiyor. Antalya, İzmir gibi turistlerin yoğun olduğu bölgelerde faaliyet gösteren sahteciler, terakota, sikke, madalyon gibi kolaylıkla taşınabilir tarihi eser görünümlü materyaller üretiyor.

DETAYLI ANALİZ YAPILIYOR

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü sahtecilerle mücadele için 2010 yılından bu yana yoğun bir çalışma yürütüyor. Öncelikle daha önceki yıllarda müzelere girmiş sahte eserleri komisyon kurarak ayıklayan bakanlık, güvenlik güçlerinin ele geçirdiği eserlerin gerçekliğini de bu komisyon vasıtasıyla denetliyor. Eserlerin tespitinin yapıldığı müzede kurulan komisyonun verdiği raporda şüphe uyandıracak bir durum tespit edildiğinde başka müze uzmanlarından oluşan yeni bir komisyon kuruyor. Bu komisyonun da kararında şüphe oluşuyorsa akademisyenlerden oluşan bilimsel bir heyet oluşturuluyor. Metal eserler, korozyon yapısının tespiti için analiz laboratuvarında incelendikten sonra tarihleniyor. Aynı yöntem taş eserler için de uygulanıyor.

Antalya Elmalı Müzesi'nden Bildirilen Sahte Heykelcikler

Antalya İli, Elmalı Müzesi Müdürlüğüne bir şahıs tarafından teslim edilen 2 adet hayvan figürünün imitasyon olup olmadığı hususunda tereddüt yaşanması nedeniyle Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce söz konusu eserlerin analiz ve değerlendirilmeleri için bir komisyon kuruldu. Komisyon tarafından hazırlanan 29.05.2013 tarihli raporda; söz konusu objelerden, kanatlı keçi biçimindeki bronz apliğin Louvre Müzesi’nde bulunan ve olasılıkla MÖ. 5. yüzyıl sonu ile 4. yüzyıl başına tarihlenen altın kanatlı bronz keçi apliğinin bir imitasyonu, insan yüzlü bir adet boğa heykelciğinin ise Akhamenid sanat etkileri taşıyan oldukça başarısız bir imitasyon olduğu ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olmadıkları belirtildi.

Samsun Müzesi'nden Bildirilen Sahte Heykel

Pirinçten mamul, 14 cm uzunluğunda Romalı bir savaşçıyı tasvir eden heykelciktir. Ayak kısmı bilekten itibaren kopuk durumdadır. Başında Korinth başlığı mevcuttur. Göğüs kısmı toga ile örtülüdür. Sağ kol omuzdan itibaren kırık ve noksandır. Sol kol aşağıya inik olup elinde muhtemelen hançer tutmaktadır. Ayaklar hafif sağa dönüktür. Kimyasal metotlarla eskitilme çalışması yapılmıştır. Vücudun ön ve arka kısmında delikler mevcuttur.

Mardin Müzesi'nden Bildirilen Sahte Heykel

30x18x24 cm. boyutlarındaki heykel başının siyah damarlı kırmızı mermerden yapıldığı, çok diri olan saç buklelerinin aşınmış görünümü kazandırmak için yer yer darp edilmiş olduğu, başlık ve saç stilinde Klasik Dönem özelliği görülürken gözlerinin Roma Dönemi özelliği gösterdiği, antik çağ heykeltraşlık sanatında, klasik dönem ve sonrası eserlerde görülen insan anatomisine uygunluğun baş bölümünün hafif sağa meyilli verilmesine karşın boyun kısmının aşağıya doğru tamamen düz inmiş olması nedeniyle bu heykel başında görülmediği, yüz hatlarının oldukça keskin işlendiği, anlan heykel başının imitasyon olduğu ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olmadığı belirtildi.

Adana Müzesi

Bronzdan yapılmış olup, yüksekliği 51 cm’dir. Sağ elinde aşağıya doğru kılıç, sol elinde ise yukarıya doğru meşale tutmaktadır. Başında çelenk bulunan heykelin üzerinde vücudun bir kısmını örtecek şekilde bir pelerin bulunmaktadır. Pelerin boyundan arkaya doğru savrulmuştur. Ayağında bilekleri de kapatacak şekilde uzunca sandaletler bulunmakta olan heykel, bir kaide üzerinde durmaktadır. Sağ bacağını bükmüş ve kaidenin yüksekçe olan kısmına koymuştur. İçi boş olan heykel döküm tekniğiyle yapılmıştır. Yüzeyinde korozyon izleri görülmektedir. Anatomik olarak bir orantısızlığın yanı sıra korozyon tabakasının farklılığı da göze çarpmaktadır.

İzmir Müzesi Hades Heykeli

Bir adet Sahte Mermer Heykel: Yüksekliği 40 cm’dir. Sağ kolu ve bacakları noksandır. Dalgalı saçları omuzuna kadar inmektedir. Sakal ve bıyığı vardır. Bıyık sakalla birleşmektedir. Ayrıca, sol omzundan inen elbise tomarı mevcuttur. Gövde ve yüz kısmında yer yer açık kahverengi çizgiler bulunmaktadır. Bilinçli olarak bazı uzuvları kırılmıştır.