Tek başına 11 karakter gücünde

Tek başına 11 karakter gücünde
Tek başına 11 karakter gücünde

Genç oyuncu Merve Engin, tek kişilik Kıyıya Oturmanın Böylesi oyununda çeşitli maskeler aracılığıyla 11 farklı karakteri canlandırıyor. Oyun, İtalyan Halk Tiyatrosu Commedia dell Arte uyarlaması

İtalyan halk tiyatrosu Commedia dell'Arte, pek çok açıdan bizim Ortaoyunu'na benziyor
Haber: GÖNÜL KOCA / Arşivi

Tiyatroseverler bu sezon farklı tarzda bir oyunla karşı karşıya. Merve Engin’in tek başına sahnelediği bol karakterli, İtalyan halk tiyatrosu geleneğine ait Commedia dell’Arte’nin Commedia Gabriellina sitilinde bir oyun: ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’. Süpervizörü ise Commedia Dell’Arte ustası Antonio Fava.

Oyuncuya çok şey katıyor
Bir oyuncu çeşitli maskeler aracılığıyla tam 11 karakter canlandırılıyor sahnede. Her Commedia dell’Arte oyununda olduğu gibi bu oyunda da cimri bir baba, kavuşamayan genç âşıklar ve birçok yan karakter var. Merve Engin’in sahnedeki en büyük yardımcısı ise başta maskeleri olmak üzere izleyicilerden aldığı olumlu tepkiler oluyor. Geleneksel Türk tiyatrosu türü olan Ortaoyunu ile benzerlikler olduğunu ve karakterleri evrensel özelliklere sahip olduğu için Türk izleyicisinin sevdiğini söyleyen Engin’e sahnede 11 karakteri canlandırmanın zorluğunu soruyoruz, ama o aksini iddia ediyor; "Oyuncuya çok şey katıyor farklı karakterleri canlandırmak. Her birinin ayrı özellikleri, fiziksel duruşları ve maskeleri var. Bazılarının da maskesi yok, bu nedenle çeşitli nesnelerle ifade etmeye çalışıyorum. Evet, zorlayıcı gibi görünebilir ama oyuncuya çok şey kattığına inanıyorum, o yüzden yapıyorum. Ayrıca ileride Ortaoyunu’yla birlikte sahnelemeyi de istiyorum"

Ardından Commedia dell’Arte’nin ne kadar çok karakterli bir tür olduğunu bilenler için başlıyor ‘Gabriellina’ stilini anlatmaya: "Aslında Commedia dell’Arte’de bir oyuncu ömür boyu aynı karakteri canlandırıyor. Ama ‘Gabrielliana’da bir oyuncunun başına geleni bir stile dönüştürmesi hikayesi var. Giovanni Gabrielliana kumpanyasıyla birlikte bir oyun sahnelemeye gidiyor. Ama Gabrielliana bir şekilde ekibinden önce gidiyor bölgeye. Ama ekibinin arabası devrildiği için oyuna ye-tişemiyor. İzleyicilerin kızgınlığı karşısında tek başına oynamaya karar veriyor. Bakıyor ki insanlar sevdi, estetiği de var, üstelik epey bir yetenek gerektiriyor. Ve diyor ki artık böyle bir stil var ve adı da Gabrielliana oluyor.

Bu arada başta biraz tedirgin olduğunu da söyleyen Engin, bunun nedenini de şöyle açıklıyor; "Commedia dell’Arte ile ilgili çok fazla bir şey bilmiyoruz aslında. Ve ben bu türün bir stilini sahneliyorum. İzleyicinin ‘Commedia Dell’Arte bu muymuş?’ diye düşünmesinden korktum. En korktuğum şey de hikayenin temiz olmaması, karakter değişimlerinin anlaşılmamasıydı. Ama izleyenlerden aldığım tepkilerden sonra rahatladım, gayet iyi anlaşıldığını gördüm."

Bilet fiyatlarını düşük tutuyor
Ve laf tiyatroların yaşadığı sıkıntılara geliyor. Bu nedenle tek başına oyun sahnelemenin dezavantajlarını ve avantajlarını özetliyor Merve Engin; "Evet tek başımayım, sadece oyunun prova aşamasında Antonio Fava geldi, bir hafta çalıştık, gitti. Öte yandan tek başıma olmanın rahatlığını da yaşıyorum aslında. Bilet fiyatlarını düşük tutabiliyorum. Zorlukları avantaja dönüştürmeme de olanak sağladı aslında bu oyun. Kullanılan maskeler çok pahalı ama bende vardı çoğu. Antonio Fava ile daha önce çalıştığmız yıllarda almıştım. Tek kişilik pahalı bir prodüksiyon aslında (gülüyor)."

‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’ bugün 20.30’da Kadıköy Öykü Sahne’de (0216 330 53 30), 25 Kasım Perşembe Beyoğlu Kumbaracı50’de (0212 243 50 51).

İtalyan ustayla dört yıl çalıştı
Merve Engin, konservatuarı bitirince dört yıl Antonio Fava’yla çalışmış. Chicago, Dubai, Prag başta olmak üzere birçok yerde Commedia dell’Arte oyunları sahnelemiş, atölyeler yapmışlar. Türkiye ’ye dönüşünü “İnsan küfretmeyi Türkçe, yani alıştığı dilde seviyor” şeklinde özetleyen Merve Engin, bu arada Talimhane Tiyatrosu’nun açıldığını öğrenmiş. Ve Mehmet Ergen’in kapısını çalarak “Sizinle çalışmak isterim, hazır yeni yer açmışsınız” demiş. Talimane’de bir süre Mehmet Ergen’in asistanlığını yapan Engin, “Talimhane’de iş kadını gibi oldum. İşin o yanı da eğlenceli ama insanı asıl tırmalayan şey oyunculuk.” diyor.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    Beyoğlu