'Technicolor su perisine' veda

'Technicolor su perisine' veda
'Technicolor su perisine' veda
91 yaşında hayata veda eden Esther Williams, beraberinde bir dönemi de kapadı. Perşembe günü ölen oyuncu, aynı zamanda klasik Hollywood'un ihtişamıyla özdeşleştirilen yıldızlardandı.

Klasik Hollywood döneminin ihtişamına, "eskiden filmlerin ne kadar gözalıcı" olduğuna dair en sık referans verilen 'su perisi' Esther Williams, önceki gün hayata veda etti. Filmlerinde illaki en azından bir yüzme sahnesi olması için MGM senaristlerinin elbirliği yaptığı, stüdyo zamanlarının en büyük sembollerinden Williams, 1939'daki ulusal şampiyonada ve San Francisco Fuarı'nda yüzmede dünya rekoru kırdıktan sonra sinemaya adım atmış, çoğunluğu gişe devi olan sayısız müzikalde başrol oynamıştı. 1921'de Los Angeles'ta doğan Williams, San Francisco'da bir MGM yetenek avcısı tarafından keşfedildi. Başta bu teklifi kabul etmese de, bir yıllık ısrar sonucu MGM'le sözleşme imzaladı. Ancak bu sefer de hemen başrole çıkmak istemeyen Williams, önce Mickey Rooney'li romantik hikâye 'Andy Hardy's Double Life'ta yan rollerden birini canlandırdı. Bir yıl sonra 'A Guy Named Joe'da küçük bir rol alan oyuncu, ilk olarak 1944'te 'Bathing Beauty'de başrol oynadı. Ve tüm senaryonun, Esther Williams'ın bir noktada suya girmesi üzerine şekillendiği müzikal formülünün de ilk adımı böylece atıldı. Dönemin Technicolor teknolojisinin de etkisiyle cazibesini bir kat daha artıran bu müzikaller Williams'ın kariyerini de şekillendirdi. Yeni evli bir yüzme antrenörüyle savaştan dönen bir askerin aşkını konu alan 'Thrill of a Romance' (1945), gönlünün bir denizci tarafından çelinmeye çalışıldığı 'On an Island With You' (1948), mayo tasarımcılığının da işin içine girdiği 'Neptune's Daughter / Denizlerin Sevgilisi' (1949), tropik coğrafyayı mesken edinen 'Pagan Love Song' (1950), Avustralyalı yüzme şampiyonu Annette Kellerman'ın müzikal biyografisi 'Million Dollar Mermaid/Dünyaya Bedel' (1952), Manş denizinde yüzdüğü 'Dangerous When Wet / Zafer Yarışı' (1953), Williams'ın yüzme ekseninde gelişen filmlerinden bazıları. Tabii ki Williams, ayağının hiç suya girmediği filmlerde de oynadı. Misal, 1947 yapımı 'Fiesta'da kadın bir boğa güreşçisini canlandırdı. 1949 ve 1950'de Betty Graple'dan sonra dünyanın en fazla gişe getiren yıldızı olan Williams, MGM'le sözleşmesi bittikten sonra Universal stüdyosu için dramatik filmlerde de oynadı. MGM'in yıllar boyu "sadece karşısındaki erkek oyuncuyu ve havuzun suyunu değiştirmekle" yetindiğini söyleyen Williams, Universal döneminde kendini oyuncu olarak da ciddiye almaya başladı. 'The Unguarded Moment' ve 'Raw Wind in Eden', oyuncunun bu dönemindeki filmlerinden. Kaynaklarda "dans edemezdi, şarkı söyleyemezdi (şarkı sahnelerinde playback kullanılırdı) ama yüzdü mü de yüzerdi" diye tanımlanan Esther Williams, yine de perdede ışıldayan yıldızlardandı. Komedyen Fanny Brice'ın "Islakken tam bir yıldız, kuruyken ise zerre değil" nitelendirmesini yaptığı Williams kariyeri boyunca Fred Astaire, Gene Kelly, Frank Sinatra gibi isimlerle karşılıklı rol aldı. Dört kere evlenen Williams'ın üçüncü eşi aktör/yönetmen Fernando Lamas da onun hayatına damgasını vuran isimlerden oldu. Lamas'ın ölümüne kadar 13 yıl süren evlilik boyunca Esther Williams, yıldızlığından vazgeçmek durumunda kaldı ve eşine bağımlı bir hayat sürdürdü. Hatta son filminde de Lamas'ın yönetiminde onunla beraber kamera karşısına geçti. Ama 'La Fuente Magica' adındaki yapım zamanında gösterime girmedi. Sanatçı, son evliliğini 1994'te aktör Edward Bell'le yaptı. 1960'larda sinemayı bırakan oyuncu daha sonra 1972'de felaket filmi 'The Poseidon Adventure / Poseydon Macerası'nda da oynamayı kabul etmedi. Dünya çapındaki popülaritesine büyük katkıda bulunduğu su balesine yönelik çalışmalar yaptı, yüzme sporunu yaygınlaştırmak için televizyon programlarına çıktı ve ismini retro bir mayo markasına verdi.