Tasarım makarna!

Tasarım makarna!
Tasarım makarna!
El yazısı Radikal, strafordan dev Davut heykeli gibi ilginç işleriyle tanınan Serkan Özkaya, bu kez makarna tasarladı. Özkaya, "Para açısından değersiz bir nesneye tasarım objesi olarak bakmak istedim" diyor
Haber: Neylan Bağcıoğlu / Arşivi

‘El yazısı Radikal’ ya da yakın zamanda Michelangelo’nun Davut heykelinin replikasını, ancak bir tır ile taşınabilecek boyutta altın strafordan yapan heykeltıraş Serkan Özkaya son işiyle Galerist’te seyirci karşısına çıkıyor. Kendileme, reprodüksiyon ve kopya kavramlarıyla ilgilenen Özkaya’nın, mimar George L. Legendre ile birlikte tasarladığı ‘Bir ve Üç Makarna’ işi, hayatımızda olan ama üzerinde pek de düşünmediğimiz un ve su mamulü makarnaya bambaşka bir gözle bakmamızı sağlıyor. “Davut heykeli insan elinden çıkma, sanatçısı belli en değerli nesne ise, makarna pahası anlamında elde edilebilecek en ucuz tasarım nesnesi. Ve hayatın içerisinde yer alıyor. Saplantı bu aslında. George ile tanışmadan önce tüm makarna tiplerini belirleyip, bunları sanat eseriymiş gibi sergileme fikrim vardı. Az değerli, neredeyse para açısından değersiz olan bir nesneye tasarım objesi olarak bakmak istiyordum” diyen Özkaya, daha sonra Legendre’ın, Marco Guarnieri ve Paola Antonelli ile birlikte hazırladığı, ‘Pasta by Design’ (Tasarımla Makarna) kitabını görüyor ve olaylar gelişiyor. Kitapta 92 farklı makarna tipi var ama Legendre, projeye başladıklarından beri birçok farklı tasarımla daha karşılaştıklarını belirtiyor.
Bu projedeki makarnalar, bir ev ya da bina projesi nasıl tasarlanıyorsa öyle, bilgisayar programı yardımıyla tasarlanıyor. “Elbette, bir köprü tasarlarken önceliklerimiz makarnadakinden biraz daha farklı, daha pragmatik. Ve sonuçta ortaya çıkan fiziksel yapıda bu süreci fark etmiyorsunuz’’ diye ekliyor Legendre. Makarna projesi, bir mimari yapının aksine farklı tip makarnaların tabiri caizse nev-i şahsına münhasır özelliklerini ortaya çıkarıyor. Rigattoniden fusiliye, spagettiden bildiğimiz fiyonk makarnaya her bir farklı makarna çeşidinin en mükemmel versiyonunu üretiyor Legendre ve Özkaya. Bunlar bir bakıma ideal makarna örnekleri. Bilgisayar modelleri ile üretilen bu plastik idealler sergi alanında tıpkı birer bronz heykel ya da değerli mücevherler gibi seyirci karşısına çıkıyor. Joseph Kosuth’un ‘Bir ve Üç Sandalye’ çalışmasında nasıl bir ahşap sandalye, bir sandalye fotoğrafı ve sandalyenin sözlük tanımı metni yan yana sergileniyorsa, ‘Bir ve Üç Makarna’ çalışmasında, yediğimiz makarna, o makarnanın bilgisayar modeli ve o modelden üretilmiş mükemmel plastik versiyonu bir arada bulunuyor.
Ulvi ile sıradan arasında, aslında varlığından çoğu zaman haberdar olmadığımız alandan bahsediyor ‘Bir ve Üç Makarna’. Karın doyurmak için 3-5 liraya satın alınan, pişirmesi bile çok meşakkatli olmayan bir objeyi, komplike bilgisayar denklemleri ile silbaştan tasarlayıp, neticede ideal şekline getiriyor. Mesleği gereği Legendre tasarımın yapım aşamasındaki enstrümanlarla ilgilenirken, Özkaya daha çok fikir olarak kopyalama, reprodüksiyon bağlamında kaynak ve replikası ile ilgileniyor. Marketten alınan paketten çıkıp tanesi kuruşlarla ölçülebilecek değere sahip makarna parçası, üç boyutlu tarayıcı ile bilgisayara aktarılıyor. Ardından taranmış makarnanın yapısı bir formüle dönüştürülüyor ve tıpkı bir heykel gibi baştan üretiliyor. Karşımızdaki üçlemedeki her parça, aynı şeyi, yani makarnayı temsil ediyor. Üçü de makarna ama hiçbiri karnımızı doyurmuyor. Çünkü süreç içerisinde makarna bir bakıma varoluş sebebi olan doyurma yetisini kaybediyor ve bir sanat eseri haline geliyor. Bir yandan da maddi değeri yoka yakınken bir anda farklı bir piyasanın parametreleri ile ölçülmeye başlıyor.
Görüşmenin ardından bir bakkala girip makarna alıyorum. Yerken, asla mükemmel makarna yiyemeyecek olduğumu fark edip biraz hüzünleniyorum. Bir süre makarnadan uzak durmaya karar veriyorum.
Serkan Özkaya ve George Legendre’ın yanı sıra Haluk Akakçe, Hussein Chalayan, Arik Levy, Ali Emir Tapan, Evren Tekinoktay, Elif Uras, Nil Yalter’in de işlerinin yer aldığı Fatoş Üstek küratörlüğündeki ‘Kozmik Spekülasyon Bahçesi’ sergisi 17 Kasım’a kadar Galerist Tepebaşı’nda.