Tarihi salonda masalsı bir film: Pi'nin yaşamı

Tarihi salonda masalsı bir film: Pi'nin yaşamı
Tarihi salonda masalsı bir film: Pi'nin yaşamı
Ang Lee'nin yönettiği 'Pi'nin Yaşamı' için Los Angeles'ta eski Hollywood tarzı 'mahrem' bir öngösterim yapıldı. Kebaptan risottoya uzanan hayrete şayan ikram eşliğindeki gösterimdeydim.
Haber: KEITH KURMAN / Arşivi

Film prömiyerleri, kamuoyuna heyecan dalgaları yaymak için yapılan şovlardır ama Hollywood kültüründe buzdağının görünen ucunu oluşturur. Yüzeyin altında olan bitenler sadece ayrıcalıklı ve seçkin bir grupla paylaşılır. Eski Hollywood tarzı, daha mahrem gösterimler de yapılır. Bazı filmler, seyirciler sinemadan çıktıktan sonra perdede akmaya devam eden yazılarda adı geçen yüzlerce stüdyo çalışanı ile basın karşısında ilk kez görücüye çıkarılır. Böyle gösterimlerden biri de Ang Lee’nin yönettiği ‘Pi’nin Yaşamı’na (Life of Pi) nasip oldu.
ABD ’de 21 Kasım’da vizyona giren ‘Pi’nin Yaşamı’ için pek çok etkinlik düzenlendi. Prömiyeri New York Film Festivali’nin 50’nci yıldönümü vesilesiyle New York’ta yapılsa da son halinin ilk gösterimi birkaç hafta önce Los Angeles’ta, gazeteciler ve stüdyo yöneticilerinden seçilen bir grup için yapıldı. Birkaç gün önce de prodüksiyon ekibine özel gösterim düzenlendi. Her ikisine de 20th Century Fox stüdyoları ev sahipliği yaptı. İlk akşam Fox Stüdyosu’nun dekore edilmiş eski kantininde kokteyl ve akşam yemeğiyle başladı. Ardından film setlerinin kurulduğu bir dizi devasa hangardan geçerek, 1930’lardan beri bu tür gösterimler için kullanılan tarihi Zanuck Tiyatrosu’na yollandık. Gösterimden sonra da kahve ve taze krep atıştırırken film hakkında hararetli sohbetler yapmak için tekrar kantinin yolunu tuttuk.
İkinci akşam, yönetmen Ang Lee ve genç yıldızı Suraj Sharma’nın da katıldığı daha büyük bir etkinlikti. Resepsiyon için çimenlik alana dekore edilmiş çadırlar kuruldu. Tiyatronun önüne medyanın hatırı için kırmızı halı bile serildi. Çadırın içinde risotto büfesi, müşterinin arzusuna göre hazırlanan kebap büfesi, üç farklı türde çikolata sunulan çikolataya daldırma büfesi ve daldıracak hamur tatlıları ile meyve dilimlerinin hayrete şayan çeşitliliği vardı.
Film; bir üç boyutlu, bilgisayarla üretilmiş görüntü (BÜG) başyapıtı. Yann Martel’in aynı adlı çok satan kitabından uyarlanan, hikâye içinde hikâye tarzında, mest eden bir masalı adeta büyüyle canlandıran film, canlı çekimlerle BÜG’ü kesinti yaratmadan birleştirmiş. Hikâye, bir gemi kazasından kurtulmuş tek kişi olan yetişkin Pi (Slumdog Millionaire’den Irrfan Khan) tarafından anlatılıyor. Çiçeği burnunda Suraj Sharma’nın ustaca canlandırdığı çocuk Pi, bir cankurtaran sandalında Richard Parker adlı ehlileşmemiş kaplanla denizde 227 gün geçirir. Sonundaki sapma anlatı yapısını tepetaklak edip filmi tipik macera filmlerinden ayrı yere koyarken, insanı da düşünmeye sevk ediyor.
Film Türkiye ’de 28 Aralık’ta vizyona giriyor.