Temel Reis'in biri bi gün...

Temel Reis'in biri bi gün...
Temel Reis'in biri bi gün...

Temel Reis?in (kasketli) belgeselci Kudu-Köksal çiftinin ve gönüllülerin katkısıyla yapılan yeni takası mayısta suda...

Karadeniz Sahil Yolu, ondan denizini ve takasını aldı. Otobanın Doğu Karadeniz'e ettiklerini anlatan 'Son Kumsal'ın yönetmenlerinin desteğiyle, yeni bir taka yapan Temel Reis, yok oluşu anlattı
Haber: BAHAR ÇUHADAR / Arşivi

İSTANBUL - “Şurada tatlı bir koy vardı. Deniz, kumsaldan çıktığında arkası ağaçtı. Zeytin ağaçları, kızıl ağaçlar... Gidip serinde durabiliyordun. Şimdi serinlik değil... Öyle ne bileyim denizden çıktıktan sonra kum olmadığı gibi, ağaçlığa bile yetişemiyorsun. Tamamen taş olmuş. Ne bileyim bunu hayal etmek... Evvelden deseler bura böyle olacak, herhalde üşüttüler kafayı derdik. Böyle bir şey mümkün değildi ama oldu...”
Olan, Karadeniz Sahil Yolu Projesi... Kumlar kaldırılıp, Karadeniz’in siyah kumsalının yerini taşlar alınca, dalgakıran T’ler dizi dizi dizilip, otoban sereserpe uzadıkça, Doğu Karadenizliler denizden biraz daha uzağa düşüyor. 

Ne balık kaldı, ne turist...
Yukarıdaki sözleri Temel Reis’ten dinledik. Aydın Kudu ve Rüya Arzu Köksal’ın belgeseli ‘Son Kumsal’ı izlerken... Trabzon, Vakfıkebir’de 70’lerden beri balıkçılık yapan Temel Çabuk’un evinin önünde vaktiyle 40 metre genişliğinde siyah kumsal varmış. Kumsalın otoyol yüzünden yok olması sonucu, Temel Reis takasını kamyonla taşımak zorunda kalmış. Takanın yüklenirken kırılmasına ‘Son Kumsal’ın kameraları tanık...
Geçtiğimiz yaz, belgesellerini Batı Karadeniz’i dolaşıp gösteren, doğuda olan biteni batıdakilere anlatmaya çalışan, İnebolu ve Abana’da sansüre uğrayan, İnebolu’nun o dönemki AKP’li belediye başkanı İdris Güleç’in hakaretlerine maruz kalan Kudu-Köksal çifti ve bir grup gönüllü, takanın kırık kalmasına razı gelmemiş. ‘Son Kumsal’ın gelirlerine, Açık Radyo’dan Ömer Madra’nın çağrısına katılan 250 kişinin yardımları eklenince, Temel Reis yeni takasına kavuşmuş. ‘Son Kumsal’ adlı taka mayısta suya inecek. Eskisinin omurgasıysa, destekçilerin isimleri yazılıp anıt haline getirilecek.
Temel Reis; ‘Son Kumsal’ın İstanbul Film Festivali kapsamında bu akşam Pera Müzesi’ndeki gösterimine katılmak ve sabah 9.30’da Açık Radyo’da Ömer Madra’ya konuk olmak üzere İstanbul’da. Ona Vakfıkebir’in ne âlemde olduğunu soruyoruz; “Turist de, Vakfıkebir ekmeği satışı da, balık da bitti” diyor.
Ama en fenası denizle kucaklaşmalarının zorlaşması: “Vakfıkebirlilerin hayatı değişmez olur mu? Yüzmeye 1 km uzağa gidiyorlar. Balıklar kuma bırakır yumurtasını. Kum gidince nereye bırakacak? Sadece kaya balıkları olacak. Uskumru, lüfer, palamut vardı. Kefale kimse bakmazdı. Şimdi kıyıda kefalden başka balık yok. Denizde fırtınaya yakalandığında, biz viya deriz, kaptırırsın kendini, o seni kurtarırdı. Şimdi taşlara vuruyorsun. Taşlara vurursan kayık kırılır. Kumu götürme kardeşim, niye götürüyorsun? Deniz kumu devamlı oyuyor. Bu taşların denize dayanıklılığı ne kadar? Güneş geliyor, yağmur yağıyor, su vuruyor ovalanıyor. Kum dağılıyor. Şu anda dalgakıran T’ler ufalanıp dökülüyor. Bir kısmı yıkıldı. Dalgaların boyunu hesaba katmadan yapılmış T’ler.” 

‘Ben denize âşığım!’
Tercihini yoldan yana kullanan Karadenizliler de var elbet. Ama kumsalın yok edilmesindense yolun arkadan geçirilmesi seçeneğinin göz ardı edilmesine, Temel Reis’in söz: “Denizi bilenler ‘Çok kötü oldu’ diyor. Denizden hiç istifade etmeyenler, ‘Bana yol lazım!’ diyor. Ben kışın da yazın da yüzerim, deniz her şeyim. Nasıl bir çocuk bisikletine âşıktır, ben de denize âşığım. Bunu sana anlatmayla olmaz. Denizde çalışırım, para kazanırım, hem de dinlenirim. Çıka bahçemde çalışırım, orada yorulurum. Ne bileyim yani...”
‘Son Kumsal’ bu akşam Ethem Özgüven ve Petra Holzer’in belgeselleri ‘4857’ ve ‘Mare Nostrum’ ile 21.30’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda izlenebilir.