Teknik anlamda matah değiliz

Teknik anlamda matah değiliz
Teknik anlamda matah değiliz

Michael Rother, Steve Shelley, Aaron Muller

1970'ler Alman rock müziğinin gidişatını değiştiren gruplardan NEU!'nun gitaristi Michael Rother, Sonic Youth'un davulcusu Steve Shelley'in de yer aldığı projesiyle Bronx Pi'de
Haber: ERAY AYTİMUR - erayaytimur@yahoo.com / Arşivi

2010, tek tük güzelliğinden birini sona sakladı. 70’lerde Almanya ’da doğmuş Krautrock ekolünün en önemli dört topluluğundan NEU! yeni sayılabilecek ambalajıyla 8 Aralık Çarşamba Bronx Pi Sahne’de olacak. Kod Müzik katkılarıyla gerçekleşecek yılın bu en önemli konserlerinden birinde Krautrock sevenler, Sonic Youth hayranları, yenilikçi müzik arayanlar veya post rockçıların bulunacaklarından şüphe yok.
1971’de Kraftwerk müstafileri Michael Rother ve Klaus Dinger’ın kurduğu NEU!, 1975 tarihli üçüncü ve son albümüne kadar savunduğu ‘sıra dışı müzikal fikirler, yenilikçi tınılar ve getirdiği farklı form anlayışları’ ile müziğin gidişatını değiştirdi. Aradaki tüm çabalara karşın farklı müzikal anlayışlardan ötürü yolları ayrılan Rother ve Dinger’ın yeni albüm girişimleri 2008 yılında Klaus Dinger’ın ani vefatıyla yarım kalmıştı. Geçen yıl hazırlanan ‘Brand NEU!’ derlemesi ise yeni bir fitili ateşledi. Michael Rother, 2010 başında yeni NEU! setini ‘NEU! 86’ ve 12’ maxi single eşliğinde piyasaya sürdü. Ardından NEU! parçalarını canlı çalma kararı alan gitarist bir süredir ‘Hallogallo 2010’ projesiyle konserler veriyor.
Dinger’in davullarını çalması için Sonic Youth’tan Steve Shelley’i ve canlı ses teknisyeni Aaron Muller’ı davet ederek gerçekleştirdiği ‘Hallogallo 2010’ ile bir yangının külünü neredeyse 40 yıl sonra yeniden yakan Michael Rother’la telefonda görüştük. 

NEU!’u tekrar canlandırmak ve parçaları canlı çalmak. Hallogallo 2010’un altında nasıl fikir ve tesadüfler yatıyor?
Bazı koşulları zorlayarak bir araya gelmeyi aslında Klaus’un (Dinger) 2008’deki ölümünden önce düşünüyordum ama ne yazık ki olamadı. O sırada Steve Shelley ile zaten görüşüyordum ve neler yapabileceğimizi konuşuyorduk. Aaron Mullen’la ise iki sene önce tanışıp arkadaş olmuştuk. Mükemmel bir müzisyen ve mühendis olduğunu zaten biliyordum. NEU ile ilgili kafaya takacak en önemli şeylerden biri canlı konserlerdi. Artık Klaus’un anısını yaşatmak adına da buna ihtiyaç vardı. Üçümüz New York’ta buluştuk. Sonic Youth’un stüdyosunda geçirdiğimiz bir haftalık birlikte çalma sürecinden sonra geri kalan kısmını sahnede deneye yanıla bulmak üzere bol bol konser vermek amacıyla yola çıktık. Epey bir konser verdikten sonra karşısına çıkacağımız şehrin İstanbul olması beni epey bir heyecanlandırıyor. 

60’ların sonunda Alman yeraltı müzikleri İngiliz ve Amerikan rock’unu eften püften kopyalarken 70’leri açan NEU! yarattığı ritim ve formlarla tanımlanması zor, ayrı ve ayrıcalıklı bir iş ortaya çıkardı. Nedir bunun açıklaması?
Öncelikle çok teşekkür ederim. NEU!’un varoluş amacını açıklayan cümleyi kurmuş oldunuz. 60’lar boyunca maruz kaldığım tüm müzikal klişelerden kurtulmam gerekiyordu, kendi kahramanım olan müzisyenlerin de hakkını verebilmek adına. Gerçekten herhangi bir şeye benzemiyorduk ve Klaus Dinger’ın oldukça ilkel çalış tarzıyla kendimize has ilkel bir sound yakaladık. Kraftwerk üstüne de belki aynı ilkellikten söz edebiliriz ancak NEU! için ‘herhangi bir şey ile sesin evliliği’ gibi bir yorum yapmaktansa daha akıldışı bir duygusal boyutu ve müzikal anlayışı vurgulamak daha doğru. Müziği sözcüklerle anlatmak çok zor. 

Şu ilkellik ifadesini dilerseniz biraz açalım. Klaus Dinger’ın nasıl bir davul tekniği vardı?
Klaus çok güçlü, enerjik ve dikkatli davulcuydu. Karmaşaları severdi. İfade ettiği müzikle ilgili fikirler ve stüdyodan başlayarak bütün müziğin onun etki alanında olması, onu asıl değerli kılan unsurlardı. Ama gerçeği söylemek gerekirse, teknik anlamda her ikimiz de matah değiliz. 

Peki ses arayışınızı özetleyen süreçler neler?
Ses pedalallarına dadandığımda veya equalizer ayarlarımı yaparken sadece müziğin sonucuna odaklanırım. İyi bir gitarist olarak anılma fikrinin cazibesine kapılıp çalmam hiçbir zaman. Beni her zaman sese hizmet eden bir müzisyen olma fikri ve ses yaratmakla ilgili sınırları zorlama olasılığı etkilemiştir. Başka bir şey yok.


    ETİKETLER:

    Almanya

    ,

    İstanbul

    ,

    yorum