Tesettür tasarımcısı Melek Aydın: 'Arap ülkelerinin listede nasıl altımızda kaldığına şaşırdım'

Tesettür tasarımcısı Melek Aydın: 'Arap ülkelerinin listede nasıl altımızda kaldığına şaşırdım'
Tesettür tasarımcısı Melek Aydın: 'Arap ülkelerinin listede nasıl altımızda kaldığına şaşırdım'
Tesettür giyim sektörünü, bu piyasaya girmek isteyen yabancı markaları genç kesime hitap eden tasarımlar yapan Melek Aydın ile konuştuk. Aydın, Torino'daki İslami Ekonomi Zirvesi sonucunda açıklanan, Türkiye'nin İslami giyim harcamaları konusunda zirvede olduğu sonucuna da şaşırdığını söylüyor.
Haber: Sıla Sümer - silasumer93@gmail.com / Arşivi

Geçtiğimiz ay İtalya’da gerçekleşen Küresel İslami Ekonomi Zirvesi sonucunda toplamı 266 milyar dolar olarak belirlenen İslami giyim harcamalarında Türkiye de başı çeken ülkelerden biri. Tesettür giyim sektörünü, bu piyasaya girmek isteyen yabancı markaları genç kesime hitap eden tasarımlar yapan Melek Aydın ile konuştuk. Aydın, sosyal medyayı aktif kullanması, çok sayıda takipçisi ve tanıtımını bu kanallardan yapmasıyla dikkat çekiyor. Liseden mezun olduktan sonra moda tasarımı eğitimi alan genç tasarımcı, kullandığı desenler, kesimler ve modellerle piyasadaki yenilikçi tasarım açığını kapatmayı hedefliyor.

Tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz? Bu işe nasıl başladınız? Başlarkenki hedefleriniz nelerdi?

Aslına bakarsanız çocuk yaşlarımdan itibaren farklı sektörlerde birçok işte çalıştım, giyim sektörü de bunlardan biriydi. Bir süre sonra en fazla zevk alarak yaptığım işin bu olduğunu fark ettim. Sonuçta başta mecburiyetten, sonra da aldığım hazdan dolayı tekstil sektöründe devam ettim. Tabi ki doğal olarak belli bir olgunluk, mesleki tecrübe ve eğitimden sonra kendi zevkimi, hislerimi kumaşa yansıtıp kendi tasarımlarımı üretip markamı yarattım. Bu benim için kaçınılmazdı diyebilirim. Çünkü saatlerce kumaşları çizip kesip dikerek kafamda oluşturduğum tasarımı yapmak için çalışabilirim. Benim için işten ziyade bütün stresimi atıp hayatımı mutlu devam ettirebildiğim tek yol çünkü.

Tasarımlarınızda diğer tesettür giyim tasarımcılarına göre farklar göze çarpıyor. Daha genç kesimler ve desenler görüyoruz. Nasıl bir fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?

Tesettürlü genç bir insan olarak bu sektörde nedense ben ve benim gibi daha yenilikçi, spor şık ve değişik bir tarz olan, bir yandan da göze çarpan kıyafet bulmak çok zor. Önceden çok fazla seçenek yoktu. Daha yeni yeni genç, yenilikçi tesettürlülere hitap eden tasarımlar yapılmaya başlandı. Ben de yaptığım tasarımlarla bu açığı kapatmaya çalışıyorum. Gelecekte de bu açığı kapatan önemli bir marka olmaya büyüyerek devam edeceğim.

Hitap ettiğiniz kesimi anlatabilir misiniz? Kimlerden daha çok talep geliyor, kimler sizden alışveriş ediyor?

Her yaştan insan yaptığım tasarımlardan giyiniyor. Açıkçası çok farklı yaş gruplarından benim tasarımlarımı takip eden ve giyinen var ama tabi ki genç kesimin ilgi ve ağırlığı ortada.

Satışlarınızı hangi kanallar üzerinden gerçekleştiriyorsunuz?

Sizin de bildiğiniz üzere artık internet hayatımızda olmazsa olmaz bir hal aldı ve özellikle çalışan kesim için zorunluluk olmuş durumda. İnsanlar artık bir tunik alabilmek için saatlerce mağaza mağaza dolaşıp, giy çıkar yapıp aradığı şeyi bulmaya uğraşmak istemiyor. Çünkü artık bu durum hem vakit, hem fiziksel, hem de psikolojik güç kaybı haline geldi. Sonunda eve aradığını bulamadan, başı önünde döndüğüm benim de çok olmuştur. İnternet bu açığı çok iyi kapatıyor. Ben de tesettür konusunda bir marka haline gelmiş Sefa Merve, Modanisa gibi sitelere tasarımlarımdan toptan mal gönderiyorum. Tabi yine benim çalıştığım kesime hitap eden, tanınmış butiklere de çalıştığım oluyor. Bu ara yurtdışından da bazı teklifler geliyor. Özellikle Almanya, Fransa, Avustralya gibi ülkelerde tesettürlü olan Türkler için ciddi bir açık var. Bu konuda da çalışmalarım devam ediyor.

Piyasada tesettür giyime dair nasıl bir talep var? Genellikle hangi alanlarda eksikliği çekiliyor, hangi alanlarda daha çok harcama yapılıyor?

Artık genç kızlar uzun, kadınsı, kapalı tonlarda renkleri olan kıyafetleri tercih etmiyor. Bu alanda çok büyük bir açık var. Piyasada olan tesettür giyimler 20 yaşındaki bir genç kızı 30 yaşında bir kadına çevirebiliyor ne yazık ki. Daha renkli, tek parça, rahat ve genç gösteren tasarımlar daha fazla talep görüyor. Yine en fazla harcama yapılan tabi ki tek parça tunikler. Fakat ben bu konudan da zamanında mustarip olan bir genç kız olarak, hem şık ve aranılan tarzda, hem de fazla para harcamadan alabilecekleri tasarımlar üretiyorum. Piyasada çok fahiş fiyatlarda kıyafetler var. İnsanlar bu açığı çok fazla kullanıyor. Az bir maliyete yaptıkları kıyafetleri sırf bu açık olduğu için çok uçuk fiyatlara satıyorlar. Ben buna tamamen karşıyım.

Sizce yerli piyasa bu alandaki talepleri karşılıyor mu, yoksa uluslararası firmalar da bu sektöre girmeli mi?

Ben uluslararası firmaların ülkemizde bu kadar aktif olmasına çok karşıyım. Biz ülke olarak zaten dünya tekstilinde zirve noktalarda olmuşuz. Bu bizim ülke ekonomimizi etkileyen önemli bir faktör. Bizim tek problemimizin reklam olduğunu düşünüyorum. Çok fazla benim gibi halka hitap eden, iyi tasarımlar yapan gençler var. Biz bu konuda gerçekten çok yetenekli bir milletiz. Bu insanların da artık piyasada yer bulması gerektiğini düşünüyorum. Ama bu da yavaşça değişiyor. Yine internet bu konuda en büyük yardımcımız oldu diyebilirim. Tabii kişilerin de aktif olması lazım, bizim piyasada iletişim de çok önemli.

Uluslararası firmaların Müslüman kadın profilini dikkate almalarını nasıl buluyorsunuz? Sizce tesettür kurallarına uyabilmeleri mümkün mü? Bu konuda Müslüman tasarımcılar kadar hassasiyet gösterebilirler mi?

Bu konuda yabancı firma ya da tasarımcıların bir hassasiyetinin olduğunu düşünmüyorum. Olduğunu söyleyenler de tamamen maddi açıdan piyasayı ele geçirme derdinde bence. Çünkü bu alanda büyük bir açık var ve dünyadaki Müslüman kesimin ezici üstünlüğü malum. Bunun siyaset ve ekonomiyi de içine alan dini bir oyun ve kapitalist bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Yabancı firmalar bizim tekelimizde olacağını öngördüğüm ve bu alanda hızla ilerlediğimiz bir sektörü tabi ki ele geçirmeye çalışacaklardır. Bu hep böyle olmadı mı zaten?

Torino’daki İslami Ekonomi Zirvesi sonucunda açıklanan, Türkiye’nin İslami giyim harcamaları konusunda başı çektiği açıklamasına birçok tepki geldi. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence abartılıyor. Evet, tabii ki büyüyen ekonomimiz ve artan refah seviyemizle eskisinden fazla harcama yapılıyor olduğu aşikâr ve gayet de normal. Fakat ben zengin Arap ülkelerinin listede nasıl altımızda kaldığına şaşırdım açıkçası. Bu konuda sektörde olan biri olarak savurganlık bile diyebileceğim harcamalarıyla anılan birçok Müslüman ülke var.

Olumlu ve olumsuz eleştiriler veya tepkiler alıyor musunuz? Yaptığınız iş çevrenizde nasıl karşılanıyor?

Eskiden beri çok uzun süre alışık olduğumuz, alternatifi olmayan bir tesettür giyim tarzı var. Doğal olarak insanlar alışılagelmişin dışında olanı hemen kabul edemez. Direkt benim aldığım bu tür bir eleştiri ve tepki olmasa da bu benim gibi tasarım yapan tesettür markalarının yaşadığı bir problem. Fakat bu durum sektörde büyük bir sorun teşkil etmedi hiç bir zaman.

Basında rastladığımız “gösterişli giyinmek tesettür kurallarına, hadislere uymaz” tepkileriyle günlük hayatınızda karşılaşıyor musunuz? Bunları nasıl karşılıyorsunuz?

Daha önce de söylediğim gibi bu tarz karşı fikirler her zaman olacaktır. Bu çok derin ve uzun konuşulması gereken bir konu aslında. Dünya artık eskiden yaşadığımız dünya, insanlar eskiden olan insanlar değil. Dünyada büyük bir uçurum var. Artık okullarda bile çocuklar birbirlerinin kıyafetlerini incelemeye, bu konuda birbirlerini aşağılamaya eğilimliler. Bu çok acı bir durum olsa da açık bir gerçek. Genç tesettürlü kızlar da aynı sorunları yaşıyor. Eskide kalıp uzun, koyu renk, tek tip kıyafetleri giyip yaşınızdan 10 yaş daha yaşlı gösterince sosyal bir çevre edinemiyorsunuz artık. Yanlış anlaşılmasını da istemem, bu tarz, benim yargıladığım bir tarz da değil. Fakat artık insanlar işe alırken bile kıyafete bakıyor. İnsanlar da acımasız, ne dediğimi anlamışsınızdır. Bu anlamda daha çok fazla yol kat etmemiz gerektiği kanaatindeyim. O nedenle şu an evet, ben de tesettürlü olduğu halde aşırıya kaçıldığını düşündüğüm giyim tarzlarını görüyorum ve eleştiriyorum. Fakat bu ben ve benim gibi tasarım yapan markalar için söylenmemeli diye düşünüyorum.

Yaptığınız işin kadın bedenini metalaştırma riski taşıdığını düşünüyor musunuz? Bu konudaki tepkilere ne yorum yaparsınız?

Kadın bedeninin metalaştırılmasının artık giyimle de bir alakası kalmadığını düşünüyorum. Bu tesettür giyimden önce tesettürlü olmayan insanlara yönelik tasarım yapan markalara sorulması gereken bir soru bence. Ne yazık ki kadın bedeninin metalaştırılması, artık üstüne giyilen kıyafetle alakasız bir durumda. Çok üzücü olsa da, buna yapılabilecek bir şey yok diye düşünüyorum. Zaten yüzyıllardır kadın bedeni metalaştırılmadı mı? Bunun bizim sektörle bir alakası olduğunu hele ki şu noktada düşünmüyorum.

Gösterilen bir diğer tepki de gösterişin kibir göstergesi olmasıyla ilgili, sizce tesettürlü bir kadın giyim kuşam konusunda mütevazı olmalı mıdır?

Bu bir erdem ve tesettürlü ya da tesettürlü olmayan diye ayrım yapılmasına anlam veremiyorum. Üzerinde ne taşırsan taşı, başörtülü ya da değil, mütevazı olmak her insanda olması gereken bir erdem. Kişinin başörtülü olması, dini çerçevede belirli kurallara uygun giyinmiş olması o insanı iyi bir insan yapmaz. Üzerine askılı atlet giymiş bir kadını da kötü bir insan diye yaftalayamazsınız. Ama bu ne yazık ki her iki kesimin de çok fazla tartıştığı ve birbirlerini aşağılamaya çalıştığı bir durum haline geldi. Ben tesettür giyimde daha çok genç nesle hitap eden bir tasarımcıyım. Elbette başörtüsü takmış bir kadının belli bölgelerinin mahremiyetini kıyafetleri ona göre giyerek koruması gerektiğini düşünüyorum. Lakin kıyafetin insanın erdemli oluşu, olmayışı ya da olması gerektiğiyle bir alakası olmadığı kanaatindeyim.