The Cranberries neler öğretti?..

5Kasım Salı, dünyanın en çok satan (30 milyonu çoktan geçtiler), en fazla sevilen (bir o kadar da gıcık olunan) en büyük gruplarından The Cranberries İstanbul'daydı.
Haber: MEHMET TEZ / Arşivi

5Kasım Salı, dünyanın en çok satan (30 milyonu çoktan geçtiler), en fazla sevilen (bir o kadar da gıcık olunan) en büyük gruplarından The Cranberries İstanbul'daydı. Lafı uzatmayalım, Salı günü neler öğrendik bir göz atalım:

  • Dolores'in hastalığı çok pis oluyormuş
    Evet aynen öyle. Basın toplantısında tek kelime etmedi, kendisine sorulan soruları mümkünse yanıtlamamayı tercih etti, her soruda aralarına kapanıp fısır fısır konuşup 'Yanıt veriyoruz; ee evet,' tarzında bir yaklaşım sergilediler.
  • The Cranberries en çok Peşmod'la Travers seviyormuş
    Basın toplantısındaki tercüman hanım cidden felaketti. Hiçbir soruyu doğru aktarmadı. Bir ara Türkçe bir soruyu Türkçe tekrarlayarak Dolores'in yüzüne bakması süperdi. Hadi bunu heyecana verelim, 'Kimlerden etkilendiniz?' sorusunu öyle bir çevirdi ki Noel'den 'Biz kimseyi taklit etmedik arkadaşım!' mealinde bir yanıt geldi. Ayrıca The Cranberries'in sevdiği grupların Travers (Travis herhalde) ve Peçmod diye bir şey (Depeche Mode olmasın) olduğunu öğrendik. İst-Pro ve Universal'e bir not: Bir daha The Cranberries gibi bir gruba tercüman ayarlarken lütfen grubun adını ilk kez duymuş birini görevlendirmeyin, durum gördüğünüz gibi vahim oluyor.
  • CNR'dan çıkış yokmuş
    Konserin en iyi yanı Dolores, en kötü yanı CNR'dı. Ses kötüydü, önde şarkıları hep bir ağızdan söyleyen ateşli hayranların bulunduğu yeri bilemiyoruz ama salonun kalan kısmında 'Whoarrggghhnnn' şeklinde bir ses hakimdi. Girişte erkekler soldan, 'bayanlar' sağdan tarzında bir uygulama vardı, kadınların aranmadığı müşahade edildi. Çıkışta taksi bulmak zor, arabayla geldiyseniz otoparktan çıkmak daha zor, çamurlu yollarda yürümek eziyetti. Rica İst-Pro'ya: Arkadaşlar burada bir daha konser düzenlemeyin, bırakın fuarcılar takılsın orada güzel güzel. Bir not Universal'e: Yaşanan tersliklerin sorumluluğundan 'grup kapris yapıyor' diye yırtmaya çalışmak profesyonelliğe hiç yakışmıyor. Sonuç olarak aksaklıklara rağmen Carlsberg'e sponsorluğu, organizatörlere de emekleri için teşekkürler.