Tatil sonrası gündem ağırlığı

Tatil sonrası gündem ağırlığı
Tatil sonrası gündem ağırlığı
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Tatilden döndük. Ve acayip bir gündemin içine düştük. Hepiniz gayet iyi bildiğiniz için burada tekrarlamaya gerek yok. Ama gazete ve televizyon görmeden, sadece tavuk, horoz sesleri içinde börtü böcekle haşır neşir vaziyette geçen günlerden sonra bir miktar şok etkisi oldu bizim için. Tatilde hava hep çok güzeldi. Zaten internetten baktık, her yer bulutlu bir tek bizim adanın üzerinde bir boşluk vardı. Paso güneşlendik. Bu durumdan tek rahatsız olan bizim Simit’ti. O kadar tüylü bir köpek ki gitse kutuplarda bile yaşayabilir valla. Bir tür Alaska Simit’i... Haliyle gölge buldu mu kalkmıyordu. Denize girdiğimiz yerde gölgelik çimenlerde bütün gün uyuduktan sonra akşam olup eve dönme vakti geldiğinde Simit’i yerinden kaldırmak bayağı bir vakit ve efor gerektiriyordu. Önce tatlı sözler, sonra tehditler, ardından bir şişe suyu üstüne dökmek suretiyle kaldırabiliyorduk. Etraftakiler için eğlence konusu olduk. Hâlâ adada Simit’le ilgili anekdotlar anlatılıyordur. Ben böyle keçi inadına sahip bir köpek görmedim. Zaten tatilin ikinci gününden kadını sattı. Bakıyor, adam arkadan gelmiyorsa çöküp bekliyor. Ona yedi sene bakmış olan kadının lafları bir kulağından girip öbür kulağından çıkıyor. Kiraz desen o da adama hasta. Allahtan sevgi böceği olarak ben vardım da kadın depresyona falan girmeden tatili atlatabildik. Adada bir sürü arkadaş da edindik. Simit’i görünce ilk başta diğer kediler pek yaklaşmadılar. Ama zararsız bir mahluk olduğunu anlayınca bizim kapıda takılmaya başladılar. Zavallılar nasıl bir kış geçirmişlerse iğne ipliğe dönmüşlerdi. Üstelik dişilerin hepsi de hamileydi. Koca göbekli iskeletorlar. Kadın sürekli kaplara sütlü, yoğurtlu ekmek doğrayıp onları besledi. Arada çaktırmadan peynir yumurta falan da verdi. Hele bir tane sarı vardı bana benzeyen, o hiç kapıdan ayrılmadı. Adını Sarıkız koydular. Karnı doymuş olmasına rağmen önüne konan her şeyi, ‘Bulmuşken yememek olmaz’ diyerek mideye indirdi. Herhalde şu sıralar doğurmuştur. Umarım bir daha gittiğimizde Sarıkız’ı ve yavrularını görürüz. Şimdi evdeyiz. Tek lüksümüz balkona çıkmak. Şimdiden adayı özledik. Simit de duyduğumuza göre ne zaman arabanın kapısını açık bulsa içeri dalıyormuş. Aklı fikri gezmede. Bakalım bu ağır gündemlere ve eski rutinimize nasıl alışacağız...
İyi haftalar, 
 
Acar muhabir Pişo’dan haberler 
* Kuş türlerine av tehdidi
Orman Bakanlığı’nın haftada üç gün olan avlanma iznini dört güne yükseltmesi ve ördek türlerinin av kotasını dörtten altıya çıkarması doğaseverlerin tepkisine neden oldu. Avcılar yeni karara göre çarşamba, cumartesi, pazar günleri dışında salı günleri de avlanabilecek. Ama sadece bıldırcın ve üveyik avlamayacakları kesin. Bu sürede başka hayvanları da avlayacaklar ve limiti iki katına çıkarabilecekler. “Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Merkez Av Komisyonunu tekrar toplayarak yaban hayvanlarının azalmasına sebep olacak bu vahim karardan vazgeçilmesini sağlamalı” diyor doğaseverler. 

* Kedici bayilerde
Kedi ve Kültür dergisi Kedici’nin Mayıs-Haziran sayısı bayilerde. Bu sayıda kedili çizgi romanlar hakkında geniş bilgi var. Ayrıca ‘Kedilerin vatanı Anadolu’ başlıklı yazı da oldukça ilginç. 

* İlham kedileri
Kendisini ‘kedici ressam’ olarak adlandıran Sedef Yılmabaşar Ertugan’ın (www.kediciressam.com) resimleri çok renkli ve eğlenceli yap bozlar gibi. Bakın kendisi resimleri hakkında ne diyor: “Ben duygularımı, iç dünyamı, renkler, dokular ve sembollerle ifade etme yolunu seçtim. Duygularımı ifade eden semboller de, son yıllarda yoğun olarak bana sevme-sevilme duygularını
yaşatan, dünyanın en mükemmel yaratıkları olduğunu düşündüğüm kediler...
Kedilerim bana ilham vermeye devam ettikleri sürece onların resimlerini yapmayı sürdüreceğim.”