Terapi etkisi yabana atılmaz

Terapi etkisi yabana atılmaz
Terapi etkisi yabana atılmaz

Jehan Barbur un albüm tanıtım konseri bu akşam.

Jehan Barbur ikinci albümü 'Hayat'ta edebiyattaki 'Birinci Yeni' akımına benzettiği 'Bülent Ortaçgil türü'nden şarkılar söylüyor.
Haber: ERAY AYTİMUR - erayaytimur@yahoo.com / Arşivi

Ada Müzik’ten çıkan ikinci albümü ‘ Hayat ’la bu aralar herkesin zihnine en çok yerleşen isim Jehan Barbur, dillere en çok dolanan ise onun Bülent Ortaçgil kokulu parçaları oldu herhalde. Bu kadar gürültülü ve kalabalık yaşamaya yatkın ya da alışmış bir toplum için Jehan Barbur müziklerinin terapötik etkisi tartışılır gibi değil. Benim onda ilginç bulduğum ise yaptığı müziğin gerçeklerine karşın üretimini ortaya koymakta direncinden fazla cevval davranması.
İlk solo albümü ‘Uyan’ ile ikincisi ‘Hayat’ arasında bu kadar kısa zaman olmasının, verimliliğinin sorgulanışı açısından tehlikeli olabileceğini söylediğimde bana dedi ki; “O kadar çok sorgulanış içinde birbirini götüren, sıfırlayan bir denklemim var kafamda. Ona itimat etmekten başka bir seçeneğim yok. Tek bildiğim bir üçüncüsüne daha çok zaman olacağı.” 

Daha cesur ve deneyimli
Ve Jehan haklı. Üstelik tül dokulu ‘Uyan’daki korkularını yenmiş kadının ‘Hayat’ın camını tıklatacak kadar cesaret ve deneyim kazandığını görmek başlı başına ayrıcalık. Sonuçta az sözle pek çok insanlığın anlatıldığı akustik parçalardan söz ediyoruz. Ağızda önce kekre bir tat bırakmış, sonra ise ifadesizliklerinden nasibini almış duygularla biriken parçalar bunlar.
Jehan kiminle hangi şarkıyı daha iyi şekillendireceğine kafa yorarken arıyor, soruyor, minik stüdyosuna davet ediyor ve muhabbeti katık edip o parçaları tek enstrümanla düzenliyor. Diğer enstrümanları ve sahiplerini ise daha sonra yakıştırıyor. Derken birazcık müdahale, birazcık da fikir alışverişi ile bir bakmışsınız herkes serpilivermiş ‘Hayat’ın üzerine.
Yaptığına ‘Bülent Ortaçgil türü’ dedim, “Daha nicesi” diye ekleyerek devam etti: “Edebiyattaki birinci yeniler kimse müziktekiler de onlardı benim için. Hikaye, masal güdümlü şarkı albümleri yaptılar, ısrar ettiler, duyuldular, duyulmadılar, ozandılar, âşıktılar. Ben onlara baka baka büyüdüm, başka şeyler dinledim, doydum derken yine acıktım. Sonra böyle şarkılar döküldü içimden.”
Kimseleri yormadan ama biraz da dinleyeni duyduğu şeye çağırmaya hevesli bir ‘Hayat’ arıyorsanız Jehan Barbur’a yakın geliniz. Malum, duyduklarımız ve biz. Bir noktada birbirimizi farklı kılmaya başlamak zorundayız.
Jehan Barbur albüm tanıtım konseri bu akşam saat 22:00’da İndigo’da...

Hepimiz Model’iz
9 Kasım Salı günü çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde “İstanbul’un orta yerinde dayak yedik” başlıklı bir metin gördük. 8 Kasım akşamı saat 22.30 sularında Galatasaray ’daki prova stüdyosundan çıkan Model grubunun üç üyesine İstiklal Caddesi Küçük Parmakkapı Sokak girişinde Kasımpaşa
spor taraftarlarından oluşan yaklaşık 50 kişilik bir grubun saldırdığı haberini içeriyor bu başlık. Saldırının ayrıntılarına değinmektense banal faşizmin sıradan patolojisini örneklediği bu olayı kınıyor, Model grubuna dayanışma gücümüzü gönderip acil şifalar diliyorum.
Tabii öyle kuru kuru olmaz:
http://www.myspace.com/modelweb